Müzisyenlerden ezgimizi, sesimizi yükseltelim çağrısı!

İzmir Müzisyenler Derneği, #kusurabakiyoruz #müzikrahatsızetmez konulu etiketlerle gündem oluşturarak, “Gece 24.00’den sonra devam edecek müzik yasaklarına karşı sesimizi, ezgimizi, ritmimizi yükseltelim!” çağrısında bulundu


  • Oluşturulma Tarihi : 23.06.2021 07:43
  • Güncelleme Tarihi : 23.06.2021 07:43
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Müzisyenlerden ezgimizi, sesimizi yükseltelim çağrısı!

Pandeminin başladığı ilk dönemden bu yana en fazla zarar gören sektörlerin başında müzik sektörü geldi. Kafeler bir dönem açıldı sonra tekrar kapandı ancak canlı müzik kısıtlaması uygulanmaya devam ediyordu. Bunun yanı sıra pandemiden ötürü konserler de bir süredir gerçekleştirilemiyordu. Kabine toplantısının ardından yapılan açıklamada alınan kararları açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “1 Temmuz’da başlamak üzere sokağa çıkma kısıtlamalarını tümüyle kaldırıyoruz. Müzikle ilgili kısıtlamaları 24.00’e çekiyoruz. Kimse kusura bakmasın gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur.1 Temmuz itibarıyla kamu kurum ve kuruluşlarında normal mesai düzenine geçiliyor. Şehirlerarası seyahat kısıtlamalarıyla şehir içi toplu taşıma araçlarındaki sınırlamalar sona eriyor” sözlerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklamasından sonra müzisyenlerden ve sanatçılardan açıklamaya ilişkin tepkiler gelmeye başladı. İzmir Müzisyenler Derneği Başkanı Oktay Çaparoğlu, derneğin sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklama ve paylaşımlarla konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İzmir Müzisyenler Derneği olarak #kusurabakiyoruz #kusurabakıyoruz #muzikrahatsizetmez #müzikrahatsızetmez konulu etiketlerle gündem oluşturmaya çalışan Çaparoğlu, “Müziğini, şarkını kaydet! sosyal medyada yayınla! İmd’yi etiketle! Sesimizi, ezgimizi, ritmimizi yükseltelim!” çağrısında bulundu.

EKMEĞİMİZİ KAZANMAMIZ ENGELLENİYOR

Çaparoğlu, İbn-i Sina’nın bin sene öncesinden veba salgınıyla mücadele ederken insanlara ‘Umudunuzu, sevginizi, neşenizi koruyun, eğlenin, dans edin, mutlulukları çoğaltın. Bu salgını ancak öyle yenebiliriz’ dediğini hatırlatarak şunları kaydetti: “Umudumuzu, neşemizi, zevklerimizi, renklerimizi soldurmayı amaçlayan dayatmaları kabul etmiyoruz. Eğlence, kültür, sanat ve müzik sektörü üzerindeki, baskıcı, ötekileştirici müdahaleleri kabul etmiyoruz! Pandemi sürecinin bedeli eğlence, kültür ve sanat sektörüne en ağır şekilde ödetildi. 1.5 yıldır mekanlar kapalı, müzisyenler işsiz. Bu yasakların temelinde yatan şey pandemiyi fırsat bilerek farklı yaşam tarzlarının baskılanmasıdır. Toplumu kutuplaştırmaktan, farklı hayat tarzlarını şeytanlaştırmaktan ve birbirine nefretle bakar hale getirmekten başka hiçbir işe yaramayan bu söylem ve tavrı tehlikeli buluyoruz.

Müzisyenler hedef haline getiriliyor canlı müzik yapma deniliyor. Müzikten ekmeğimizi kazanmamız engellenmek isteniyor. Müzisyenlik siyasal erkin karşısında durduğu bir şey olarak lanse ediliyor. Eğlence sektörü ve bu sektörde hizmet üretenler, hizmet satın alanlar ötekileştiriliyor. Tercihleri sorgulanabilir ve tartışılabilir hale getiriliyor. Bunun bir adım sonrası farklı yaşam tarzlarına saldırganlığın özendirilmesidir. İktidardan yükselen bir hedef gösterme, toplumda fazlasıyla karşılık bulmaktadır. Korku iklimi yaratmaktan, insanları sindirmekten, ayrıştırıp bir yanını makbul öte yanını kötü-rahatsızlık veren-iğrenç bir durum gibi görmekten medet uman bu anlayışı protesto ediyoruz.”

MÜZİK HAYATTIR, SANAT HAYATTIR

Çaparoğlu, mevcut politik tavırdan, söylem ve hedef göstermelerinden, ötekileştirilen yaşam tarzından, düşünce, inanç ve kimliklere linç ve saldırganlığı kışkırtan rahatsız olduklarını ve kusura baktıklarını belirterek, açıklamasını şöyle sonlandırdı: “İnsanların yaşam tarzlarına, giyimine, kuşamına, içkisine, inancına, kimsenin karışma hakkı yoktur. Bu konularda devleti yönetenlerin konuşma hakları da yoktur. Her yurttaş bu ülkenin onurlu bir ferdidir. Yasalar karşısında herkes eşittir. Haklarıyla, insanca yaşamalıdır. Devlet ve seçilmişlerin görevi ayrım yapmadan bütün yurttaşlara adil, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir temelde sosyal adalet ilkesiyle hizmet sunmaktır. Ötesi despotluğa girer. Siyasal iktidarı bir an önce insanları kutuplaştıran, kesimler arasında nefret duvarları ören, ayrıştıran, ötekileştiren söylem ve politikalardan vazgeçmeye çağırıyoruz. Halkımızı da binlerce yıldır farklı kimlik, kültür, inanç ve düşüncelerin çiçek çiçek boy verdiği, bir arada barış ve uyum içinde yaşadığı bu coğrafyada bizi biz kılan değerlere, çok renkli, çok kültürlü, yaşam tarzına sahip çıkmaya, sevgi ve hoşgörüyü, karşılıklı anlayış ve tahammülü, saygı, dostluk ve sevgiyi geliştirmeye davet ediyoruz. Müzik hayattır. Sanat hayattır.”

Haber Merkezi