Özegener: “Ekonomide tahminler kötüleşecek”

İzmir Ticaret Odası haziran ayı olağan meclis toplantısı, göreve yeni başlayan İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’in katılımıyla ZOOM üzerinden online olarak gerçekleştirildi


  • Oluşturulma Tarihi : 25.06.2020 12:18
  • Güncelleme Tarihi : 25.06.2020 12:18
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Özegener: “Ekonomide tahminler kötüleşecek”

BURCU YANAR
İzmir Ticaret Odası (İZTO) haziran ayı olağan meclis toplantısı, göreve yeni başlayan İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’in katılımıyla ZOOM programı üzerinden online olarak gerçekleştirildi. Toplantıya; Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından imzalanan Valiler Kararnamesi’yle İzmir’de göreve başlayan Vali Yavuz Selim Köşger’de katılım sağladı.

“İZMİR’DE İYİ BİR UYUM VAR”
Toplantıya katılan yeni İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, “Aranızdaki en yeni İzmirli benim. Bundan dolayı olan mutluluğumu da ifade etmek istiyorum” diyerek sözlerine başladı. “İzmir hizmetin en güzeline layık” diyen Vali Köşger, “Bu şehri bulunduğu noktadan daha güzel yerlere taşımayı umut ediyorum. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesini devam ettirmeyi ve bu noktada iş dünyasının desteklenmesi gerektiğini görüyoruz. İzmir’deki yatırımların teşvik edilmesi gerektiğini anlıyoruz. İzmir sosyo-ekonmik açıdan ülkemizin en gelişmiş illerinden birisidir. Ege illeri ve bunun en başında lokomotif olan İzmir her anlamda avantaja sahip şehirlerimizden birisidir. Bunun ortaya çıkarılması noktasında yapılan gayretlere teşekkür ve şükran borçluyuz. Daha ileri gitmek için sürekli pedalı çevirmek zorundayız” dğiye konuştu.
“Şu ana kadar bana yansıyan enerji şudur ki burada ciddi bir uyum var” ifadelerini kullanan Vali Köşger, “Sivil toplum kuruluşlarının kendi içerisinde de ciddi bir uyum var. Güzel bir sinerji oluşmuş durumda. İzmir bu anlamda Türkiye ye örnek olsun. Çünkü İzmir Türkiye’nin batıya açılan liman şehridir. Bundan sonra da destekleyici ve ön açıcı çalışmalarımız devam edecektir” dedi.



“EKONOMİDE TAHMİNLER KÖTÜLECEK”
Toplantının açılış konuşmasını yapan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ise yüz yüze olan toplantıları özlediğini belirterek, şartların iyileşmesi durumunda temmuz ayı meclis toplantısını tüm kurallara uyarak yüz yüze gerçekleştirmeyi planladıklarından bahsetti. 10 Haziran itibarı ile bir önceki İzmir Valisi Erol Ayyıldız’ın Eskişehir Valisi olarak atandığını ve verdiği hizmetlerden dolayı şükranlarını sunduğunu da aktaran Özgener, “Yeni valimize hoş geldiniz diyorum. Güzel İzmir’e önemli katkılar sağlayacağınıza inanıyorum” diyerek güzel dileklerde bulundu.
Global ekonomideki gelişmeleri yakından takip etmenin ve anlamanın önemine değinen Özgener; “Kovid-19 pandemisi, global ekonomide daha önce görülen ekonomik krizlere göre birkaç noktada farklılık gösteriyor: Öncelikli olarak, bu kriz bölgesel veya sektörel bir kriz değil, bütün ülkeleri ve sektörleri kapsıyor.  Büyüklük ve yaygınlık açısından daha önce yaşadığımız global krizlere benzemiyor.  Bu yüzden de ilk yapılan tahminlere göre ekonomik daralma tahminleri sürekli derinleşiyor” şeklinde konuştu.
“İŞ GÜCÜ EĞİTİMİ ÖNEM KAZANACAK”
2020 yılı için yüzde 3 civarında olan global ekonomik daralma tahminlerinin bir miktar daha kötüleştiğini göreceğimizi da sözlerine ekleyen Özgener, “Bu krizle global ekonomide arz ve talep daralması aynı anda yaşanıyor.  Haziran ayı ile birlikte birçok ülkede ertelenen talebin toparlanması görülse de, diğer krizlere göre bu sefer talepte çok hızlı bir artış olacağı öngörülmüyor.  Bu da gıda hariç, enflasyonist bir baskı yaşanmayacağı tahminlerini destekliyor. Daha önceki krizlerde imalat sektörü hizmet sektörüne göre daha önce ve daha fazla etkilenirdi. Bu sefer, sosyal izolasyon ile birlikte hizmet sektöründe turizm örneğindeki gibi çok daha sert daralmalar görüyoruz. Birçok alt hizmet sektörlerinde, hasar kalıcı olabilir. Hizmet sektörü öncelikli ve ağırlıklı bir kriz olmasından dolayı dünya çapında işsizlik oranları hızla artıyor.  Bu durumdan en fazla niteliksiz iş gücü etkileniyor. Sektörler arasında iş gücü transferi hızlanırken, iş gücünün yeniden eğitimi önem kazanacak” dedi.

Özgener sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu salgın bize global ekonomideki piyasa hatalarını açıkça gösterdi. İçinde yaşadığımız krizin boyutları ne olursa olsun, çözüm arayışlarının hızlanması ve piyasa hatalarının düzeltilmesi, ülkeler ve şirketler açısından ayrıştırıcı olacak. Makro ekonomik gelişmelerin mikro ekonomik yansımalarını iyi anlamak ve yönetmek farkı yaratacak. Bunlardan birkaçından bahsetmek faydalı olabilir” diyerek 4 başlık altında açıkladı.
Verimlilik – Dayanıklılık Ayrışması : Global üretim zincirinde, şirketler açısından maliyet öncelikli ve tam zamanında üretim düzeni hakim; fakat pandemi ile birlikte bu verimliliği öne çıkaran sistemlerin yeterince dayanıklı olmadığı ortaya çıktı. Önümüzdeki dönemde, uluslararası şirketler verimlilik-dayanıklılık ekseninde, dayanıklılık tarafına ağırlık verecekler.
Bölgesel ve Yerel Tedarik Zincirleri Önem Kazanacak
Dayanıklılığın önem kazandığı bir ortamda, global tedarik zincirlerinde bölgesel ve yerel çözüm üretmenin önemi artıyor.  Tedarik zincirleri gözden geçirilirken, dayanıklılığı artırmak için tedarikçi sayısını artırmak, riskleri azaltmak için coğrafi yakınlığa önem vermek, sağlık-çevre-ve sosyal konular dahil olmak birçok alanda ürün kalite standardı gibi kriterler öne çıkıyor. Finansmanın birinci kuralı olan yumurtaları tek sepete koymama kuralı şimdi tedarik boyutuyla da gündeme geliyor.
Dijital Dönüşümü Doğru Kullanmak Her Zamankinden Kritik
Bilgi ve teknolojiyi, dönüşen bölgesel tedarik zincirlerinde mekânsal ve zamanlı veri toplamak için kullanmak gerekiyor. Bölgesel olarak bağlı ağlar sayesinde, yerel ihtiyaçların ve inovasyonun daha görünür kılınması, sektörlerin ve şirketlerin dayanıklılığını artırmak için gerekli olduğu gibi, katma değeri yüksek üretime geçmek içinde önemli olacak.
Sektörler ve Şirketler Arası Müşterek Faaliyetler Artacak
Pandemi süreci, mühendislik, kapasite ve AR&GE bazlı imalat sektörü üretim gücünün önemini bir kez daha ortaya çıkardı.  Öte yandan hizmet ve imalat sektörü ortak inovasyonunun, KOBİ-OBİ-kurumsal ya da start-up olsun, farklı girişimcilik örnekleri arasındaki müşterek faaliyetlerin de ne kadar kritik olduğu anlaşıldı”


 

Haber Merkezi