Özgener talep etti, Bakan müjdeyi verdi: İzmir’e 3’üncü çevre yolu geliyor!

İZTO Meclis Toplantısı’na katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na; İZTO Başkanı Mahmut Özgener’in İzmir’in 3’üncü çevre yoluna ihtiyacı olduğunu söyledi. Bakan, konu üzerinde çalıştıkları müjdesini verdi


  • Oluşturulma Tarihi : 01.07.2021 08:56
  • Güncelleme Tarihi : 01.07.2021 08:56
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Özgener talep etti, Bakan müjdeyi verdi: İzmir’e 3’üncü çevre yolu geliyor!

NURETTİN BAKİ

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Haziran ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. Zoom üzerinden gerçekleştirilen toplantıya Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da katıldı. Bakan Karaismailoğlu, İzmir’in Türkiye ticaretindeki önemine değinirken potansiyelinin tamamının kullanılmadığına vurgu yapan Karaismailoğlu İzmir için 3’üncü Çevre Yolu projesi üzerinde çalıştıklarını da sözlerine ekledi. İZTO meclis üyelerinin sorularını da yanıtlayan Bakan Karaismailoğlu, “Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin bitişiğinde inşa ettiğimiz Kemalpaşa Lojistik Merkezi’yle Kemalpaşa’yı lojistik sektörünün ve sanayinin nabzını tutacak bir merkeze dönüştürüyoruz” dedi.

3’ÜNCÜ ÇEVRE YOL TALEBİ!

İzmir kent içi trafiğinin ciddi anlamda kilitlendiğini ifade eden İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, bu konuda 3’üncü çevre yolun İzmir’e nefes aldıracağını söyledi. Başkan Özgener, “İzmir Kuzey Çevreyolu’nun Çandarlı Limanına kadar uzatılması çok yerinde bir karar oldu. Ülkemizin en işlek karayollarından bir tanesi olan İzmir-Aliağa arası ulaşıma da bir alternatif oluşturuldu. Ancak mevcut çevreyollarımız, İzmir kent içi ve transit trafiğin yükünü kaldıramayacak hale geldi. Çevreyolumuzun Karşıyaka, Bornova, Işıkkent ve Buca istikametleri sabah ve akşam yoğun saatlerde şehir içi trafiğinden farksız. Eylül’de okulların açılmasıyla trafik yoğunluğu daha da artacak. Olası kilitlenmeleri ve trafik yüklerini bertaraf etmek için 3. çevreyolu etüd, proje ve fizibilite çalışmalarının neticelendirilerek yatırım programına dahil edilmesini diliyoruz” diye konuştu.

LİMANLARIMIZ BİRBİRİNE RAKİP DEĞİL!

Başkan Özgener, “Kent merkezindeki ekonomik canlılığın ve ticari aktivitenin Alsancak Limanın yarattığı ekonomi üzerinden döndüğü bir gerçek. ÇED raporu onaylanan İzmir Körfez Rehabilitasyonu ve Alsancak Liman yaklaşım kanalının (derin suyolu) açılmasının önünde de bir engel bulunmuyor. Bu çalışmalara başlanması için de desteğinize ihtiyacımız var. Bir konuyu önemle belirtmek isteriz ki; İzmir Alsancak Limanı ve Çandarlı Limanı birbirine rakip limanlar değil, birbirinin tamamlayıcısı limanlar olarak kurgulanmalıdır. Alsancak Limanı, Ege Bölgesi ve Anadolu’nun yüklerini taşıyan Bölgesel Liman, Çandarlı Limanı ise Süveyş Kanalının tam kuzeyindeki konumu ve büyüklüğü ile transit yüklerin ana aktarma limanı olarak kurgulanabilir. 2013 yılında ihale edilen Kuzey Ege Çandarlı Limanı’nın da uygun ekonomik konjonktürde etaplar halinde ihale edilmesini, limanın sadece ülke yükleri açısından değil transit özelliğinin de ön plana çıkartılarak kullanılmasını diliyoruz. Ayrıca, İzmir-Ankara hızlı tren projesinin de 2023 yılına yetişmesi de öncelikli dileklerimiz arasında” dedi.

YILLIK 3 MİLYAR TL TASARRUF!

İZTO üyelerine cevap veren ve İzmir’in lojistik ve sanayi anlamındaki önemine değinen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İzmir’in potansiyelinin tamamının kullanılmadığını, bunu sağlamak için çalıştıklarını söyledi. Bakan Karaismailoğlu, “Adım atmamız gereken gelişim alanları hala mevcut. İzmir bizim için çok önemli. İzmir liman kenti olmasının yanında hammadde kaynakları, nitelikli iş gücü, ulaşım olanaklarının genişliği, sanayinin gelişmesine imkan tanıyarak İzmir’i bölgenin ticaret merkezi haline getirmiş durumda. Sanayimizde üretilen mallar, dünya standartlarının üstünde kaliteye sahip ve hem iç hem de dış pazarda itibar sahibi. İzmir, geçmişten bugüne Türkiye’nin batı dünyasına açılan önemli bir kapısı. Ancak biz İzmir’in çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu biliyoruz. İstiyoruz ki İzmir sadece batıya açılan kapalı olmasın. Her şeyiyle Türkiye’nin vitrini olsun. Bu nedenle de İzmir’in ulaşım ve iletişim altyapısının gelişmesine ayrı bir özen gösteriyoruz. 2003 yılında 430 km olan bölünmüş yol uzunluğuna 523 km daha ekledik. Türkiye’nin en büyük yap-işlet-devret projelerinden olan İzmir-İstanbul otoyolunu tamladık ve yolu 100 km kısalttık. İstanbul’u İzmir’e kapı komşusu yaptık. Geldiğimiz noktada İzmir İstanbul otoyolunda taahhüt edilen rakamların çok çok üstüne çıktık. Bu yolla yakıttan ve zamandan yıllık yaklaşık 3 milyar lira tasarruf sağlıyoruz” diye konuştu.

LOJİSTİK KÖY PROJESİ!

Sadece karayolu ulaşımı değil her alanda İzmir’e yatırım yaptıklarını altını çizen Karaismailoğlu, “İzmir’e yatırımlarımız otoyol yatırımlarıyla sınırlı kalmadı. İzmir-Ankara Hızlı Tren projesini başlattık. Bitirmek üzere büyük bir çaba sarf ediyoruz. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin bitişiğinde inşa ettiğimiz Kemalpaşa Lojistik Merkezi’yle Kemalpaşa’yı lojistik sektörünün ve sanayinin nabzını tutacak bir merkeze dönüştürüyoruz. Bölgede oluşan yüklerin deniz yoluyla taşınması ve Doğu Akdeniz’de ana konteyner taşımacılığında ülkemizin rol üstlenmesini sağlamak amacıyla Çandarlı Limanı projesini başlattık. Çandarlı Limanı’nın yapım süreci hala devam etmektedir. Yeni yatırımlarla limanı faaliyete almak için uluslararası düzeyde görüşmelerimiz devam etmektedir. Rotamız, denizcilikte lider ülke konumuna gelerek İzmir’in bu alandaki mevcudiyetini daha da güçlendirmek” dedi.

İZMİR’E 3’ÜNCÜ ÇEVRE YOL MÜJDESİ!

Meclis üyelerinin sorularını da yanıtlayan Bakan Karaismailoğlu, bir üyenin otoyol ve köprü geçiş ücretlerinin neden pahalı olduğunu sordu. Bakan Karaismailoğlu, “Tabii ki ücretler fazla gelebilir. Ama biz bunu almak zorundayız. Çünkü bunun bir finansı ve geri dönüşü var. Biz bu ücreti alarak devletin yeni yatırımlarına kaynak üretiyoruz. Yap-işlet-devret modeliyle yapıldığı ve devletin diğer yatırımlarından kısarak yapılmadığından o yüzden proje hem finans problemi olmadığı için kısa sürede bitiyor, devletin kasasına yük olmuyor ve buradan gelen gelirle diğer projelere kaynak sağlıyoruz. Eğer yap-işlet-devret olmasaydı buranın işletme maliyetleri de devlete ait olacaktır. Ama bunlar süreli işletmeler. 10 yıl sonra bu işletmeler bitecek eğer devlet isterse burayı ücretsiz yapabilir. Ama dünyanın her yerinde bu tip yollar ücretlidir. Devlet buradan para kazanacaksa İzmir’in çevre yoluyla da başka bir yolu yapacaktır. O konuda projelerimiz ve çalışmalarımız da devam ediyor. İnşallah o da bir plan dahilinde zamanı geldiğinde uygulamaya geçecektir” şeklinde konuştu.

Haber Merkezi