Sayfa Yükleniyor...
Her türlü afete karşı her an hazırlıklı olduklarını belirten, Kızılay İzmir Şube Başkanı Baykalmış, bir afet olarak sayılabilecek pandemi döneminde şimdiye kadar 50 bin haneye ulaştıklarını söyledi
Türk Kızılay İzmir Şube Başkanı Kerem Baykalmış, Kızılay’ın İzmir’deki faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. İzmir’de 8 şube ve 5 temsilcilikleri ile birlikte insani yardım organizasyonlarını sevk ve organize etmeyi sürdürdüklerini dile getiren Baykalmış, İçişleri Bakanlığının yayınladığı genelgelere göre pandemi döneminde adından sıkça bahsettiren Vefa Destek gruplarının da önemli bir paydaşı olduklarını ifade etti. Pandeminin de önemli bir afet durumu olduğunu ve bu dönemde ihtiyaç sahibi vatandaşların arttığını dile getiren Baykalmış, “Gerek Türk Kızılay’ının genel merkezi gerekse Türk Kızılay İzmir Şubesi olarak yaklaşık olarak 50 bin haneye ulaştık. Bu da yaklaşık 250 bin insan sayısına denk geliyor” ifadelerini kullandı.
GIDA ÇEKİ UYGULAMASI BAŞLATTIK
Türk Kızılay olarak, yardım faaliyetlerinde ince eleyip sık dokuduklarını dile getiren Baykalmış, “Bu yardımları şöyle ayırabiliriz. Birincisi Vefa Destek Gruplarına vermiş olduğumuz gıda destekleri, ikincisi alanda kendimizin dağıttığı gıda kolileri, üçüncüsü özellikle gıda çeki dağıtımı. Bu konuda ayrı bir çalışmamız oldu çünkü malumunuz gıda kolilerinin içerisinde gıda tüketim maddeleri son kullanma tarihi kısıtlı ürünleri içerisinde barındıramıyor. Süt, peynir, tereyağı gibi ürünleri de vatandaşlara ulaştırmak için gıda çeki uygulamasını başlattık. Bu gıda çeki uygulaması ile anlaşmalı marketlerden ailelerimize alkol ve tütün maddeleri hariç ihtiyaçların karşılanmasını amaçladık. Son bir ay içerisinde bin 437 aileye gıda kolisi, 2 bin 333 aileye 150 TL ile 650 TL arasında değişen rakamlarda gıda kartı dağıttık. Türk Kızılay Genel Merkez desteğiyle, Ramazan Bayramı öncesinde ihtiyaç sahibi 13 bin 500 aileye 500 TL gönderdik. Böylelikle bayram öncesinde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermesini sağladık” şeklinde konuştu.
21 BİNDEN FAZLA HİJYEN KOLİSİ
Bağışçılar dolayısıyla kendilerine ulaştırılan giyim malzemelerini ihtiyaç sahibi 68 bin 133 kişiye ulaştırdıklarını bildiren Baykalmış, “Bu desteğimizin içerisinde; kadın, erkek, çocuklar için ayakkabısından tutun da çorabına ve hatta iç çamaşırına kadar birçok malzemeyi ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırmayı başardık. 21 bin 398 adet de hijyen kolisi dağıtımı yaptık. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Ege Üniversitesine toplamda 306 bin adet hijyen desteği sağladık. Gerek sosyal sorumluluk bilinci gerekse pandeminin getirdiği olumsuz etkilerin alanını daraltmak ve Türk Kızılay’ın saha faaliyetlerinin bilinirliliğini arttırmak için 206 bin adet maske dağıtımı yaptık. Bin aileye de bebek bezi yardımı yaptık. Ramazan ayında belediyelerimizin sosyal marketlerine destek verdik. Menemen Belediyesi ile hazırladığımız ortak protokol kapsamında Menemen’de günde 3 bin kişiye iftarlık yemek dağıtımı yaptık. Bunların hepsi de evlere teslim oldu. Yaklaşık 90 bin öğün lojistiği Menemen Belediyesine ait yemek dağıtımı oldu. Bu çalışmalara Bornova, Gaziemir, Karşıyaka, Bayındır, Urla, Konak şubelerimizde destek verdi. Bunun haricinde birçok şubemizde kendi bünyelerinde yardımlarını sürdürüyor” dedi.
CİDDİ BİR YÜK HAFİFLETTİK
30 Ekim’de İzmir’de meydana gelen depremden sonra kentte önemli bir dayanışma ağı oluşturduklarını söyleyen Baykalmış, “Deprem döneminin başlangıcında sıcak yemek noktasında 1 buçuk milyon öğün yemek dağıtımı yaptık. Hem depremzedelere hem de depremzedeler için çalışan sivil toplum kuruluşu üyelerine sahada gıda desteği sağlayarak ciddi bir yük hafiflettik. Buradaki operasyon ağını da yaklaşık bin kardeşimizin bizlere gönüllü olarak verdiği destekle sürdürdük. Tabi süreç içerisinde enkaz kaldırma çalışmaları bitti ve insanlar yeni hayatlarına alışmak için adım atmaya başladılar. Alanda 15 bin kadar battaniye dağıtımı yaptık. Bizlere bağışlanan bebek malzemeleri, hijyen kitleri ve pek çok ürünün de sahada ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için çalıştık” diye konuştu.
DEPREMZEDELERLE İRTİBAT HALİNDEYİZ
Depremzede vatandaşlarla süregelen ihtiyaçları karşılama noktasında irtibatlarını koparmadıklarını ifade eden Kerem Baykalmış, “Deprem sonrasında kurulan konteyner kentlerde depremin yaraları sarılmaya çalışılıyor. Bu süreç de devam ediyor. Devletimizin ve AFAD’ın himayesinde 276 aile barındırılıyor. Biz ise konteyner kentteki ihtiyaç sahibi insanların ihtiyaçlarını gidermek için devletimiz ile sürekli irtibat halindeyiz. Buradaki 276 ailemizin yatak, nevresim, battaniye, hijyen malzemesi gibi ihtiyaçlarını karşıladık. Bununla beraber geçen hafta 276 haneye bin 256 adet 1250 TL’lik kart dağıtımı yaptık. Oradan gelen talepleri karşılamak için elimizdeki malzemelerle destek vermeye devam ediyoruz. Depremzede ailelerle irtibatımızı da devam ettiriyoruz. Her türlü ihtiyacı karşılama noktasında hazır bir şekilde bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
KALICI ESERLER BIRAKMAK İSTİYORUZ
“Türk Kızılay İzmir Şubesi günlük yardım faaliyetlerimiz sürüyor fakat kurumumuzun şehrimize kalıcı eserler bırakmak adına iki büyük proje üzerinde çalışıyoruz” diyen Baykalmış, “Şu anda ihale yetkisi alındı. Birincisi; Karabağlar, Buca ve Konak üçgeninde yardım ulaştıracağımız, günlük 6 bin kişi kapasiteli, 3 bin öğün yemek üretimi yapacak bir aşevi yapılması için düğmeye bastık. Naip olursa inşallah bir yıl içerisinde bu aşevini hayata geçirip her gün bin haneye, evlerine teslim sıcak yemek temini sağlayacağız. İkinci projemiz ise; Genel Başkanımız Kerem Kınık’ın da takibiyle İzmir’imizin bir huzurevi ihtiyacını karşılamak olacak. Huzurevlerimiz ihtiyacı karşılama noktasında sıkıntı çekiyor. Bu huzurevi ihtiyacını karşılamak için devletimizin yetkili kurumları ve bağışçılarımız ile görüşmelerimiz devam ediyor. İnşallah dönemimizde İzmir’e bir huzurevi kazandırabilirsek çok mutlu olacağız” diye konuştu.
HER AN HAZIR DURUMDAYIZ
Kentte oluşabilecek her türlü afet durumuna karşı her an teyakkuz halinde olduklarını dile getiren Baykalmış, “Afetler öncesinde sıkı bir hazırlanma sürecimiz oluyor. Türk Kızılay’ı yılda iki kez doğal afetlere hazırlık noktasında durum değerlendirmesi yapmak için tatbikatlar düzenler. Bu kendi iç işleyişimizi yani kendimizi kontrol etmemizi sağlayan en önemli çalışmalarımızdan bir tanesidir. İzmir şubesi olarak, diğer şubelerle birlikte, ani çağrıya çıkıldığında, bütün ekiplerimiz ve gönüllülerimiz ile afetin tatbikatının yapıldığı alana ulaşılması, hemen orada mobil mutfakların kurulması, yemek üretimine geçilmesi ve aynı zamanda barınma hizmeti noktasında AFAD’dan alınan çadırların kurulması gibi her devre arkadaşlarımızın eğitimi gerçekleştiriliyor. İzmir depreminde Bornova şubemiz depremin 18. dakikasında deprem alanında oldu. Biz deprem olduktan 3 saat sonra alanda mobil mutfaklarımızla birlikte yemek üretmeye başladık. Bu kadar hızlı olabilmemizin en büyük nedenlerinden bir tanesi ise afet durumlarına önceden hazır olmamız. Bu hazırlıklarımızı da tatbikatlarla yapıyoruz. Bununla ilgili Salihli’de de bir tatbikatımız vardı. Ege Bölgesi’nden ilk ulaşan şube olmuştuk” dedi.
Haber Merkezi