Sayfa Yükleniyor...
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağ, partisinin İzmirde düzenlenen Danışma Kurulu toplantısında ekonomik ve siyasi gündemi değerlendirerek toplumda kamplaşma ve kutuplaşmanın olduğunu söyledi
ÖZKAN PEKÇALIŞKAN
Saadet Partisinin Danışma Kurulu Toplantısının ikincisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağın da katılımıyla gerçekleştirildi. Balçova Termal Tesislerinde düzenlenen toplantıda İzmir İl Başkanı Zekeriya Hazırbulanın yanı sıra çok sayıda partili de hazır bulundu. Saadet Partisi Danışma Kurulu Üyesi Turhan Tutumlunun açılış konuşmasını yaptığı toplantıda Türkiye ve dünyanın içerisinde bulunduğu ekonomik siyasi konular ele alındı. Tutumlu, genel seçimlere kadar danışma kurullarını 3 ayda bir icra edeceklerini belirterek, Göremediğimiz atladığımız hususları danışma kurullarında Türkiye ve dünya meseleleri konusunda bize yön verecek görüş ve katkıları almak istiyoruz dedi. Saadet Partisi İzmir İl Başkanı Zekeriya Hazırbulan da açılışta yaptığı konuşmada toplumun birçok sıkıntı ve problemlerinin olduğuna değinerek, her kesimin fikrini almak istediklerini belirtti.
TOPLUMDA KAMPLAŞMA VAR
Konuşmaların ardından danışma kurulunda partililere seslenen Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağ, toplantı boyunca Türkiye ve Türkiyenin bulunduğu coğrafya adına tespitler yapacaklarını söyledi. Türkiyede Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlunun da dediği gibi ağır bir kamplaşma ve kutuplaşmanın olduğunun altını çizerek, İçinde bulunduğumuz meselelerde milli reflekslere ihtiyaç var. Şu anda toplum yüzde 50 yüzde 50 olarak ikiye ayrıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanı ölçüsünü kaçıracak seviyede sevende var, bir kaşık suda boğmak isteyen de var. Toplumun bütün kesimlerinden her konuda kutuplaşma devam ediyor. Atatürkçülük ve din gibi toplumun sinir uçlarına değen konularda tehlikeli durumlar var. Toplumun büyük kısmı birbirini dinlemiyor. Curcuna içerisinde ilerliyoruz. Recep Tayyip Erdoğan gitsin de ne olursa olsun demeye kimsenin lüksü yok. Ancak Recep Tayyip Erdoğan iyidir kalsın demesine de kimsenin lüksü yok. Türkiye ve dünyanın da çözülemeyecek sorunları yoktur. Kamplaşma ve kutuplaşmanın kırılması için diyalog mekanizmalarının harekete geçirilmesi gerekir dedi.
DURUŞUMUZ KARŞILIK BULDU
Ağdağ, başkanlık sistemi değişikliği sürecinde getirilen sisteme itiraz ettiklerini belirterek, Hiç kimsenin kimseye itiraz edemeyeceği bir sistem kurun ve bunu aceleye getirmeyin dedik. Ülkemiz ve Cumhurbaşkanı açısından bu sistemi tehlikeli gördük ve referandumda evet demedik. AK Partililer arasında o dönem bizi küfürle bile itham edenler oldu. Aynı zamanda sol fraksyonlarda da ilginç tepkiler oldu. Meral Akşener, Temel Karamollaoğluna ziyaretinde genel başkanımıza teşekkür etti. İkinci olarak da bizim imanımızı kurtardınız dedi. Siz hayır demeseniz bizde FETÖCÜ, PKKLI ve din düşmanı olacaktık dedi. Yani bizim siyasi duruşumuz ve tavrımız siyasetin diğer taraflarında da karşılık buldu diye konuştu.
YENİ BİR 11 EYLÜL TASARLANIYOR
7 Hazirandan sonra terörle mücadelede ciddi mesafeler alındığına da değinen Ağdağ sözlerini şöyle sürdürdü: Ancak Ergenekon, Balyoz ve 15 Temmuzdan sonra ordunun böyle toparlanması takdire şayandır. Bu ordu bu milletindir. Türkiye ordusu ve polisi işbirliği ile meskun mahalde ciddi mesafeler alındı. Ancak gelinen noktada terör çeşitlendi. Nerede ne zaman bomba patlayacağını bilmiyoruz. IŞİD militanlarının nereye gittiği bilinmiyor. Rakka operasyonunda 500 tane silahlı her şeyi yapabilecek adam kitlesi oradan ayrıldı. Muhtemelen yeni bir 11 Eylül hadisesi hesaplanıyor. Orta Doğuda Büyük İsrail projesi var. Bütün yaşananların tek bir gayesi var güçlü bir yapı bırakmamaktır. Bir tarafta ABD, İsrail ve Suud işbirliği diğer tarafta İran, Rusya ve Türkiye var. ABDnin başına meczup bir adam geldi. Avrupada hem büyük devletlerde hem de küçük devletler de sıkıntılar var. Biz bölgemiz üzerinde gözü alanlar ile stratejik müttefik olunmaz diyoruz. Ancak kavga etmeden şahsiyetli bir dış politika yürütülsün istiyoruz.
Haber Merkezi