Selvitopu’ndan ‘Bakanlık’ eleştirisi: “Dönüşümün tasarrufu bizde değil!”

Perşembe Sohbetleri’nin konuğu olan Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, kentsel dönüşüm noktasında vatandaşların belediyeyi suçladığını ancak Bakanlık tarafından yaşanan aksamalar nedeniyle dönüşümün sağlanamadığını vurguladı


  • Oluşturulma Tarihi : 18.02.2022 07:22
  • Güncelleme Tarihi : 18.02.2022 07:22
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Selvitopu’ndan ‘Bakanlık’ eleştirisi: “Dönüşümün tasarrufu bizde değil!”

GÜNÜN MANŞETİ

İLKSES Gazetesi’nin kent siyasetinin önemli aktörlerini ağırladığı ‘Perşembe Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu oldu. Selvitopu, proje ve hizmetler hakkında önemli açıklamalarda bulunurken, gündeme damga vuran konulara yönelik soruları da yanıtladı. Selvitopu, krizin gölgesinde belediyenin mali yapısı, Uzundere’de TOKİ ile yaşanan plan krizi, ilçedeki planlama çalışmaları, trafik sorunu, özellikle maliyeti sebebiyle yıllarca tartışma konusu olan Nasrettin Hoca heykeli, başkanlık koltuğunda üçüncü döneme talip olup olmadığı ve ilçeye kazandırılması planlanan kadın sığınma evine dair net mesajlar verdi.

O GÜNDEN BERİ TASARRUFTAYIZ

Başkanlığının ikinci döneminde koltukta geçen 3 yılı anlatan Selvitopu, “Seçimden bir süre sonra pandemi yaşadık. Pandemi normal çalışmalarımızı alt üst edince biz de ona göre şekillendik. Topluma ve çalışanlarımıza dönük önlemler aldık. Daha sonra sel baskını oldu. Poligon Deresi’nde duvar devrildi, birçok yapıyı su bastı. Bir de deprem yaşadık. Karabağlar, fiziki olarak çok etkilenmedi ama yine de üzerimize getirdiği bir yük oluştu. Belediyecilikteki temel şey hizmet... Her türlü koşulda hizmet vermeyi öğrendik biz de. Bizim için de önemli bir tecrübe oldu bu süreçler. Ama bu süreçte işlerimizi de aksatmadık. Projelerimiz ve çalışmalarımız aynı hızda devam etti. Kendi olanaklarımızı doğru değerlendirerek yol almaya çalıştık. Tasarruf konusu da öyle... 2014 yılında Karabağlar’da başkan oldum. O günden beri hep tasarruftayız, tedbirliyiz” dedi.

GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ

Uzundere’de TOKİ ile yaşanan ve yargıya taşınan ‘plan’ krizine ilişkin konuşan Selvitopu, “Dava sürecimiz devam ediyor. Şehir Plancıları Odası’nın açtığı dava paralelinde bizim davamızda da aynı karar gelir diye düşünüyorum. Farklı bir karar geleceğini zannetmiyorum. O planlar daha önce iki kez iptal edildi. Bakanlık her plan iptalinden sonra yeni plan onaylıyor. Yeni plan geldiğinde de önce itirazlarımızı yapıyoruz, hemen dava açtığımız yok! Buranın tamamının üniversite alanı olması gerektiğini ilettik. Dikkate alınmayınca da dava açmaktan başka çaremiz kalmıyor. Son onaylanan planla ilgili Şehir Plancıları Odası’nın açtığı davanın neticesinde yürütmeyi durdurma kararı var. TOKİ bu arada yapım ihalesi gerçekleştirdi. İhalenin iptali için de belediyemizin açtığı dava var. O da devam ediyor ama sanırım yürütmeyi durdurma kararı o davaları da etkileyecek. Sonuçta yargı karar verecek. Bizim görüşümüz, orada 80 hektar alan var, bu alanın tamamının üniversite alanı olmasını istiyoruz. TOKİ ise 42 hektara ısrarla konut yapmak istiyor. Kararlılığımız devam edecek. Geri adım atmayacağız. Alanı incelettik. 800-900 kişilik bir kura çekimi olmuş, vatandaşlara umut verilmiş. Paralar da alınmış. Vatandaşların mağduriyeti ne olacak diye bir sorun var. Bunun çözümüne dönük önerilerimiz var. Ama bu sorunu yaratan TOKİ’dir. Çünkü 2020 yılında kuralar çekilmiş, başvurular alınmış. Oysa ki bizim 2018 yılından beri açtığımız davalar ve iptal kararları var. İptal kararı varken TOKİ kalkıyor, kura çekimi yapıyor sanki orada hiçbir sorun yokmuş gibi. Burada sorunu yaratan belediye değil, TOKİ” diye konuştu.

MAĞDURİYET İÇİN ‘YENİTEPE’ ÖNERİSİ

Dava süreci devam ederken konutlar için yapılan kura çekimi sonrası mağdur olan vatandaşlar için çözüm önerisi sunan Selvitopu, “Bir yamaç var orada, arada da bir dere... Yamacın bir tarafında şu anda TOKİ’nin yaptığı konutlar var. Diğer tarafında bu talep değerlendirilebilir. Olumlu yaklaşılırsa biz de destekleriz belediye olarak. Biz devlet kurumlarıyız, uzlaşmanın da faydası olduğuna inanırım. Bizim görüşümüz ağırlıklı olarak oranın üniversite alanı olmasıdır. Çünkü Karabağlar’ın gelişmesi için böyle bir yerleşkeye ihtiyaç var. İlçedeki ekonomik, ticari ve sosyal yaşamın daha ileri gitmesi açısından yerleşke olması çok önemli... Başka bir alan imkanımız da yok. Elde kalan kamuya ait tek alanın konuta açılmasını doğru bulmuyoruz. Bakanlığın yaptığı Yenitepe Konutları var. Şu anda TOKİ’nin orada satış ofisi var. Oradaki daireleri satıyorlar. Bu mağdur vatandaşlara verin! Çözüm aslında TOKİ’nin kendi içinde var. Ama bu alanda konut ısrarlarını biz anlamıyoruz. Bu vatandaşlardan para alındıysa, talepleri de varsa Yenitepe Konutları’nda değerlendirilebilir. Zaten konutlar yapılmış, hazır” ifadelerini kullandı.

SORUN BİRAZ ABARTILDI!

Uzundere Mahallesi’nde yapımına devam edilen ve tartışmalara neden olan kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında konuşan Selvitopu, şunları söyledi: “Oradaki sorun biraz abartıldı. O kadar büyük bir sorun yok. Zaten yapılanlar var, Folkart 300’ün üzerinde konut yaptı ve teslim etti. Büyükşehir Belediyesi orada vatandaş ile uzlaşarak yaptığı bir proje. Bu yönüyle Türkiye’de örneği yoktur. İhalelere katılım olmuyordu, bunun birçok sebebi vardı. Örneğin ülkedeki ekonomik kriz ve inşaat sektöründeki krizler... Bu örnek yöntemin Türkiye’de uygulanmasını istemeyen kesimlerin antipropagandası da var, bu da bir gerçek. Kentsel dönüşümü rant olarak görenler bu şekildeki bir modelin hayata geçmesine taraftar değiller. Tamamen rant üzerine kurulmasını istiyorlar. Oysa ki kentsel dönüşümün bir sosyal yönü var. Ama bu belli kesimlerin elişine gelmiyor. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun katımıyla gerçekleştirdiğimiz törende yaşananlar tamamen siyasiydi. Oraya gelenler bir partinin mensuplarıdır. Hak sahipleri de vardı içinde ama biraz siyasiydi. Bu konularda siyaset yapılmasını doğru bulmuyorum. Bu kent hepimizin, orada yaşayan her partiden insan var. Amaç sağlıksız kent dokusunu sağlıklı hale getirmek... Bu hepimizin özel bir görevi... Kentleri bu çarpıklıktan kurtarmamız lazım. Kurtarırken de devletin ve yerel yönetimin işbirliği yapması lazım. Ben de bir belediye başkanıyım. Her belediye başkanına ne yapılıyorsa bana da onun yapılmasını isterim. Ama maalesef bizde biraz bu konularda sıkıntı var. Bunların özellikle kentsel dönüşümde süratle ortadan kaldırılması lazım... Bu bakış açısıyla kentlerimiz düzelemez, hep bir engel çıkar. ‘Orada bir zafiyet var, işler gecikti, biz bundan siyasi olarak yararlanalım’ anlayışıyla kimse bir yere varamaz. Oradaki olay da basit olarak buydu. Gecikmeden dolayı vatandaş haklı ama gecikmenin sebebini belediye yaratmadı. Ekonomik koşulların çok büyük etkisi var. Büyükşehir, İZBETON aracılığıyla süratle bu sorunu da çözecek.”

PLANLAMAYI YENİDEN ELE ALDIK

Karabağlar’ın en büyük sorununun çarpık kentleşme olduğunun altını çizen Selvitopu, “Kentin yarısı planlı gelişmiş, diğer yarısı ise plansız. Aslında Konak’ta, Karşıyaka’da, Buca’da da var ama Karabağlar’da daha fazla dikkat çekiyor. Karabağlar’da toplam 700 hektarlık bir alanda dönüşüm çalışması var. 2 bin hektarlık alanda plan revizyonları yaptık. Tüm kentin planlamasını yeniden ele aldık. Çünkü çoğu planlar 1986’lı yıllarda yapılmıştı ve öngörüsü bitmişti. Kentleşme bir süreçtir. 1-2 yılda bitecek bir olay değil. Bazı yerlerde imar uygulamaları yaptık. Karabağlar’da bundan sonra bu işler biraz daha yoğunlaşacak. Peyderpey kent modernleşecek. Bizim yaptığımız planların öngörüsü 2050’li yıllara dayanıyor. Uygulandıkça bu kent modernleşecek. Karabağlar’ın bu şansı çok büyük. Diğer ilçelere göre biraz daha şanlıyız çünkü gelişime müsait bir ilçeyiz. Çevre yolları üzerindeyiz, ulaşım Karabağlar’a kolay. İç ulaşımda sıkıntı var. Ama Büyükşehir Belediyesi’ne ilettiğimiz belli akslar var, onlar da açılırsa iç trafik de çok rahatlar. Metro projesi de Karabağlar’a gelirse kent gelişir” dedi.

SUÇLANIYORUZ FAKAT...

Limontepe’de vatandaşın yıllardır yaşadığı kentsel dönüşüm sorununa ilişkin de konuşan Selvitopu, Bakanlığın planların aksamalara neden olduğunu belirtti. Bütüncül bir yasanın yürürlüğe girmesi gerektiğini savunan Selvitopu, şunları aktardı: “Limontepe’de 20 bine yakın yapı var. Son nüfus sayımına göre 60 bin nüfusa sahip. İlçedeki insanların büyük bir bölümü orada yaşıyor… Fakat belli bir zaman sonra bakanlık 6306 sayılı yasa kapsamında orayı riskli alan ilan etti, kendi tasarrufu için aldı. Bütün yetkiler şu anda Bakanlıkta. Türkiye’de kentsel dönüşüm projeleri 2 ayrı yasa ile yönetiliyor. Birisi bahsini ettiğim 6306 sayılı yasa, diğeri de Belediye Kanunu’nun 73. maddesi… Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı uygulamalar Belediye Kanunu’nun 73. maddesine göre yapılıyor. Bir kere tüm bunların iki ayrı yasa ile yürütülmesi doğru değil. Amacınız düzenli bir kent dokusunu ortaya çıkarmak. Öyleyse niye 2 ayrı yasa ile yapıyorsunuz? Bu yasaların bütünleştirilmesi lazım. Bu projeleri uygulamak adına ciddi ve düzenli bir yasaya ihtiyacımız var. Dönüşüm gerçekleşmediği durumda biz suçlanıyoruz fakat tasarrufu bizde değil… Planlama doğru yapıldığı takdirde kent ona göre şekillenecektir, şekillenmesi hızlanacaktır. Bakanlık bizim yaptığımız itirazları ne yazık ki ciddiye almıyor. Gerçekler ne yazık ki ne vatandaşa ne de biz yöneticilere söylenmiyor! Yanlış planlama ile dönüştürülemeyecek alan yaratırsınız. Aynen Bursa’da olduğu gibi. Şu an oradaki projeden herkes şikayetçi. Yapanlar da şikayetçi, yaşayanlar da… Bursa’nın siluetini alt üst eden bir proje. Kentsel dönüşüm böyle olmamalı. Kentsel standartları sağlamalı. 500 bin insan adına ben Karabağlar’dayım. İyi bir planlama çıkarsa belediye adına neden itiraz edelim? Yerel yönetimler dikkate alınmıyor, yokmuş gibi bir anlayış hakim. Bu anlayışla Türkiye’de kentsel dönüşüm olmaz. Kentsel dönüşümde yerel yönetimler bu işin odağında olmalı! Bakanlık destek verip, kontrol etmeli. Diğer kurumlar ise belediyeye yardım etmeli. Belediyesiz, yerel yönetimsiz bir kentsel dönüşüm mümkün değildir. Özellikle de yapılı alanlarda. Çünkü orayı en iyi bilen yerel yönetimdir; bir kent hafızası var. Siz tüm bunları unutup orada bir dönüşüm yaparsanız bu başarılı olmaz… Örnek verecek olursam tüm bu yasalar yüzünden 540 hektarlık Aşık Veysel’de dönüşüm sağlanamıyor. Çünkü 6306 sayılı yasaya göre yürütülüyor. Osman Aksüner dönüşemiyor… 2018 yılında Bakanlığa planları gönderdik. Yıl 2022 halen onaylanmadı. 4 yıldır bekliyoruz.”

KENT SIKIŞIK DURUMDA

İzmir’in bir çanak gibi olduğunu vurgulayan Başkan Selvitopu, “Kent sıkışık durumda. Kendini açığa çıkaran, gizleyemeyen bir kent... Kentin genişleyebileceği, gelişeceği hinterlant çok az! Kenti doğru yere kanalize etmemiz zorlaşıyor… Karabağlar’ın en büyük şanssızlığı herkesin kafasına göre arsa çıkarıp pazarlaması. Buraların çoğu hazine yeri falan değil. Hepsi tapulu yerler. Çoğu da zamanında üzüm bağlarıymış. Tarımın yoğun yapıldığı yerler. O günün ihtiyaçlarına göre parsellenip, parsellenip satılmış. Şimdi biz tüm bunları düzeltmeye çalışıyoruz. Anadolu kentlerinde böyle bir şey yok mesela. Hisse tapulu satış yok. Türkiye’de o zaten 84 yılında, Özal zamanında yasaklandı. O tarihten sonra parseller daha bütün olarak kalmaya başladı. Ama Karabağlar’daki birçok alan ondan önce parsellenip satılan yerler. Islah planlarıyla bunlar müstakil yapıya döndü. Müstakil yapıya dönünce hepten işimiz zorlaştı. İmar Affı kanunuyla tapu vermek yerine planlayarak vermek daha doğru olabilirdi. Bunlar için çok geç artık tabi. Biz önümüzdeki soruna ve çözümüne odaklanıyoruz. Karabağlar yaklaşık 60-70 yıl önce kurulmuş ama bizler dönüşümü için bir 60-70 yıl daha beklemek istemiyoruz” dedi.

SELVİTOPU MÜJDEYİ VERDİ

İlçede bir kent meydanı olmaması yönündeki eleştirilere de yanıt veren Selvitopu, “Meydan yerimiz belli. Planlarımızda belli oldu. İhsan Akyanak Bulvarı ile İhsan Alyanak Spor Salonu’nun hemen yakınında… Proje hazır. Artık onun değişme durumu da yok. Orası kentin meydanı olacak. Zaten şu an meydan halinde ama düzenleyemiyoruz. 42 bin metrekarelik bir meydan olacak. İzmir’in bu anlamda üçüncü büyük meydanı olacak. Konak meydanı, Cumhuriyet Meydanı ve burası… Adını henüz koymadık. Yetiştirebilseydik gönlümüzden geçen Yüzüncü Yıl Meydanıydı. Fakat bu yıla yetişemeyeceği için anlamlı görmedik. Doğru da olmazdı” ifadelerini kullandı.

UMARIM ELEŞTİRİLER BİTER

Kentin özellikle iç kesimlerinde sosyal donatı alanlarının eksiliğine yönelik tartışmalara da yanıt veren Selvitopu, “Nasrettin Hoca Çocuk Merkezi açıldı. 16 tane semt merkezimiz açık. Limontepe’de masal evini açtık. Tahsin Yazıcı Mahallesi’ndeki Yıldız Kenter Kültür Merkezi bitti. Burası ise İzmir’in ikinci büyük kültür merkezi. Bina bitti, teftişini yapıp açacağız. Klasik anlamdaki diğer kültür sanat merkezlerinden çok daha farklı özelliklere sahip. Yaşam merkezi olacak kısacası. Mobilya Akademi’yi açtık. Marangozcular Odası ile birlikte kurduğumuz bir akademi oldu. Hem onlara bir yer kazandırmış olduk, hem de Karabağlar denilince akla ilk gelen mobilyacıları bir çatı altında topladık. Biz o bölgeyi pazarlamanın olduğu bir merkezi oluşturmak istiyoruz. Atölyeleri orada kurma şansımız yok. Birdenbire de hadi gidin diyemeyiz. Orada showroom’u biraz daha geliştirmeyi hedefliyoruz. Yaptığımız planlamalarda da amaç o zaten” dedi.

YIKIN DİYENLER OLDU AMA...

Özellikle maliyeti sebebiyle yapıldığı dönem tartışma konusu olan Nasrettin Hoca heykelini çocuklar için bir bilim merkezine dönüştürmenin sevincini yaşadıklarını belirten Selvitopu, “Nasrettin Hoca heykeli çok tartışılan bir heykeldi. Ama şu an Nasrettin Hoca’nın içi cıvıl cıvıl oldu… Önceki haliyle eleştiriliyor fakat benim bakış açım ‘kente kazandırmak’. ‘Yıkın’ diyenler oldu. Ama o geldiğimde hazır bulduğum, devlet imkanlarıyla yapılan bir proje. Bazen onlardan geriye dönüşünüz mümkün değil. Orada harcanan parayı heba edemeyiz. Biz de kente kazandırabilmek adına çabaladık. Önemli olan bu tür yerlerin kente faydalı hale getirilmesi... Kentlinin kullanabilir olması. Biz de bunu yaptık. Yapılan eleştiriler de umarım bundan sonra biter. Orası sadece bir Nasrettin Hoca değil. 230 bin metrekarelik bir alan. Yaz aylarında özellikle daha da aktif olacak. Her türlü tedbirimiz de var orada. Yani atıl gözüyle bakılıp güvenlik zafiyeti düşük görülmesin. Nasrettin Hoca kültür-sanat çalışmalarımızı, o bölgeyi taçlandırdı. Eksiklerimiz olabilir ama onlarda bize intikal edildiği sürece düzeltmeye devam edeceğiz” bilgisini paylaştı

TRAFİK SORUNUNA REÇETE

Yeşillik ve Uzundere Caddelerindeki trafik sorunu ile ilgili de görüşlerini açıklayan Selvitopu, “O caddelerdeki trafik sorununu çözülmesi için birkaç çalışmanın olması lazım. Birincisi Zincirlikuyu-Dosluk Bulvarı bağlantısıdır. En büyük trafik sorunu orada yaşanıyor. Orada bir meydan projesi var. Projede orası bir meydan olacak. Dostluk Bulvarı’ndan Coşkun Kale’ye kadar olan kamulaştırmalar bitti. Fatih Camii’nin olduğu bölgenin kamulaştırılması lazım. Büyükşehir biraz finans sıkıntı çekiyor. Oraya başlayamadılar. Bir diğer proje Limontepe Kavşağı’ndaki Seniye Nazik İlköğretim Okulu’ndan İhsan Alyanak Bulvarından otoyol çıkışına kadar bağlamak. Şu anda mevcut yol yeterli değil. Mevcut planlarımızda o yol 30 metre ve planlarımızda da belli. Kamulaştırmalar yapmamız lazım ama Karabağlar Belediyesi’nin boyunu aşıyor. Bir diğeri de 5714/1 sokak diye geçer ama orası cadde olacak. Eskiizmir Caddesi’nin dar bir bağlantısı var şu anda dere kenarından Karabağlar Atatürk Endüstri Meslek Lisesi’ne kadar geliyor. 30 metrelik aksta orada var. Onun açılması lazım. Bir diğeri de Sırrı Atalay Caddesi’nin Karabağlar Endüstri Meslek Lisesi’nin oradan Aktepe-Emrez üzerinden Yeşillik Caddesine bağlanması o da 20 metrelik bir yol. O yol şu anda 8 metre. Yeni Fuar alanına giden yol. 20 metre olarak açıldığında orada büyük bir ferahlık sağlayacak. Bunlar olursa Karabağlar’ın gündeminde hiç trafik sorunu kalmıyor” ifadelerini kullandı.

‘YEŞİL KUŞAK’ VURGUSU

Karabağlar Oto Sanayi Sitesi’nde kaçak moloz dökümü ile ilgili şikayetlerle ilgili de görüşlerini belirten Selvitopu, “106 hektarlık dönüşüm projesi orada var. O proje ondan da çok önemli. Orada sıkıntılar yaşanıyor. Müdahale etmekte de sıkıntılar yaşıyoruz. Hurdacısı var başka şeyleri var. Bu sıkıntıları temelden çözmenin yolu o projenin bir an önce hayata geçmesini sağlamak. O projede ne var peki? Orada bir ‘yeşil kuşak’ yapacağız. Oradaki binaları kaldıracağız. O yeşil kuşakta yürüyüş yolları, dinlenme alanları Yahudi Mezarlığı’nın oraya kadar gidecek. Bunlar için 4 yıl bekledik diyoruz ya, o sorunları temelden çözmenin yolu bu. Hurdacı aslında ekonomiye geri dönüşümden fayda sağlıyor. Altyapıyı oluşturmadığımız için kaldırın diyemiyorsunuz. Böyle de bir sorun var. Kontrol edilebilir bir noktaya çekmeye çalışıyoruz sıkıntı yaratmasın diye. Türkiye’de Sıfır Atık projesi var. Belki onlar devreye girdikçe bu sorunlar azalacak. Hafriyat konusunu kontrole aldık. Orada tekstilciler de var ve tekstil atıklarını atıyor. Büyükşehir çöplüğüne götürüyorsunuz Büyükşehir diyor ki ben bunları almam. Ben onu kaldırmak zorundayım ama nereye götüreceğim. O proje oradaki sorunu temelden çözecek. Bu projenin hayata geçme olasılığı da çok yüksek. Bakanlıkta bu konuda bir mutabakat sağlandı. Tartışma konusu sadece emsal üzerineydi. Emsalin daha da indirilmesini istediler bizde o kadar inerse burada dönüşüm yapamayız dedik” dedi.

KAVACIK’A AB’DEN COĞRAFİ İŞARET PROJESİ

Kavacık üzümünün tanıtımı noktasında gelinen çalışmaları da değerlendiren Selvitopu, şunları söyledi: “Kavacık’ta Meydan projesine başladık. Kavacık ile ilgili Dokuz Eylül Üniversitesi ile ilgili bir proje çalışmamız vardı. Kavacık Kentsel Gelişim ve Tasarım Projesi. Meydanda onun bir parçası. Önce meydandan başlayacağız. Sonra Köy Evini yapacağız, sonra sokakları düzenlemeye başlayacağız. Peyderpey her yıl o çalışma sürecek. Kavacık üzümünün coğrafi işaretini aldık. Avrupa Birliği (AB) düzeyinde bir çalışmamız olacak. Oradan da coğrafi işaret almak istiyoruz. Ama onun tabi belli koşulları var. Bildiğim kadarıyla kendi başımıza olmuyor. Özel sektör şartı da var. Ona da bir çözüm bulacağız. Her yıl festival ve diğer tanıtım çalışmalarımız devam edecek. Bundan sonra ağırlığı Kavacık’ın iç düzenlemesine vereceğiz. Orada da çarpık yapılaşmalar var. Koruma planlarını hazırlamaya çalışıyoruz. Köydeki yapılaşmanın da kontrol altına alınıp belli standartları sağlamamız lazım. Onunla ilgili de çalışmamız var. Orada da işimiz çok. Kavacık olgunlaştı bundan sonra onu biraz daha ileriye taşımamız lazım. Çünkü ilgi arttıkça gelen gidenler onu isteyecekler. Şimdiden ona hazırlık yapmamız lazım. Güzel bir doku oluşturup bina cephelerini daha uygun hale getireceğiz.”

KARABAĞLAR’A KADIN SIĞINMA EVİ

Kadın sığınma evleri ile ilgili projeyi özellikle paylaşmadıklarını dile getiren Başkan Selvitopu, “Çünkü gizli olması lazım. Yarın orada kalacak kadınların can güvenliği ile ilgili bir durum. Güzel bir yer yapacağız. Deşifre olmamasını istiyoruz. Şu an herşeyi bitti ve ihale sürecinde. Kadınlarımıza orada yurt gibi bir yer olacak” dedi.

BENİM İÇİN HER PROJE ÖNEMLİ

Elinde çok proje olduğunu finans konusunda sıkıntı yaşadıklarını dile getiren Başkan Selvitopu, “Gençlik merkezi bizim bütün enerjimizi alacak. Biraz o nedenle temkinli gidiyoruz. Gençlik Merkezi’nde Büyükşehir’in yüzde 70 finans desteği var. Ama işte onlar da sıkıntı çekince bize de yansıyor. Spor tesislerini, kültür merkezlerini mümkün olduğunca kentin her yanına yaymaya çalışıyoruz. Bana diyorlar ki en önemli projeniz ne? Benim için her proje önemli. Her yerde vatandaşa dokunmak, vatandaşın her yerde gelip derdini anlatabileceği bir merkez oluşturmak, belediye ile vatandaşın doğrudan iletişimi sağlamak. Her vatandaşın belediyeye gelme imkanı yok. Semt merkezlerini özellikle ev hanımları kullanıyor ve sahipleniyorlar. Çünkü çoğunun evinden çıkma imkanı yok. İmkanları dar. Eşi çalışıyor, çocukları okuyor. Çocuklarına kurs süresince bakım hizmeti veriyoruz katılsınlar diye. Sosyal destek kartımız var. Bundan 2 bin 300 aile şu anda yararlanıyor. Her ay yükleme yapıyoruz. Onunla gidip gıda alışverişini yapıyorlar. Bunun belediyeye yıllık maliyeti 4-5 milyon TL. Bunları sessiz yapıyoruz. Kime verildiğini ben bilmem. Kimsenin de bilmesi gerekmez. İhtiyaç sahibi vatandaş müracaat ediyor ve durumu uygunsa o kartı alıyor. Ayda 200 TL yükleme yapıyoruz. Neye ihtiyacı varsa gidiyor onu alıyor. yakın bir zamanda Kızılay ile giysi ve gıda market açacağız. Yunus Emre pazaryerinin altında olacak. Sıfır giysiler vereceğiz, kullanılmış değil. Gelinlik de var içinde. İhtiyaç sahibi bir genç kız gelinlik bile bulabilecek. Belediye deyince her iş var” bilgisini paylaştı.

BİR DÖNEM DAHA KARABAĞLAR

Büyükşehir adaylığı ve Karabağlar Belediyesi ile ilgili adaylık sorularına ise Başkan Selvitopu şu açıklamayı yaptı: “Büyükşehir için şu anda öyle bir düşüncem yok. Bir dönem daha Karabağlar olabilir. Belediye başkanının kentle ilgili hayallerinin olması lazım. Ben Karabağlar’ı modernleşmiş olarak hayal ediyorum. Onu istiyorum. Bir dönem daha kalayım dememin sebebi bu. Kendi kişisel bir hırsım yok. Ama kentle ilgili, gelişmeyle ilgili tabiki hırsım var. Çarpık dokulu kentlerimizin düzelmesini istiyoruz. Bizim işimiz de bu. Belediyede olmam dolayısıyla da böyle bir hayalim var. Yoksa bir şeye takılınca yetmiyor, yetmez.”

OKULA KARŞI ÇIKACAK HALİMİZ YOK

Kaymakamlık binasının yanındaki inşaat alanı ile ilgili bilgi de veren Başkan Selvitopu, “Planları geldi ve bizim meclisimizden de geçti okul olacak orası. Biz orasının meydan olmasını istedik. Onlar okul önerisi getirdi, okula da karşı çıkacak halimiz yok. Ancak altında 2-3 kat otoparkı olursa iyi olur dedik ve meclis kararımıza ilave ettik. Ama sonuçta o kararı Milli Eğitin Bakanlığı verecek. Okulu da alanın tamamına yapmayacaklar meydansı bir yerde ortaya çıkacak. Emniyetin 60 bin metrekare inşaat alanı vardı o daraltıldı ve yoğunluk azaltıldı en azından” dedi.

Haber Merkezi