Siber zorbalık artıyor!

Teknolojinin yanlış kullanımı sonucu ortaya çıkan siber zorbalık, dünyanın her yerine yayılmış, çağın büyük problemlerinden biri. Siber zorbalığa maruz kalanlar ve kalmak istemeyenler için bu haberi yaptık


  • Oluşturulma Tarihi : 23.12.2017 07:27
  • Güncelleme Tarihi : 23.12.2017 07:27
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Siber zorbalık artıyor!

SULTAN GÜMÜŞ / ÖZEL HABER

Şu sıralar çokça konuşulan, özellikle hakkında farkındalık paylaşımları yapılan ve dikkat çekilmeye çalışılan konu: siber zorbalık. Peki, nedir bu siber zorbalık? Gerek mesajlarla gerek yorumlarla kişiyi aşağılayan, hakaret eden ve bu kişileri intihar safhasına kadar getiren insanlara siber zorba denir.  Zorbalık kelimesinin anlamını biliyoruz aslında. Zorbalık, birinin ötekine zarar verici fiziksel, sözel, cinsel vb. davranışlarıdır. Siber kelimesi başına eklendiğinde ise, bunu teknolojik bilgi ve iletişim araçlarının kötüye kullanılarak karşıdaki kişiye zarar verme davranışı olarak tanımlayabiliriz.

TEKNOLOJİNİN YANLIŞ KULLANIMI!

Siber zorbalık konusuna dair bizlere konuşan Pedagog Olcay Karaca, siber zorbalığa maruz kalanlar ve maruz kalmak istemeyenler için bilgiler verdi. “Siber Zorbalık” nedir diye soru yönlendirdiğimiz Karaca şöyle başladı: “Kişinin elektronik iletişim araçlarını kullanarak belirli bir zaman içerisinde veya sürekli olarak, kendisini savunma gücüne sahip olmayan bir kişi ya da gruba yönelik olarak kasıtlı bir şekilde psikolojik, sosyal, sözel veya görsel saldırgan davranışlardır. Siber zorbalıkta; bilgisayar ve cep telefonu gibi iletişim vasıtaları kullanılarak gönderilen elektronik verilerle bireylerin tehdit edilmesi, küçük düşürülmesi, gruptan dışlanması, ayrımcılığa maruz kalması görülür.”

Siber zorbalığın teknolojinin yanlış kullanımı sonucu ortaya çıktığını kaydeden Karaca, “Siber zorbalık, ilk olarak Batılı ülkelerde hortlayan bir sorun olsa da artık dünyanın her yerine salınmış çağın en büyük problemlerinden biri. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak birbirlerini aşağılayıcı, hakaret edici içerikli mesajların yer aldığı yorumlar yapmak siber zorbalığın en dikkat çekici örneklerinden. İnsanın algısına göre değişen bu olayın da aynı mobbingde olduğu gibi sınırları ve yaptırımları ne yazık ki güç. Bu yüzden de gerek hukuki olarak gerekse de sağlık açısından konunun çok dikkatlice ele alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

13-18 YAŞ GRUBU DİKKAT!

Siber zorbalığın daha sık yaşandığı yaş grubunu da ele alan Karaca şöyle başladı: “Siber zorbalığın daha çok yaşandığı yaş grubu ise ergenlik dönemi, özellikle 13-18 yaş aralığıdır. Araştırmalara bakıldığında, 13-18 yaş ergenlerinin yarısının siber zorbalık mağduru olduğu ve her beşinden birinin ise siber zorba olduğu görülmektedir. Bu konuyla ilgili yine ergenlik dönemindeki bireylerle Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre ise her üç kişiden biri siber zorbalık mağduruyken, her dört kişiden biri siber zorba olarak hayatını sürdürmektedir. Rakamlar incelendiğinde, teknolojinin bu kadar hayatımızın içine işlemesi ve bizi kendine bağımlı hale getirmesi sürecinde aslında bu oranların oldukça ciddi olduğu görülüyor.”

Siber zorbalığın sadece fiziksel olmadığını hatırlatan Karaca, “Bir davranışın zarar verici olması için sadece fiziksel olması gerekmez. Daha çok ergenler arasında yapılan, hakaret içerikli paylaşımların yapılması, birinin diğerini aşağılayıcı yorumları, birinin hesabını izni olmadan ele geçirme gibi durumlar da kişilere zarar vermektedir. Bu davranışlar ergenlere sorulduğunda bunu yapma sebepleri olarak: ‘arkadaş ortamı, sosyalleşme, eğlence, can sıkıntısı ve intikam’ gibi cevaplar alınıyor. Bunu yaşayan kişiler ise en çok öfke ve intikam duygularını hissettiklerinden bahsediyor” dedi.

Peki, bir eğlence olarak başka birinin hayatına zarar vermek ve karşılıklı olarak intikam duygularını beslemek ne kadar doğru olabilir ki? Aileler ve öğretmenler bu konuda neler yapabilir?

NELER YAPILABİLİR?

Konuşmasına devam eden Karaca, “Neler yapılabilir” e ilişkin de bilgiler sundu: “Bu durumun sonlanması ve daha ileriye gitmemesi için öğretmenlerin, ailelerin sorumluluğu oldukça büyük. İşe çocukları, öğrencileri konuyla ilgili bilgilendirmeyle başlanabilir. Bunu yaptıklarında aslında karşılarında sanal bir karakter olmadığı, gerçek insanların var olduğuna dikkat çekilerek konuyla alakalı bilgilendirme seminerleri düzenlenebilir. Sonrasında ise bu internet ve mobil telefonlarının kullanımı ile ilgili de bilgi verilerek bu kullanımların takip edilmesi, sınırlandırılması izlenecek yollardan biri olabilir.”

Çocuklara arkadaşlarından geri kalmaması için daha ilkokul çağında en lüks mobil cihazları almak ne kadar yanlışsa, alındığı halde nasıl kullanacağını, ne için kullanacağını anlatmamak, öğretmemek de o kadar yanlış. “Lütfen” diyerek ebeveynlere seslenen Karaca, “Lütfen ebeveyn ya da öğretmen olarak bu konu hakkında önce kendiniz bilinçlenip sonrasında çocuğunuzu da bilinçlendirmekten kaçınmayın. Çocukların sanal dünya üzerinden birbirlerine karşı intikam duyguları beslemelerine engel olun. Çocuklarla siber zorbalık konusunda konuşun, onları yargılamadan dinleyin ve başkalarına saygı konusunda çocuklara rol model olun. Siber zorbalığa karşı okulla işbirliği yapın. Çocukları siber zorbalığa maruz kaldığında bunu abartmak ya da yok saymak yerine siber ataklar ile nasıl mücadele edebileceklerini öğretin. Çocukların siber zorbalık vakalarını yetişkinlere, yasal kişi ve kurumlara bildirmeleri konusunda teşvik edin” diye aktardı.

FARKINA VAR! 

Karaca, siber zorbalığa maruz kalanlarda kişilik değişimi, içe kapanma, kızgınlık, gerginlik, internet kullanımı sonrası hüzün ya da öfke gibi birçok sonuç olabileceğini söyledi. Karaca, şunları ekledi: “Bu tür saldırılara maruz kalmadan önce alınacak bazı önlemler var. Sanal âlemde özel bilgilerin paylaşılmaması, tanınmayan kişilerin arkadaş olarak eklenmemesi, profilin herkese açık tutulmaması, provoke edici içeriklerin paylaşılmaması gibi. Eğer bir zorbalık gerçekleşirse saldırganı görmezden gelme, engelleme ya da zorbalığın gerçekleştiği ortamdan kaçınma gibi davranışlar, yaygın olarak başvurulan başa çıkma stratejileri arasında gösteriliyor. Saldırılara karşılık verilmemesi, zorbalık örneklerinin ve kanıtlarının saklanarak velilere ve gerekirse yetkili mercilere bildirilmesi önem taşıyor. Ancak yardım alma ve büyüklerle bu tür sorunları paylaşma bağlamında ciddi eksiklikler var.”

Ayrıca sosyal medya üzerinden, “Siber Zorba Olma! #farkinavar” kampanyası başlatılarak birçok sanatçının da destek vermesi sağlandı. Böylece farkındalıklarının ve kişilik haklarının korunması konusunda kişilerin duyarlılıklarının artması hedeflendi. Samsung ve BTK işbirliği ile yürütülen Siber Zorba Olma! #farkinavar kampanyası dahilinde pilot 20 okul ile başlayacak eğitimlerde çocukların, gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin teknolojinin kötü amaçlı kullanımına karşı farkındalıklarının ve kişilik haklarının korunması konusunda duyarlılıklarının artması hedefleniyor. Gençlerin teknolojiden en etkin şekilde faydalanmasının yanında, potansiyel zararlarını en aza indirmeyi amaçlayan Siber Zorba Olma! #farkinavar hareketini duyurmak amacıyla siber zorbalığa uğrayan gençlerin duygularını çarpıcı bir şekilde ortaya koyan ve Nejat İşlerin seslendirdiği dijital Reklam filmi yapıldı. Okullarda verilecek eğitimlerin yanı sıra siber zorbalığa dikkat çekmek için 13 Aralık günü Samsung Türkiye ve BTK sosyal medya hesaplarını karartıp, Siber Zorba Olma! sloganını #farkinavar hashtagi ile paylaşarak herkesi sosyal medyadaki bu hareketin bir parçası olmaya davet etti.

İNTİHAR EDENLERİN SAYISI ARTIYOR 

Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da ilk olarak görülen siber zorbalık, sosyal medyanın popülaritesinin artmasıyla birlikte tüm dünyada çok büyük bir sorun haline geldi. Son 10 yılda siber zorbalığa maruz kalan kişi sayısı da çoğaldı. Siber zorbalık sonrasında yaşanan intihar vakaları da tüm dünyada gittikçe artıyor. İşte o intihar girişimlerinden bazı örnekler;

Brandy Vela, Amerika Birleşik Devletleri Teksas’ta yaşayan 18 yaşında genç bir kız. Uzun yıllardır okulda ve çevresinde zorbalıkla karşılaşan genç kız, son bir yıldır yoğun bir siber zorbalığa maruz kalınca geçtiğimiz ay intihar etti. Odasında göğsüne doğrulttuğu bir silah ile intihar eden genç kızı ailesi buldu. İntiharının sebebinin son dönemde yaşadığı siber zorbalık olduğu ortaya çıktı. Genç kızın fazla kilolarına kafayı takan akranları, ona olmadık şeyler söylüyordu. Adına sahte hesaplar açıldı; bir fotoğrafta onu şişman bir domuz olarak gösteriyorlardı, bir başka fotoğrafta ise genç kızın fotoğrafına doğrultulmuş bir silah vardı. Brandy öldükten sonra da hakaret içerikli yorumlarını yazmaya devam ettiler. “Neden hala buradasın ki?”, “Şişman ve çirkinsin” gibi yorumlarını sürdüren kullanıcılar, ailenin hukuki süreç başlatmasının ardından bu yorumları sildi. “Görebileceğiniz en güzel yüze ya da sarılacağınız en ince bele sahip değilim. Ama sizi onla sevebileceğim en büyük kalbe sahibim” paylaşımı ise genç kızın Instagram hesabında yaptığı son paylaşım.

ABD’de 5. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ashawnty Davis’de, kendisine zorbalık yaptığı iddia edilen bir çocukla kavga ederken çekilen videosunun sosyal medyadan paylaşılmasının ardından intihar etti. Yaşadığı siber zorbalığın ardından kızının durumunu anlatan annesi, “Korkusunu gözlerinin içinde gördüm” dedi. Anne, kızının olaydan sonra iki hafta boyunca yatılı bir rehabilitasyonda destek aldığını belirtti. İki hafta sonra rehabilitasyon merkezinden çıkıp eve gelen Davis kendisini asarak intihar etti. Ailesi, kızının yaşadıklarının ‘inanılması güç’ ancak gerçek olduğunu belirtirken kızının yaşadıklarının diğer ailelere ders niteliğinde olmasını umduklarını ifade ettiler. “Ailelerin bu yaşadıklarımızın gerçek olduğunu bilmelerini istiyorum” diyerek sözlerini noktaladılar.

Haber Merkezi