Sayfa Yükleniyor...
Salgın nedeniyle geçim sıkıntısı içinde olan ve sokakta şarkı söyleyen İzmirli iki müzisyenin, izin belgeleri olmasına rağmen Kürtçe şarkı söyledikleri için zabıtalar tarafından engellendikleri iddia edildi
ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
Ülke çapında salgınla mücadele kapsamında alınan önlemler ülke çapında müziğin sesini kıstı. Aylardır işsizlikle baş etmeye çalışan müzisyenler, bir yandan da geçim derdiyle boğuşuyor. İzmirli iki müzisyen Mahfuz Karaaslan ve Kasım Taşdoğan da pandeminin yarattığı buhranın gölgesinde yaşama tutunabilmek için sokak sanatçılığı yapmaya başladı. Şarkılarıyla her hafta başka bir sokakta sahne alan ikili, geçtiğimiz günlerde Karşıyaka’da zabıta ekiplerinin müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. İddiaya göre; Kürtçe şarkılar söyledikleri için engellenmeye çalışılan iki sanatçı, ayrıca müzisyen kartlarının iptaliyle tehdit edildi.
ARTIK MOBBİNGE DÖNÜŞTÜ
Pandemi sürecinde sokak müzisyenliği yapmaya başladıklarını söyleyen Kasım Taşdoğan, bunun için İzmir Büyükşehir Belediyesinden gerekli izinleri aldıklarını belirterek, “Bu konuda uyulması gereken kurallara uyuyoruz. Sokak müzisyenlerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nden alması gereken bir izin belgesi var. Biz de bu belgeyi aldıktan sonra yaklaşık 3 aydır müzisyen arkadaşımla bu civarda müzik yapıyoruz. Bu süre zarfında resmi bir engel olmamasına rağmen zabıtaların, kolluk güçlerinin ya da bekçilerin; çoğu zaman keyfi çoğu zaman da keyfi denilerek bizi engelleme çabaları var. Bu artık sürekli bir hal aldı ve mobbinge dönüştü. Başlarda uzlaşma arıyorduk ama sürekli hale gelince bir iki zabıta memurunun histerik durumunun kural olarak bize dayatılmasıyla karşı karşıya kaldık. Son olayda İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karşıyaka Belediyesinin zabıta ekiplerinin engellemesi ile karşılaştık” ifadelerini kullandı.
KART İPTALİYLE TEHDİT ETTİLER
Kürtçe müzik yaptıkları gerekçesiyle zabıta ekipleri tarafından engellendiklerini iddia eden Taşdoğan, şunları söyledi: “Ses sistemi kullanarak şarkılarımızı söylüyorduk ve yanı başımızda birçok arkadaş aynı şekilde müzik yapıyordu. Bize ses sistemi kullanamayacağımızı söylediler. Bunun yönetmelikte uygun olduğunu söyledik. Ses ölçümü yapmalarını ve eğer yüksekse bize cezai işlem uygulamalarını istedik. Ama bunu yapmadılar ve müzisyen kartımı iptal ederek burada bir daha müzik yapamayacağımızı söylediler. Karşı çıkmaya çalıştığımız şey şu... Herkes yaptığımız müziği ve söylediğimiz dili beğenmeyebilir. Sokaktan geçen herhangi birinin milliyetçi duygularla beni şikayet etmesi çok normal ama bu kuralmış gibi bize dayatılamaz. Yetkililerden bu tutumun bilgileri dahilinde olup olmadığını öğrenmek istiyoruz. Zabıtaların kendi bireysel tutumları bize kanun gibi dayatılıyorsa ciddi bir insan hakları eğitimine ihtiyaçları olduğunu düşünüyoruz. Çevredeki birçok vatandaş da olaya şahit oldu, bizi dinliyordu. Bize yapılan haksızlığın ırkçılık olduğunu söylediler. Zabıtalar ise Kürtçe şarkı söylüyorlar diye engellediklerini söyleyemediler elbette. Sesi bahane ederek ya da esnafın şikayeti var diyorlar.”
Haber Merkezi