Sayfa Yükleniyor...
‘Çocuğumun fotoğraflarını paylaşmanın sakıncalarını bilsem de paylaşmak istiyorum’ diyen sosyal medya anneleri için uzmanlar uyarılarda bulundu ve sosyal medyada yapılan paylaşımların artık ‘kısıtlı bir kitle’ye sunulmadığını vurguladı
GURBET BÜYÜKMASKAN
Hem kız çocuklarını hem de ebeveynlerini yakından ilgilendiren güncel bir soruna yönelik konuşan Öğr. Gör. Sosyolog Serap Duygulu ve Avukat Leyla Yüzücü, ebeveynlerin sosyal medyada çocukları ile ilgili paylaşımlar yapması konusunu tartıştı.
Öğr. Gör. Sosyolog Serap Duygulu tarafından mahremiyet ve istismar kavramları çerçevesinde ebeveynlerin sosyal medya kullanımı konusunda gerçekleştirilen araştırma sonuçlarının da açıklandığı söyleşide, sosyal medyada fotoğrafları paylaşılarak büyüyen çocukların ileriki yaşamlarında narsizm, egoizm gibi sorunlara sahip olabileceğinin altı çizildi.
ÇOCUK İSTİSMARI VE ÖZEL HAYAT
Özellikle günümüzde bireylerin yalnızlaşmasına karşın sosyal medyada ‘takipçi’ sayılarının gün geçtikçe arttığını ve bu sebeple insanların sürekli paylaşım yapma; hatta en mahrem alanlarını açma ihtiyacı hissettiğini belirten Duygulu, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin farklı bölgelerinde ve farklı yerleşim birimlerinde yaşayan, farklı yaş gruplarından 850 katılımcının sosyal medyada yapılan paylaşımlarla ilgili duygu, düşünce ve davranışlarını belirlemek üzere bir anket çalışması yaptık. Anket sonuçlarına göre katılımcıların %76’sı sosyal medyada paylaşımlar yapmayı sevdiğini belirtti. Tüm katılımcıların %67’si ise sosyal medyada çocuk fotoğraflarının rahatsızlık verebileceğini söyledi. Rahatsızlık verebilecek içeriklerde ise en başta çocukların mahrem alanlarını ortaya koyabilecek fotoğrafların yer aldığını gördük. Bununla birlikte sosyal medyada çocuk fotoğrafı paylaşılmasına karşı olan katılımcılar ağırlıklı olarak ‘çocuk istismarı’ ve ‘özel hayat’ kavramlarını önemsediklerini ifade ettiler. Bu bulgular ışığında çalışmanın temelini oluşturan sosyal medyada paylaşılan çocuk fotoğraflarının, çocukların özel anlarına ait görüntüleri içermesi çocukların mahremiyetini ihlal etmektedir. Ancak buna rağmen anneler küçük çocuklarının fotoğraflarını paylaşırken, takip, taciz, istismar gibi tehlikelerin var olduğunu bilerek paylaşım yapmaya devam ediyor. Bunun sebebi kişinin onaylanma ve beğenilme ihtiyacı. Ayrıca sadece ‘kısıtlı bir kitle’ ile paylaştıklarını söyleyerek doğabilecek tehlikelere karşı korunduklarını düşünüyorlar.”
‘KISITLI KİTLE’ ANLAYIŞI YANLIŞ
Konunun hukuksal boyutunu inceleyen Avukat Leyla Yüzücü ise sosyal medyada yapılan paylaşımların artık ‘kısıtlı bir kitle’ye sunulmadığını, hatta kısıtlı kitle kavramının yok olduğunu vurguladı. Sosyal medyada paylaşılan bilgilerin kamuya sunulmuş içerik olarak değerlendirildiğini ve bu sebeple kamunun ortak malı olarak kabul edildiğini belirten Yüzücü, “İnsanların kendilerine sosyal medyada paylaşım yapmadan önce ‘Bunu neden paylaşmak istiyorum? Bana ya da topluma katkısı ne olacak?’ diye sormaları gerektiğini belirtti.
Haber Merkezi