Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilk kez gerçekleştirilen ‘Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması’, Türkiye’de bireylerin en sık karşılaştığı suç türlerini, güvenlik algılarını ve mağduriyet sonrası davranışlarını ortaya koydu. Araştırmada hırsızlık, dolandırıcılık, bilişim suçları, tehdit, rüşvet, taciz ve cinsel taciz gibi birçok başlıkta dikkat çeken veriler paylaşıldı. Araştırmaya göre, son bir yıl içerisinde en yaygın mağduriyet türleri dolandırıcılık ve bilişim suçları oldu. Özellikle telefon, internet ve dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimlerinin ciddi oranda arttığı görüldü. Hanelerin güvenlik amacıyla en çok kullandığı yöntemler arasında ise çelik kapı, güvenlik kamerası, alarm sistemi ve pencere demiri gibi fiziksel güvenlik önlemleri öne çıktı.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise taciz ve cinsel taciz suçlarına ilişkin veriler oldu. Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması’na göre, en düşük bildirme oranına sahip suç türleri arasında cinsel taciz ve cinsel olmayan taciz yer aldı. Çok sayıda mağdurun yaşadıklarını resmi kurumlara bildirmediği ortaya çıktı.
GÜVENLİK KAYGILARI VE ADALET SİSTEMİNE YÖNELİK GÜVEN
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Sekreteri Fidan Ataselim, kadınların şikayet süreçlerine dair güvensizlik yaşadığını belirtti. Ataselim, “Kadınlar şikâyet süreçlerinde beyanının sorgulanacağını, kendisinin suçlanacağını, özel hayatının didik didik edileceğini ve korunmayacağını düşünüyor” ifadelerini kullandı. Ataselim, özellikle kadınların maruz kaldıkları şiddet ve taciz olaylarında adalet mekanizmasına güven duymadıkları için resmi başvurudan kaçındığını vurgulayarak, bu durumun suçların görünürlüğünü azalttığını söyledi. Uzmanlar ise düşük bildirim oranlarının, kadınların yaşadığı şiddetin gerçek boyutunun resmi verilere tam olarak yansımamasına neden olduğuna dikkat çekiyor.
Araştırma, Türkiye’de suç mağduriyetine ilişkin kapsamlı veri sunmasının yanı sıra, bireylerin güvenlik kaygıları ve adalet sistemine yönelik güven düzeyine dair önemli ipuçları da ortaya koydu.