Sunay Akın: Müzede ölmek istiyorum

Ege Bölgesi Sanayi Odası Vakfı Kadınlar Birliği, cumhuriyetin 93. yıl dönümü dolayısıyla şair, yazar Sunay Akın’ın konuk olduğu “Cumhuriyet'in Değerleri” adlı bir söyleşi etkinliği düzenledi


  • Oluşturulma Tarihi : 22.10.2016 08:36
  • Güncelleme Tarihi : 22.10.2016 08:36
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Sunay Akın: Müzede ölmek istiyorum

TANER UYANIKER

Ege Bölgesi Sanayi Odası Vakfı (EBSOV) Kadınlar Birliği, Cumhuriyetin 93. yıl dönümü nedeniyle EBSO Meclis Salonu'nda düzenlediği söyleşide Sunay Akın’ı ağırladı. EBSO Meclis Salonu'nda “Cumhuriyet'in Değerleri” adıyla gerçekleştirilen söyleşide Akın, dünya uygarlık tarihinde kültürün önemine değinerek, cumhuriyetle beraber kültürel yükselişimize dikkat çekti.

Akın konuşmasına başlarken Atatürk’ün kitap sevgisine ayrı bir parantez açtı. Özellikle Atatürk’ün 30 Ağustos zaferi öncesinde yaşadığı bir anekdotu dinleyicilerine aktaran Akın, “30 Ağustos'ta zafer kazanılmış, karargah çadırları sökülüyor, Ankara'ya dönüş hazırlıkları yapılıyor. Mustafa Kemal, bir askeri çadırının yanına çağırıp ‘Sakın kitaplarımı unutmayın' diyor. Askerin boş sandık beklediğini söylemesi üzerine bir mermi sandığını boşaltarak kitapları buna doldurmasını emrediyor. Atatürk yüzünden 2 gün gecikti zafer. 20-21 Ağustos'ta her şey hazırken Mustafa Kemal çadırından çıkmadı. İstanbul'dan özel olarak getirttiği kitabı okudu; Çalıkuşu. Biz Mustafa Kemal'in kitap sevgisi yüzünden bağımsızlığı 2 gün ertelemiş milletiz. O gün kitapları hedef göstermiş ama görememişiz. Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır dedi. Hangi lider savaş esnasında yeni çıkan kitabı takip eder ve onun getirtilmesini ister? Bu Atatürk’ün büyüklüğünü gösterir” diye konuştu.

‘SUNAY AKIN MÜZEDE GEZERKEN ÖLDÜ' DENSİN

Dünya kütüphaneleri ile Türkiye’deki kütüphaneleri karşılaştıran Akın, Türkiye'de kütüphanelere çok değer verilmediğini söyledi. Türk kütüphanelerinde kitapların yerini gösteren ilk sistemin 1942'de Muzaffer Gökman tarafından kurulduğunu anlatan Akın, bunun bu kadar gecikmesinin nedenini de kitap okunmamasına bağladı. Muzaffer Gökman'ın 1952 yılında o dönem İstanbul Üniversitesi’nde bulunan Türkiye'nin en büyük kütüphanesini büyütmek istediğini ancak yandaki arsanın belediyenin cenaze araçlarına otopark olarak kullanılması nedeniyle izin vermediğini anlattı. Akın, “Dünyayı bugüne ekonomi filan yönetmiyor bilgi yönetiyor. Washington’da dünya neden yönetiliyor? Çünkü dünyanın en büyük kütüphanesi oradadır. Eğer bir gün bizde İstanbul’da dünyanın en büyük kütüphanesini kurarsak o zaman onlar lira ne kadar oldu diye düşünür” dedi. Kütüphaneler ve müzelerde geçirdiği zamanları hayatının en güzel yılları olarak tanımlayan Sunay Akın, “Umarım hayatım oralarda sona ersin. ‘Sunay Akın müzede gezerken öldü' densin” diye konuştu.

İLK BİLİMKURGU ROMANI ADIYAMAN’DA YAZILDI

Berlin Kütüphanesi’nde 2 bin yıl önce yazılmış dünyanın ilk bilim kurgu uzay romanı hakkında bilgi veren Sunay Akın, en sevdiği kütüphanenin de aynı zamanda Berlin Kütüphanesi olduğunu söyledi. Sunay, kütüphane ve kitap hakkında şunları söyledi: “Müthiş bir kütüphane. Berlin Kütüphanesi’nde dünya edebiyatının ilk el yazması eserler var. Bunlardan biri ilk bilim kurgu uzay romanı. Yaklaşık 2 bin yıl önce yazılmış. Yazan Lucian. Roman şöyle başlıyor: ‘Olimpiyatlara katılmış 50 atletle bir gemide karanlık denizde gidiyorduk. Fırtına çıktı. Dalgalar gemiyi kaldırdı indirdi, kaldırdı indirdi, kaldırdı gittik, Ay'a konduk’ İlk aya seyahat 2 bin yıl önce. Ayda taşı kaldırıyorlar altından böceklere benzer yaratıklar çıkıyor. 2 bin yıl önceki uzaylılar. Bugün de aynı tasvir edilmiyor mu? İşte bu kitap Berlin Kütüphanesi’nde. Kitapta orada ayın kralı ile güneş arasındaki mücadele anlatılıyor ve sonunda ayın kralı güneşe karşı zafer kazanıyor. İşte dünyanın ilk bilimkurgu romanı Adıyaman ve Urfa arasında yer alan Samsat'ta yazılıyor. Yani bizim topraklarımızda. Bir gün sizin de gidip o kitabı görmenizi isterim.”

FATİH SULTAN MEHMET KÜTÜPHANECİYDİ

Söyleşi de Fatih sultan Mehmet’e ayrı bir parantez açan Akın, “Fatih Sultan 6 dil biliyordu. Çok okuyan birisiydi. 12 yaşında çizdiği bir çizimde hem sanat hem diş tedavisinde bilgiler veriyor. O yaşta bilimle sanatı buluşturuyor. O çizim şu an ne yazık ki Topkapı Sarayı’nın bodrumunda farelere yem ediliyor. Osmanlı’da Her padişahının bir mesleği vardı. Fatih’in mesleği de kütüphanecilikti. Ancak onun adını taşıyan bir kütüphane yok. Eğer belediye başkanı olursam bir kütüphane açacağım ve şu sözünü kapısının üstüne yazacağım ‘Bir şehir için olmazsa olmaz 3 şey vardır; kanalizasyon, hamam ve kütüphane. Kanalizasyonla şehrin pisliğini akıtacağız, hamamla vücutlarımızın, kütüphanede ruhlarımızı aydınlatacağız'. Bu sözü söyleyen bir padişah adına kütüphane yok” dedi.

 

Haber Merkezi