GÜNDEM

Süt ürünlerinde indirim beklenmiyor!

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Harun Raşit Uysal, süt ürünlerinde yapılan zamların dolar kurundaki hareketlilikten önce çiğ süt fiyatı ve girdi maliyetleri ile olduğunu fiyatların şu aşamada geri çekilmesini beklemediğini söyledi

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN-ÖZEL HABER

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Harun Raşit Uysal, dolar kurundaki hareketlilikten dolayı süt ürünlerinde oluşan fiyatları değerlendirdi. Prof.Dr. Uysal, doların8 TL’den2 TL’ye yaşadığı düşüşten süt ürünlerinin şu aşamada etkilenmeyeceğini, süt ürünlerinde yapılan zamların doların2 TL seviyesine geldiği zamanlarda maliyet artışları ve çiğ süt fiyatlarına yapılan artışlardan kaynaklandığını söyledi. Prof.Dr. Uysal, piyasa koşullarının oturması ve doların 8-9 TL’ye gelmesi halinde ise tüketici olarak gıda fiyatlarında düşüş olmasını beklemenin doğal olacağını söyledi.

DİĞER MALİYETLER DE ARTTI

Ulusal Süt Konseyi’nin 6 aylık dönem için çiğ süt referans fiyatını 4.70 TL olarak açıkladığını çiğ süt fiyatı arttığında süt ürünlerinin fiyatının artmasının da normal olduğunu belirten Prof.Dr. Uysal, “Referans fiyatı 3.20 TL’den 4.70 TL’ye geldi arada.5 TL’lik fark oldu. Sadece çiğ süte gelen artıştan pastörize ve UHT sütün en az.5 TL artması normal. Sadece çiğ süt nedeniyle yoğurdun da 2 TL artması, peynirin0 TL artması normal. Bir de bunun dışındaki maliyetleri düşündüğümüzde; asgari ücret artışı, akaryakıt zammından dolayı lojistik maliyeti, elektrik zammı, doğalgaz zammı yani enerji maliyetleri arttı. Süt ürünleri endüstrisinin kullandıkları yardımcı maddeler maya gibi maddelerin fiyatı arttı. Dolayısıyla sadece burada çiğ süt fiyatı artışı kadar artışın maliyete eklenmesi gerekir diye düşünmemek lazım. Saydığımız diğer maliyetleri de hesaplamak lazım. Bu maliyetleri de hesapladığımızda diğer işlenmiş süt ürünlerinin artışı normaldir” diye konuştu.

DOLAR8 TL’DEYKEN ZAM OLMADI

Dolar8 TL’ye çıktığı zaman süt fabrikalarının zam yapmadığını süt ürünlerine dolar2 TL’ye çıktığı zaman zam yapıldığını ifade eden Prof.Dr. Uysal, “Doların8 TL’ye çıkması-2 gün içinde oldu. O sürede süt ürünlerine zam gelmedi. Şu anda reel olarak baktığımızda doların fiyatının2 TL olarak görülüyor.8 TL’lik dolar fiyatı şişirilmiş bir fiyattı. Bazı girdiler dolar, bazı girdiler de tarımda Euro üzerinden hesaplanıyor. Doların2 TL civarındayken süt ürünlerine gelen zam o seviyede geldi. Fiyatların bu seviyede kalması normal bunun düşürülmesini bekleyemeyiz. Acaba2 TL’ye geldiği zaman süt ürünlerine yapılan zamlar normal miydi diye düşünebiliriz. Şu anda8’den dolar2 TL’ye düştü süt ürünlerinin de fiyatının düşmesi gerekiyor teorisi doğru değil. Çiğ süt, işçilik, enerji ve diğer girdilerin maliyetlerini düşündüğümüz zaman bir artışın olması normal” şeklinde konuştu.

BEKLENTİMİN ÜZERİNDE ARTIŞ OLDU

Artışların normal karşılanmakla birlikte tüketici için dezavantaj olduğunun altını çizen Prof.Dr. Uysal, “Benim beklediğimin üzerinde artışlar oldu. UHT sütün 8 TL seviyesinden3 TL’ye çıkması çok mantıklı gelmedi. UHT sütün 8 TL iken0 TL’ye çıkması maliyetleri düşündüğümüz normal karşılanabilirdi. Peynirde çiğ sütten gelen maliyet0 TL onun üzerine diğer maliyetleri de koyduğunuzda 40 TL olan peynirin 55 TL’den satılması normaldir. Ama 70 TL olursa peynir fiyatı doğal bir artış olarak görülmez. Çiğ sütten gelen sadece0 TL’lik bir maliyet var. Peynirler 3-6 ay arasında depolanıyor ve ondan sonra satışa sunuluyor” dedi.

TARIMSAL GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞMELİ

Son olarak şu aşamada süt ürünlerinin fiyatlarının düşmesinin beklenmemesi gerektiğini ifade eden Prof.Dr. Uysal, “Gıda ve süt fiyatlarının düşmesini beklemiyorum ama tarımsal girdilerin fiyatlarının düşmesini bekliyorum. Gübreye aşırı zamlar geldi. Yem, ilaçlar, antibiyotik fiyatlarının düşmesini bekliyorum. Bunların fiyatı düşerse tarımda maliyetleri azaltırız ve bu maliyet azalması gıda ürünlerine de yansır. Ancak yüksek fiyatlar hileli gıda ve kayıtdışı gıda pazarını tetikleyecek. Bunların yanında kayıtlı olupta hile yapan firmalar da var. İnsanlar ucuz market ve pazarlara gidecekler. Vatandaşlar hangi koşullarda, nerede ve kimler tarafından üretildiği belli olmayan gıda ürünlerine yönelecekler. Açıkta satılan ürünler gıda güvenliği açısından olumsuz bir durum. İnsanlar gelirleri düşük olduğu için bu ürünlere yönelecek” dedi.