Tarih yeniden canlandı

Mekanik saatlerin icadına kadar zamanı belirlemenin tek yolu olan ve hem M.Ö 1500’li yıllarda hem de Osmanlılarda kullanılan güneş saatini, İzmirli öğrenciler yüzyıllar sonra yeniden hayata geçirdi


  • Oluşturulma Tarihi : 02.12.2017 07:55
  • Güncelleme Tarihi : 02.12.2017 07:55
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Tarih yeniden canlandı

Karşıyaka İlçesi’ndeki proje okullarından olan Cihat Kora Anadolu Lisesi öğrencileri, zamanı belirlemek için kullanılan güneş saatine yıllar sonra hayat verdi. Arkeolojik kayıtlara göre eskiden zaman belirlemenin tek yol olarak kullanılan güneş saatleri, Osmanlı zamanında da özellikle dini topluluklar tarafından kullanılırdı. Mekanik saatlerin icadına kadar zamanı belirlemenin tek yolu olan güneş saatleri, günümüz saatlerinin yapımında da etkili oldu. Şimdilerde birer miras olarak kalan ve tarihi camilerde izlerine rastlanabilen güneş saati uygulamasını, İzmirli öğrenciler okulun bahçesine uzun uğraşların ardından yeniden tasarlandı.

“CAMİLERİN DUVARLARINDA OLURDU”

Projenin fikir babası olan Okul Müdürü Süleyman Yetişken, okulun fizik öğretmenleri Evrim Bilge Ayaz ve Galip Candır’ın önderliğinde öğrenciler Sudenur Öktem, Burak Külah, Süleyman Kordon, Cem Saltık, Orkun Karagöz ile projenin hayata geçtiğini belirterek, “Güneş saati özellikle Osmanlı zamanında camilerin girişlerinde, duvarlarda zamanı iyi kullanmak, namazlara yetişmek anlamında kullanılan bir çalışmaydı. Bu okula atandığım ilk günden itibaren, Osmanlılarda çok kullanılan güneş saatinin de okulumuzda olmasını çok arzuladım. Bununla ilgili fizik öğretmenleri ve öğrencilerimizle bir ekip kurdum. Kurduğum ekiple beraber çalışmaya başladık. Ekibimiz, okulumuzun bahçesine saati kurmak için uzun süre çalıştılar. Hatta geceleri geldiler, yıldızların hareketlerini takip ettiler, kuzeyi bulmaya çalıştılar. Farklı üniversitelerden profesörler, öğretim görevlilerini okulumuza davet ederek ilk önce kuzeyi bulduk. Kuzeyi bulduktan sonra da artık çalışmalara başladık. Hem okul öğrencilerimiz hem de çevredeki okulların öğrencilerini davet ederek, bu saatin nasıl kullanıldığını anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Güneş saati kurma sürecinin çok kolay geçmediğini aktaran Yetişken, “Tabii ki kolay bir şey değil, bir çalışma ve emek var. Geceleri gelip kuzeyi bulmanız, güneşi takip etmeniz, okulun güneş alan en iyi yerini bulmanız gerekiyordu. Bunun yanında pusula ile çizimlerini tespit etmek gerekiyordu. Bir de finans ayağı var onu da temin ettik. Hiçbir sıkıntı yaşamadan tamamladık” dedi.

“TÜBİTAK’A KATILDIK”

TÜBİTAK’a da katılan projeyi hazırlayan öğrencilerden Sudenur Öktem, süreç içerisinde çok fazla çalışma gerçekleştirdiklerini ve yurtdışı üniversitelerinde tezler üzerinde araştırma yaptıklarını ve üniversite profesörleriyle çalıştıklarını söyledi. Güneş saati kullanımının çok basit olduğunu gölge çubuğu yani gnomon olarak insan vücudunun kullandığını ifade ederek, “Örneğin, sahile gittiğinizde çocuklar yuvarlak bir şey çizer ve çubuk koyardı. Biz burada çubuk yerine gnomon olarak insan vücudunu kullanmaya karar verdik. Boyutları ona göre ayarlandı, bütün hesaplamalar yapıldı, denendi. Gnomon olarak insanı kullanıyoruz. Güneş saatimizin üzerinde plakalar var. Hangi aydaysak o ayın plakasının ortasında durmanız gerekiyor. Çünkü ayın hangi zamanında olduğumuza göre güneşin konumu değiştiği için sizin gölge boyunuzda değişiyor. Biz bunu engelleyip tam kafanızın hizasının yani gölgenizin hizasının saate düşmesini engellemek için kullanıma şunu ekledik; sağ veya sol kolunuzu havaya dik bir şekilde kaldırdığınızda bunun gölgesi saate tam olarak gösteriyor. Bu aynı zamanda ayların analemmatik konum gereği ile gerçekleşiyor. Gayet kolay kullanımı var. Okul öğrencileri de zaten bunu çok sıkıldıklarında kullanıyorlar, farklı bir proje oldu” ifadelerini kullandı. (İHA/İZMİR)

Haber Merkezi