Sayfa Yükleniyor...
Taşeron işçilere kadroya geçmeleri için yapılan sözleşmeyle ilgili konuşan Türk Sağlık Sen İzmir-1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Doğruyol, 15 yıldır umutlandırılan taşeronların umutlarının kursaklarında kalacağını söyledi
ÖZKAN PEKÇALIŞKAN
Türkiye Kamu Sen İzmir İl Temsilciliği, taşeron işçilere kadroya geçmeleri için yapılan zorunlu sözleşmeyle ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Türk Sağlık Sen İzmir-1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Doğruyol yaparken, diğer şube başkanları da açıklamaya destek verdi. Doğruyol, 2002 yılından bu yana taşeron çalışan işçilere kadro verileceği vaadinin 15 yıl sonra gerçekleşme aşamasında olduğunu belirterek, 24 Aralıkta çıkan KHK ile 2 Ocak tarihinden itibaren başvurular alınmaya başlandı. Asgari ücretle iş güvencesinden yoksun çalışan taşeronlar büyük umut bağladıkları kadroya geçiş beklentisi maalesef pek çok hayal kırıklığını da beraberinde getirmiştir dedi.
NE İNSANİ NE DE VİCDANİ
Doğruyol, kadroya geçiş işlemlerinde pek çok kafa karışıklığının halen giderilemediğine dikkat çekerek, Kadroya geçiş aşamasında imzalatılan feragatnameyle geçmiş yıllarda hak edilmiş olan kıdem tazminatlarından vazgeçeceğine dair belgede, hak ve alacaklarına dair açılan davalardan ve alt işveren çerçevesinde çalıştığı için ortaya çıkan kıdem tazminatından feragat edeceğine dair imzalatılan belgeler çalışanlarda büyük hayal kırıklıkları oluşturmuştur. Bir milyona yakın taşeron çalışanın kıdem tazminatlarının devlete büyük bir yük getireceği elbette bilinen bir durumdur. Ancak devlet ciddiyeti içersinde bakıldığında işçilerin hak etmiş oldukları bir ücretten vazgeçmeleri istemekte ne insanidir nede vicdanidir diye konuştu.
TAKİBİ NEDEN YAPILMADI?
Taşeron işçilerin kadroya geçme sevinciyle önüne konan taahhütnameyi imzalamaktan çekinse de devlete karşı taahhütnameyi imzalamamasını düşünmenin hayalcilikten ileri gidemeyeceğine vurgu yapan Doğruyol, Olağanüstü hal uygulamasından dolayı devlet-birey arasındaki orantısız güç, imzalamamanın önündeki en önemli engellerden bir tanesidir. Bugüne kadar her yıl şirketler değişse de alt-üst işveren bağlantısından dolayı zaten taşeronlar yargı yoluyla kıdem tazminatlarını almaktaydılar. Bu şekliyle kazanılmış haklarından feragat etmelerini istemek, hakların ileri gitmesini değil, gerilemesini getirir. Yıllarca kamuya taşeron hizmet veren aracı şirketler yılsonu itibarıyla ortadan kaybolurken, kıdem tazminatlarını kamu kurumları öderken, bu güne dek bunların takibi neden yapılmamıştır? şeklinde konuştu.
ÇALIŞANLAR HAK KAYBINA UĞRAMASIN
Siyasilerin ve belediyelerin arpalık olarak kullandığı taşeron sisteminde hiçbir çalışanın hak kaybına uğramasını istemediklerini dile getiren Doğruyol, açıklamasını şöyle sonlandırdı: Taşeron şirketlerin ödemesi gereken kıdem tazminatlarının faturasının devletin sırtına yüklenmesi dolaylı olarak da 80 milyon vatandaşın cebinden çıkması kabul edilebilir bir durum değildir. Resmi Gazetede yayınlanan tebliğe göre, taşeronların kadroya geçmesi konusunda halen pek çok soru işaretinin giderilmediği de ortadadır. Hastanelerde çalışan bilgi işlem elemanlarında, dışarıdan hizmet alımıyla kamu kurumlarında hizmet veren şirket çalışanları, posta dağıtım işlerinde vb. pek çok çalışanın durumu halen net değildir. Yıllardır hizmet veren taşeron çalışanlara hem yazılı hem de sözlü sınavın yapılabilecek ve sınavın yöntemini her kurumun kendi belirleyecek olması da ne kadar sağlıklıdır. Okuryazar olmayanlara nasıl sınav yapacaksınız? Temennimiz 15 yıldır umutlandırılan taşeron çalışanların umutlarının kursaklarında kalmamasıdır.
Haber Merkezi