TİHEK'ten tesettürlü mayoyla çocukları havuza almayan tatil sitesine ceza

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından, çocukların "tesettürlü mayo" ile havuza girmesini engelleyen tatil sitesi yönetiminin, din ve inanç temelinde ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine hükmederek 204 bin 285 lira idari para cezası uygulandı.


  • Oluşturulma Tarihi : 29.03.2025 11:32
  • Güncelleme Tarihi : 29.03.2025 11:32
  • Kaynak : AA
TİHEK'ten tesettürlü mayoyla çocukları havuza almayan tatil sitesine ceza

Kurumun kararına göre, 2011 doğumlu H.K. ile 2016 doğumlu S.K, yaz tatillerini geçirmek üzere anne ve babasıyla akrabalarının Tekirdağ'da bulunan bir tatil sitesindeki yazlığına misafir oldu.

"Tesettürlü mayo" giydikleri gerekçesiyle havuza girmeleri engellenen ve sitenin güvenlik görevlileri tarafından havuz bölgesinden uzaklaştırılan çocuklar, durumu ebeveynlerine haber verdi.

Söz konusu uygulamadan vazgeçilmesi için site yöneticileriyle görüşen çocukların ailesinin talebi, "mayo, bikini, şort haricinde tişört, elbise türü kıyafetle havuza girilmesinin yasak olduğu" yönündeki site yönetim kurulu kararı gerekçe gösterilerek reddedildi.

Yaşanan olay sebebiyle tatilini yarıda kesen aile, çocuklarının ayrımcılığa maruz kaldığını ileri sürerek TİHEK'e başvurdu.

Başvuruyu değerlendiren TİHEK, din ve inanç temelinde ayrımcılık yasağı ihlali sebebiyle site yönetimine üst sınırdan 204 bin 285 lira idari para cezası verdi.

Kararın gerekçesi

TİHEK'in ihlal kararında, Anayasa'da herkesin eşit olduğunun güvence altına alındığı, her türlü ayrımcılığın ise yasaklandığı hatırlatıldı.

Anayasa'nın 24. maddesine göre herkesin, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahip olduğuna işaret edilen kararda, başvuru konusu olayda hukuki düzenlemelere aykırı hareket edildiği ifade edildi.

Somut olayda, ayrımcılık yasağının da ihlal edildiği kaydedilen kararda, 

"Site yönetiminin ayrımcılık yasağını ve eşit muamele ilkesini ihlal etmediğini ispat edemediği somut olayda; tesettürlü mayo giyenlerin havuzdan yararlandırılmaması şeklindeki uygulama, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu 4. maddesinde ayrımcılık türleri arasında sayılan doğrudan ayrımcılık olarak değerlendirilmiştir. Somut olayda başvuranlarının din ve inancı nedeniyle sunulan hizmetten diğer kişilere kıyasla eşit bir şekilde yararlanmasının engellenerek ayrımcılık yasağının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır." ifadeleri yer aldı.

Yazarımız Kim ?

AA