Sayfa Yükleniyor...
TÜGİAD Ege Şubesi’nin düzenlediği ‘TÜGİAD Ege Bilgilendirme Toplantıları’ çevrimiçi olarak devam ediyor. TÜGİAD Ege Bilgilendirme Toplantıları’na son olarak ‘Pandemi Sonrası Türkiye’de Öne Çıkan Sektörler’ başlığıyla DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı ve Zorlu Holding Strateji ve M&A Direktörü Dr. Abdullah Çerekçi konuk oldu. TÜGİAD Ege Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Melih Sebastien Durmuş, pandemi sonrası öne çıkan sektörleri tespit etmek için dünyayı ve ülkemizi iyi tanımak gerektiğini söyledi
TÜGİAD Ege Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Melih Sebastien Durmuş, pandemi döneminin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de zor şartlarda sürdüğünü ifade ederek, bu sürecin sonunda değişen ticaret şekilleri ve öne çıkan Pazar ve sektörler hakkında bilgi sahibi olmanın önemine vurgu yaptı. TÜGİAD Ege Bilgilendirme Toplantıları’nın bu anlamda üyelere ciddi anlamda katkı sağladığını ve ufuk açtığını belirten Durmuş, “Pandemi sonrası ticaret hızlanacak ve bu süreçte düşen ticaret hacmi hızla yükselecek. Bu süreçte de tedarikten lojistiğe birçok değişken öne çıkacak. Bunlar hakkında bilgi almak, ekonomik anlamda yeni dünya düzenine hazırlanmak adına Dr. Abdullah Çerekçi’yi ağırlamaktan memnunuz” diye konuştu.
DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı ve Zorlu Holding Strateji ve M&A Direktörü Dr. Abdullah Çerekçi, ‘Pandemi Sonrası Türkiye’de Öne Çıkan Sektörler’ başlığı ile bir sunum gerçekleştirdi. Çerekçi, sunumunun ilk bölümünde Türkiye’nin nasıl bir pozisyonda olduğuna ikinci bölümde ise biraz daha pandemi ile birlikte tüketici ve ülke yönetimleri ve endüstrilerdeki değişimlerin Türkiye’deki sektörlere etkisine değindi. Türkiye’nin genel ticaret dengesinde öne çıkan sektörleri ana başlıkları ile sıralayan Çerekçi, “4 sektör bu anlamda öne çıkıyor. Tekstil, otomotiv, elektrikli aletler, gıda ve içecek. Bu sektörlerde ülkemiz net ihracatçı konumunda” dedi.
Bu sektörlerin doğal kaynaklara bağlı olmaması, ülkemizin Avrupa pazarlarına yakın olması, işgücünün de önemli olduğu sektörler olarak birçok ortak yanı bulunduğunu ifade eden Çerekçi, “İşgücü ve yakınlık bu sektörlerde öne çıkıyor. Resme baktığımızda Türkiye ihracatının yüzde 70’ini yakın coğrafyalara, bunun da yüzde 50’sini Avrupa’ya yaptığını biliyoruz” dedi.
Dünyaya baktığımızda globalleşmenin çok hızlı geliştiğini ifade eden Çerekçi, “2012 yılından sonra dünyada global ticaretin belli bir doygunluğa ulaştığını; büyüme trendinden sonra da yatay bir hal aldığını görüyoruz. Özellikle neler bu durumu tetikledi, diye baktığımızda da bildiğiniz gibi üretim teknolojilerine robotların girmesi, üretimi tekrar kendi ülkelerine çekebilmeye başladı. Diğer taraftan ise ticaret savaşları, korumacılık, Çin’in yükselişi ile beraber batı ve ABD’nin çok daha korumacı bir politika gütmesi bunu tetikledi” dedi.
“Pandemi her şeyi değiştirdi”
Pandemi ile birlikte tüketiciler, sektörler ve ülke yönetimleri anlamında birçok değişiklik yaşandığını söyleyen Çerekçi, “Tüketici alışkanlıkları bu dönemde çok değişti, dijital platformlara büyük bir ilgi oluştu. Genel anlamda aciliyeti olmayan ürünlerden uzaklaşıldığı, marka algısının azaldığı bir dönem yaşıyoruz. Endüstri tarafında ise tedarik problemleri ciddi bir artış gösterdi. Tekstilden otomotive birçok sektörde hammadde tedariğinde sıkıntı yaşandı ve dolayısıyla üretim aksadı. Tüm dünyada çalışma şekilleri değişti; birçok sektörde ofis çalışanları uzaktan ya da esnek çalışmaya geçiş yaparken; üretim tesislerindeki çalışanların sağlıklarını koruyacak azami tedbirler alındı ve yeni çalışma prensipleri geliştirildi” dedi.
Tedarik zincirlerinin çeşitlendirildiği, lokal tedariğin ön plana çıktığı, fabrikalarda otomasyonun ve dijitalleşmenin önem kazandığı bir dönem geçirdiklerini ifade eden Çerekçi, “Hükümetler açısından da korumacılık arttı; her ülke kendi içine kapandı ve bu sürecin yönetimine büyük bütçeler ayrıldı.. Tüm bu gelişmeler ile birlikte önümüzdeki dönemde sağlık ve altyapı sektörlerinin ön plana çıkacağını düşünüyoruz. Öte yandan modern telekom sektörleri de daha fazla desteklenecek gibi görünüyor. Bu bağlamda, devletlerin ve özel sektörün daha fazla iş birliği içerisinde olacağına inanıyoruz.” diye ekledi.
Ön plana çıkan trendleri de sıralayan Çerekçi, sözlerini şöyle tamamladı:
Belli ürün gruplarında Türkiye öne çıkıyor. Yaklaşık 200 üründe diğer ülkelere kıyasla Türkiye çok daha fazla rekabetçi bir konumda bulunuyor. Ülkemizin bulunduğu coğrafi konum bu anlamda öne çıkmamızın en önemli nedenlerinden biri. Bu durumun yarattığı fırsatları 2021’in sonu ve sonrasında daha net şekilde göreceğimize inanıyorum. Türkiye’deki belirsizliklerin azalması da bu süreci destekleyecektir. AB Yeşil Mutabakatı’nın da özellikle de lojistik sektöründe bize kritik avantaj sağlayacağına inanıyoruz. Yeşil Mutabakat taşımacılığa da yaptırımlar getiriyor, bu anlamda yakın lokasyonlardan lojistik faaliyetleri daha fazla öne çıkacaktır. Türkiye olarak bu anlamda tam anlamıyla hazır olmasak da lojistik sektörünün bu duruma uygun dönüşümü sağlayacak zamanının olduğunu düşünüyoruz. Bu alandaki fırsatları iyi değerlendirmek gerekiyor. Son olarak önümüzdeki dönemde elektrikli otomobillerin teknolojik modüler parçalarının üretimi, ambalaj sanayi, otomasyon, dijital oyun, teknik tekstil, medikal cihaz sektörleri de öne çıkacak gibi görünüyor” HABER MERKEZİ
Haber Merkezi