Türk Psikologlar Derneği, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleşen silahlı saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananları büyük bir üzüntüyle takip ettiklerini belirterek, olayların yalnızca bireysel güvenlik sorunları ya da münferit vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
Dernek, eğitim ortamlarında giderek artan şiddet ikliminin toplumsal, yapısal ve çok boyutlu nedenleri olduğuna dikkat çekerek, okul temelli psikososyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi ve önleyici ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
ŞİDDETLE KUŞATILMIŞ BİR TOPLUMSAL İKLİM
Derneğin yazılı açıklamasında yer alan ifadeler şöyle: “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarını büyük bir üzüntü ile takip etmekteyiz. Yaralılara acil şifalar, kayıplarımızın yakınlarına ve tüm ülkemize başsağlığı dileriz. Okul, çocuklar ve gençler için güvenli olması gereken bir yaşam alanıdır. Bu alanların şiddetle anılır hale gelmesi, yalnızca tekil olaylarla açıklanamaz. Uzun süredir derinleşen toplumsal kutuplaşma, şiddetin gündelik yaşamda görünür ve sıradan hale gelişi, cezalandırılmayan saldırgan pratikler, bireysel silahlanmaya erişimin kolaylaşmasına ilişkin tartışmalar ve kamusal sorumluluğun zayıflaması, bugün karşı karşıya olduğumuz bu ağır tablonun oluşmasında etkili olmaktadır. Çocukların ve gençlerin şiddetle kuşatılmış bir toplumsal iklim içinde büyümeleri; medyada, dijital mecralarda ve siyasal dilde sertliğin sürekli yeniden üretilmesi, bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Bu nedenle yaşananları yalnızca bireysel patolojiler ya da münferit güvenlik sorunları olarak değerlendirmek yetersizdir. Gereken şey; önleyici, koruyucu ve toplumsal düzeyde kararlı bir müdahaledir. Bu kapsamda, okul temelli psikososyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi, erken müdahale ve ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve çocukların psikolojik güvenliğini merkeze alan bütüncül politikaların geliştirilmesi zorunludur. Buna ilişkin sorumluluğu bulunan yetkilileri gerekli idari ve politik adımları ivedilikle atmaya davet eder; bu şiddet döngüsünün durdurulması ve önleyici mekanizmaların hayata geçirilmesi yönünde kararlı bir irade ortaya konulmasının önemini vurgularız. Türk Psikologlar Derneği olarak, bu süreçte üzerimize düşen toplumsal ve mesleki sorumlulukları üstlenmeye hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiririz.”