Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenen Taraflar Konferansı'na (COP) ilk kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 1992 yılında kabul edilen sözleşmenin en üst karar organı konumundaki COP toplantılarında, sözleşmeye taraf bütün ülkeler temsil ediliyor. 196 ülke ile Avrupa Birliği'nin temsilcilerinin katıldığı konferanslarda, 12 gün boyunca her gün farklı bir gündem maddesi ele alınıyor ve küresel iklim politikalarına ilişkin önemli kararlar müzakere ediliyor.
Taraflar, her yıl gerçekleştirilen toplantılarda sözleşmenin ve bağlantılı hukuki düzenlemelerin uygulanma sürecini değerlendirirken, dünya genelindeki ilerlemeyi gözden geçiriyor ve yeni kararlar üzerinde çalışıyor.
TÜRKİYE'NİN HEDEFİ: KARARLARI SOMUT ADIMLARA DÖNÜŞTÜRMEK
Türkiye, COP31 başkanlığını yalnızca uluslararası müzakerelerin yürütüldüğü teknik bir organizasyon olarak ele almıyor. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yürüttüğü başkanlık sürecinde, küresel iklim politikalarında iş birliğinin artırılması ve uluslararası sisteme duyulan güvenin pekiştirilmesi amaçlanıyor.
Türkiye'nin COP31 vizyonunun merkezinde, geçmiş toplantılarda belirlenen hedeflerin ve alınan kararların uygulamaya geçirilmesi bulunuyor. Bu doğrultuda COP31, iklim politikalarının yalnızca müzakere edildiği değil, sahadaki karşılığının da ortaya konulduğu bir organizasyon olarak planlanıyor.
ERDOĞAN EV SAHİPLİĞİNDE LİDERLER ZİRVESİ DÜZENLENECEK
COP31 kapsamında 11-12 Kasım tarihlerinde, Mavi Bölge'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Liderler Zirvesi gerçekleştirilecek. Şimdiye kadar 102 ülkeden liderin ve 300'ün üzerinde bakanın COP31'e katılım bildirdiği belirtildi. Organizasyon alanı için 160 pavilyon ve 90 delegasyon ofisi başvurusu onaylandı.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) başta olmak üzere Birleşmiş Milletler, BM Genel Kurulu, Avrupa Komisyonu, Dünya Bankası, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Uluslararası Enerji Ajansı da zirvede lider düzeyinde temsil edilecek.
ANTALYA'DA 1,1 MİLYON METREKARELİK ZİRVE ALANI
COP31 organizasyonu için Antalya'da toplam 1 milyon 100 bin metrekarelik alan kullanılacak. Bu alanın 527 bin metrekarelik kısmı Mavi Bölge'ye, 582 bin metrekarelik bölümü ise Yeşil Bölge'ye ayrılacak.
Birleşmiş Milletler'in yetkisi altında faaliyet gösterecek Mavi Bölge, resmi müzakerelerin gerçekleştirileceği diplomatik merkez olarak tasarlandı. Devlet ve hükümet temsilcileri, bakanlar, ulusal delegasyonlar, akredite gözlemciler ve uluslararası kuruluşlar burada küresel iklim politikalarına yön verecek kararları ele alacak. Resmi görüşmelerin yürütüleceği Mavi Bölge'ye, ülke delegasyonları da dahil olmak üzere yaklaşık 100 bin ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.
YEŞİL BÖLGE'DE İKLİM ÇÖZÜMLERİ SERGİLENECEK
Ev sahibi ülkenin koordinasyonunda hazırlanan Yeşil Bölge, iklim konusunda geliştirilen projelerin ve yenilikçi uygulamaların tanıtılacağı alan olacak. Özel sektör temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, gençler, teknoloji girişimleri ve yenilikçiler bu alanda bir araya gelerek iklim çözümlerini paylaşacak, yeni iş birlikleri geliştirecek ve projelerini uluslararası katılımcılara sunacak.
Yaklaşık 582 bin metrekarelik Yeşil Bölge'yi 1,5 milyon kişinin ziyaret etmesi öngörülüyor. Ayrıca 154 ülkeden 45 bini aşkın iklim gönüllüsünün COP31 için akreditasyon işlemlerini tamamladığı bildirildi.
SIFIR ATIK VE DEPREM SONRASI İNŞA SÜRECİ DÜNYAYA TANITILACAK
Türkiye, Yeşil Bölge'de kendi iklim ve çevre politikalarının sahadaki sonuçlarını uluslararası kamuoyuyla paylaşacak. Bu kapsamda Sıfır Atık hareketi ile 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 11 ilde hayata geçirilen 455 bin iklim dirençli konut projesi öne çıkan başlıklar arasında yer alacak. Bunun yanı sıra yenilenebilir enerjinin kullanımı, atık yönetimi ve gıda tedariki gibi konuların da aralarında bulunduğu 12 tematik başlık, uygulamalı örneklerle ziyaretçilere aktarılacak.
COP31'İN ÖNE ÇIKAN BAŞLIĞI SIFIR ATIK OLACAK
Sıfır Atık yaklaşımı, COP31'de yalnızca tanıtımı yapılacak bir çevre programı olarak değil, organizasyonun genel işleyişine yön veren temel ilkelerden biri olarak uygulanacak. Mavi Bölge'de 10 bin metrekare büyüklüğünde, beş yapraklı tasarıma sahip Zaman Tüneli içerisinde Sıfır Atık Vakfı tarafından Sıfır Atık Müzesi oluşturuldu.
Yeşil Bölge'de kurulacak Sıfır Atık Uygulama ve Atölye Merkezi'nde ise özellikle çocuklar ve gençlere yönelik eğitimler düzenlenecek. Atıkların azaltılması, ayrıştırılması, yeniden kullanılması ve döngüsel ekonomi konuları uygulamalı çalışmalarla anlatılacak. Sıfır Atık anlayışının konferans alanıyla sınırlı kalmaması amacıyla Solak Köyü, Demirciler Köyü ve Ormana Köyü de Sıfır Atık Köyü olarak yerli ve yabancı ziyaretçilere tanıtılacak.
COP31 ALANI SANATLA DA BULUŞACAK
İklim değişikliğiyle mücadelede farkındalığın artırılması amacıyla sanat ve kültür etkinlikleri de COP31 programında önemli bir yer tutacak. COPArt Projesi kapsamında Antalya'daki organizasyon alanının tamamı açık ve kapalı sanat galerisi olarak değerlendirilecek. “Hâlâ Mümkün/Still Possible” temasıyla düzenlenecek etkinliklerde resim sergilerinden panellere, açık hava enstalasyonlarından farklı sanat çalışmalarına kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Böylece iklim eyleminin önemi, bilimsel verilerin yanı sıra kültürel ve sanatsal çalışmalar aracılığıyla da geniş kitlelere ulaştırılacak.
YEREL ÜRETİCİLER COP31'İN TEDARİK ZİNCİRİNDE YER ALACAK
COP31 alanında katılımcıların yeme-içme ihtiyaçlarını karşılamak üzere 22 restoran, 85 kiosk ve çeşitli otomatlar hizmet verecek. Organizasyon kapsamında faaliyet gösterecek yeme-içme markalarının tamamının Türk markalarından oluşması planlanıyor. Tedarik zincirinde yerel ve bölgesel üretime öncelik verilecek. Ürünlerin yüzde 51'inin 80 kilometrelik mesafeden temin edilmesi hedeflenirken, bölgesel ürün kullanımının yüzde 70'i, yerel ürün kullanımının ise yüzde 90'ı aşması öngörülüyor.
Menülerde helal, vegan, vejetaryen ve glutensiz seçeneklerin yanı sıra farklı beslenme ihtiyaçlarına da yer verilecek. Mevsimsel ürün kullanımı, düşük karbonlu menüler, gıda israfının azaltılması ve yerel üreticilerin desteklenmesi organizasyonun temel prensipleri arasında bulunacak. Bu uygulamalarla Antalya ve çevresindeki çiftçilerin ve üreticilerin ekonomik açıdan desteklenmesi, aynı zamanda gıdaların uzun mesafeler boyunca taşınmasından kaynaklanan karbon salımının azaltılması amaçlanıyor. Etkinlik süresince katılımcılara her gün çeşitli ikramlar da sunulacak.
ÇOCUKLAR VE GENÇLER İÇİN ÖZEL ETKİNLİK ALANLARI
COP31 organizasyonunda çocukların ve gençlerin iklim bilinci kazanmasına yönelik çalışmalar da öncelikli başlıklar arasında yer alacak. Yeşil Bölge içerisinde oluşturulacak Çocuk Adası'nda Kızılay'ın Çevre ve Çocuk Dostu Mobil TIR'ı ile TÜÇA Çevre TIR'ı ziyaretçilere hizmet verecek. Ayrıca Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından Çocuk Etkinlik Köyü kurulacak. Bu alanlarda gerçekleştirilecek etkinliklerle çocukların çevre koruma, sürdürülebilir yaşam ve iklim değişikliği konularında bilinçlenmeleri hedefleniyor. Türkiye, COP31 boyunca hayata geçireceği tüm bu çalışmalarla uluslararası iklim hedeflerinin uygulamaya aktarılmasına katkı sunmayı, yerel projelerini dünyaya tanıtmayı ve küresel ölçekte yeni iş birliklerine zemin hazırlamayı amaçlıyor.