Uzmanlar uyarıyor! Gıda güvenliği tehlikede

Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artış sebebiyle piyasada çok fazla sağlıksız gıda maddesinin bulunduğunu belirten Biyolog ve Beslenme Uzmanı Can Kayacılar, sıkı gıda denetiminin şart olduğunu söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 23.01.2024 08:37
  • Güncelleme Tarihi : 23.01.2024 05:37
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Uzmanlar uyarıyor! Gıda güvenliği tehlikede

KEMAL ÖZKURT-ÖZEL HABER-Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyon sebebiyle özellikle yılbaşından sonra birçok gıda ürününde zamlar arka arkaya geldi. Yaşanan bu artışlar karşısında vatandaşlar sağlıklı gıdaya erişmekte zorluk çekerken, piyasada ise peynirden zeytine, baldan sucuğa kadar onlarca gıda maddesi taklit edilmeye başladı. Bunun yanı sıra sokak yemekleri diye tabir edilen ve açıkta satılan ürünler de denetimsizlik sebebiyle insan sağlığını tehdit ediyor. Yaşanan bu olumsuzluklar nedeniyle vatandaşların sağlıklı ve yeterli beslenemediğini, özellikle de büyüme çağında olan çocukların yeterli beslenememe sebebiyle birçok hastalığa yakalanma olasılığını fazlasıyla arttığını belirterek Türkiye’de gıda güvenliğinin sıkı denetime tabi olması gerektiğini ifade eden Biyolog ve Beslenme Uzmanı Can Kayacılar, “Sorunun temelinde, aslında gıda üretiminin yerelde değil de daha fazla global ölçekli üretimlere dönüşmesi ve bu dönüşümün doğrudan ‘maliyet odaklı üretim’ üzerinden ilerlemesi sorunu ile karşı karşıyayız. Toplumumuz başlıca enerji kaynağı olan proteinlerce zengin gıdalarla asla beslenemiyor. Bunun yerine işlenmiş karbonhidratlarla besleniyor. Böylece hastalıkların vücudunda gelişmesi için kapı aralamış oluyor. Öte yandan, çocuklarımızın beslenmeleri bana kalırsa facia. Çünkü sağlıklı gıdaya hepimizin ulaşması gerçekten çok zor. Çünkü bu konuda yoğun bir bilinç geliştirmemiz gerekiyor. Bu durumların tamamı aslında gıdanın topraktan tabağa yolculuğunda geçirdiğinin kontrolünü sağlayan sistemler. Yani sadece denetim yeterli ve doğru bir uygulama değil. Gıda güvenliğini sağlamak, üreticinin de görevi” diye konuştu.

gıda güvenliği

YEREL ÜRETİCİLER DESTEKLENMELİ

Son yıllarda gıda ürünlerinde eski tatların kalmamasının sebebini global ölçekli ve maliyet odaklı üretimden kaynaklandığını belirten Kayacılar, “Kök neden dediğimiz şeyde aslında gıda üretiminin yerelde değil de daha fazla global ölçekli üretimlere dönüşmesi ve bu dönüşümün doğrudan ‘maliyet odaklı üretim’ üzerinden ilerlemesi sorunu ile karşı karşıyayız. Örneğin, bir Avrupa ülkesine gittiğinizde karşınıza 3-4 peynir türü değil, yüzlerce ve hatta binlerce farklı peynir türü çıkıyor. Kooperatifler, bireysel üreticiler, tüm ürettiklerini marketlerde, belli gıda üretim şartlarında ürettiğini beyan ederek satabiliyor. Biz de o raflara ulaşabilmek için bile belli bir maliyeti tutturmanız gerekiyor. Böyle olunca da aslında üretici kendi ürününü market dışında pazarlamak durumunda kalıyor. Bu da belli zaman sonra ürettiği gıdalarda kalitenin düşmesine, üreticinin mutsuzluğu, halkın mutsuzluğuna dönüşmüş oluyor. Taklit, tağşiş gibi konular aslında hayatımızda asla olmaması gereken, doğru kayıt ve denetim mekanizmaları ile üstesinden gelinmesi gereken bir konu. Bunu temelde devletimizin kontrol altında tutması gerekiyor ama bu kontrol sadece suçun işlendiği zaman değil, o suçu işletmemek üzerine de kurulu olması gerekiyor. Yani özellikle yerel üreticilere, sadece üretici oldukları için kolaylıklar, özel imtiyaz ve imkanlar sağlanması ve özellikle yereldeki tüm ama tüm doğru üreticilerin güçlü bir şekilde desteklenmesi, en azından yönlendirilmesi gerekiyor. Bu olduğu takdirde ülkemizde gıda güvenliğini sağlamanın çok daha kolaylaşacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

beslenme

ÇOCUKLARIN BESLENMESİ TAM BİR FACİA

Gıda fiyatlarından ve iklim krizi kaynaklı vatandaşların sadece son zamanlarda değil uzun yıllardır yeteri kadar beslenemediğini belirterek özellikle bu durumdan çocukların fazlasıyla etkilendiğine dikkat çeken Kayacılar, “Türkiye yıllardır ‘gizli açlık’ dediğimiz bir olgu ile resmen savaşıyor. Gizli açlık, temelde günlük almanız gereken karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral, antioksidan gibi birçok bileşeni dengeli bir şekilde alamadığınızda ortaya çıkan ve bu gizli açlığın neden olduğu obezite, kalp-damar hastalıkları, diyabet, nörolojik problemler gibi daha sayabileceğim ve toplumun sahip olduğu tüm hastalıkların yüzde 98’ini oluşturan, engellenebilir nitelikte hastalıkla mücadele etmek zorunda kalıyor. Toplumumuz başlıca enerji kaynağı olan proteinlerce zengin gıdalarla asla beslenemiyor. Bunun yerine işlenmiş karbonhidratlarla besleniyor. Böylece hastalıkların vücudunda gelişmesi için kapı aralamış oluyor. Öte yandan, çocuklarımızın beslenmeleri bana kalırsa facia. Çünkü sağlıklı gıdaya hepimizin ulaşması gerçekten çok zor. Çünkü bu konuda yoğun bir bilinç geliştirmemiz gerekiyor. Bu bilince eşlik edecek sağlıklı gıda üretimlerini talep etmemiz gerekiyor. Günümüzde içerisinde o söylenen meyveden olmayan, sadece o meyvenin sentetik aromasını içeren meyve suları üretiliyor ve bu sular yoğun bir şekilde tüketiliyorsa, burada sadece üreticide değil, tüketicinin de çok büyük sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Çünkü toplum tüketmezse, üretimini de otomatik olarak engellemiş oluyoruz” dedi.

gıda

SOKAK GIDALARI SIKI DENETLENMELİ

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar sebebiyle vatandaşların sağlıklı beslenmek yerine ekonomi odaklı alışveriş yapmak zorunda kaldığını ifade ederek özellikle sokakta açıkta satılan gıdalar hakkında uyarılara bulunan Kayacılar, “Ekonomik odaklı alışveriş sebebiyle uygun fiyatlı ürünlere ilgi her daim canlı olmuştur. Sokakta satılan gıdalar, eğer kayıtları doğru bir şekilde yapılmış, denetime tabi ise tüketimlerinde bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Fakat merdiven altı diye tabir edilen üretim yerlerinde denetimsiz bir şekilde üretilen gıdalar insan sağlığını tehdit ediyor. Sokak gıdası olarak bilinen, paketli olmayan, uzun süre dışarıda durmayan gıdalar, doğru denetim şartları sağlandığında, kültürümüzün bir parçası konumunda. O nedenle yapılması gereken, sadece devletimizin değil, tüketicilerin de sağlıklı üretimi sağlamak adına kendi denetimlerini kendilerinin yapması. Bu da aslında eğitimle sağlanabilecek bir olgu” diye belirtti.

gıda

TOPRAKTAN TABAĞA TAKİP ŞART

Konuşmasının sonunda sağlıklı ve yeterli beslenmek adına vatandaşlara ve yetkililere uyarılarda bulunan Kayacılar, hijyen ve saklama koşulları başta olmak üzere bir gıda maddesinin üretiminden tüketime giden yolda geçirdiği hava koşulları, işlenmesi gibi konuların takip edilmesi gerektiğini söyledi. Gıda güvenliğinin tüm dünyada özel sistemlerle kontrol edildiğini ifade eden Kayacılar, Türkiye’nin de böyle bir sisteme geçerek gıda güvenliğini arttırmasının mümkün olabileceğini belirtti.  Özellikle blok-zincir uygulamaları ile gıdaların topraktan tabağa yolculuklarını takip edebilmenin de mümkün olduğunu vurgulayan Kayacılar, “Bunun haricinde, gıdaların uygun olmayan şekillerde saklanmadığında ürettiği minik biyokimyasal belirteçleri analiz eden, biyoteknolojinin gücü ile üretilen etiket benzeri, kötü koşullarda saklandığında renk değiştiren etiket sistemlerine rastlıyoruz. Bu durumların tamamı aslında gıdanın topraktan tabağa yolculuğunda geçirdiğinin kontrolünü sağlayan sistemler. Yani sadece denetim yeterli ve doğru bir uygulama değil. Gıda güvenliğini sağlamak, üreticinin de görevi. Bunun için de yenilikçi teknolojilerle gıdanın deyim yerindeyse takibinin yapılması gerekiyor” dedi.

HABER MERKEZİ

Yazarımız Kim ?

HABER MERKEZİ