Üzüm borsası 2024 yılında tarih olabilir

İTB’nin yaşaması için ihracatçının en ufak bir katkı sunmadığını belirten Esmer, “Bunu söylemek çok acı ama 1924 yılında kooptasyona girmiş, yıl 2024’e geldiği zaman sanırım ki üzüm borsası olmayacak” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 18.06.2022 09:17
  • Güncelleme Tarihi : 18.06.2022 09:17
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Üzüm borsası 2024 yılında tarih olabilir

NURETTİN BAKİ-ÖZEL HABER

Türkiye’nin ekonomisine ve ihracatına ciddi katkılar sunan, uzun yıllardır Türk çiftçisinin gözbebeği olan kuru üzümde, özellikle son dönemde karamsar bir tablo hakim. Zira ciddi bir emekle üretilen, üreticisinin çok fazla masraf ettiği kuru üzüm, hak ettiği değerinin çok altında bir fiyatla piyasaya sürülüyor. İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Üyesi ve kuru üzüm piyasasında uzun yıllardır hizmet eden, sektöre de oldukça hakim olan Mehmet Esmer, üreticisinden ihracatçısına, aracı tüccardan ürünün önümüzdeki sezon rekolte tahminine kadar üzümle ilgili pek çok konuda gazetemize samimi açıklamalarda bulundu. Borsa’nın yaşaması için ihracatçıların en ufak bir katkı sunmadığını söyleyen Esmer, Borsa’da yaklaşık bir aydır işlem yapılmadığını belirtti. Üzümcülüğün doğru bir yolda olmadığını belirten Esmer, eskiden yok satan bağ çubuklarının ise elde kaldığını dile getirdi.

ÜZÜMCÜNÜN ÖNÜ KARANLIK!

Üzümün diğer emtialarla ayrıştığına dikkat çeken Esmer, üzüm üreticisinin önünün ciddi şekilde karanlık olduğuna vurgu yaptı. Esmer, “Diğer emtialarda olduğu gibi üzümün de bir üretim aşaması var. Üreten bunun için ciddi bir emek harcıyor, maddi anlamda masraf yapıyor ve bir yıl boyunca ürünü yetiştirmeye çalışıyor. Üretim sürecinin sonunda üreticinin tatmin edici bir fiyatla karşılaşması lazım ama maalesef üzüm diğer emtialarla çok ciddi ayrıştı. Mesela pamuk 60, incir 80 liralara geldi, kayısı 100 liraları geçti. Böyle olunca üzüme bakıldığında hala 16-17 fiyat bandında dolaşıyoruz. Yani bunun sürdürülebilir olmasına imkan yok, üzümcünün önü ciddi şekilde karanlık. Bu benim fikrim inşallah yanılırım ama üzümcü diktiği ve hasat ettiği üzümünün karşılığını alamıyor” ifadelerine yer verdi.

TMO, BİN DOLARIN ALTINDA ÜZÜM SATIYOR

TMO’nun bin doların altında üzüm sattığını söyleyen Esmer, şöyle konuştu: “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) her sezon olduğu gibi piyasaya giriyor ve yukarıda bahsettiğim bu fiyatlardan alıyor ama ekonomik şartlar o kadar değişti ki mesela geçen sezon TMO üzüm aldığında sanki o fiyatlar normal gibi geldi ve o zaman dolar kuru 8,37 TL idi. Bu kura karşılık gelen 9 numaralı üzümün hammadde fiyatları bin 550 dolar civarına geliyordu ama bugün baktığımızda TMO bin doların altında resmen üzüm satıyor. Dolayısıyla bugün ki ekonomik konjonktürde kabul edilebilir bir pozisyon değil, üzümün de hakkı bu değil. “

BAĞ ÇUBUKLARI ELDE KALIYOR…

Üzümcülüğün doğru bir yolda olmadığını belirten Esmer, eskiden yok satan bağ çubuklarının ise elde kaldığını dile getirdi. Esmer, “Bağ çubukları eskiden yok satardı, şimdi bağ çubuklarının elde kaldığı söyleniyor. Yaşlanan üzüm bağları tekrar rehabilite edilmiyor, tekrar yanına bağ dikilmiyor, alternatif ürün arayışları başladı. Yani üzümcülük doğru bir yolda değil” dedi. Esmer, pestisiste yanlış bir ikilem olduğunu ise şu cümlelerle açıkladı: “İhracatçı pestisit olaylarında haklı değil, çünkü devletin yasal olarak verdiği ilaçlar var. Bu ilaçların kontrolü devletin elinde. Bu yasal ilaçları kullanan üreticiyi ‘cezalandıracağım’ diyorsanız bu da çok mantıklı değil. Yani bunun tepeden doğru bir sistemle yapılması lazım. İhracatçı ‘ben bu malı almam’ derse aba altında sopa göstermiş gibi oluyor. Neymiş Almanya’ya ya da başka Avrupa ülkelerine ürün ihraç edemiyoruz, pestisit kalıntısından ürün gönderemiyoruz. Peki ama benim vatandaşımın ne günahı var pestisitli mal yesin. Burada yanlış bir ikilem var. Bunu çözmemiz lazım.”

SANIRIM ÜZÜM BORSASI OLMAYACAK!

İzmir Ticaret Borsası’nın yaşaması için ihracatçıların en ufak bir katkı sunmadığını da sözlerine ekleyen Esmer, Borsa’da yaklaşık bir aydır işlem yapılmadığını belirtti. Esmer, “Bu işin bir de borsa tarafı var. Borsa’da da işler çok ciddi şekilde yara aldı. Bunu söylemek çok acı ama 1924 yılında kooptasyona girmiş, yıl 2024’e geldiği zaman sanırım ki üzüm borsası olmayacak. Dolayısıyla üretici orada da bir fiyat handikabı yaşayacak. Borsa’da neredeyse bir aydır hiç işlem olmuyor. Yani tamam mevsimin sonuna geldik ama ihracatçı burada her gün fiyat soruyor ama buradaki fiyatı bölgede kullanıyor. Maalesef Borsa’nın yaşaması için ihracatçı en ufak bir katkıda dahi bulunmuyor. Belki sistem kendini bu şekilde rehabilite ediyor, her şey değişiyor ama fiyat kaosuihracatçıyı da üreticiyi de sektörü de bekliyor. Bu da iyi bir şey değil. Dünya borsalarında ne kadar çok ürünü borsaya çekebilirsek o kadar doğru olur tarafına giderken biz ne yazık ki 100 yıllık bir sistemin altını oyduk” şeklinde konuştuk.

İHRACATÇI KENDİ SİSTEMİNİ KURDU

Aracı tüccar lisanslı depo görevi görüyordu, şimdi o da yavaş yavaş kalkıyor. Çünkü ihracatçı bölgelerde kendi alım sistemini kurdu. Önümüzdeki yıl tüccara giden binlerce ton üzüm bir anda ihracatçının kapısına gidecek. Yani üzüm sektörünü benim gördüğüm kadarıyla çok ciddi sıkıntılar bekliyor” ifadelerini kullandı. “Her şeye rağmen üzümde önümüzdeki sezon için çok ciddi rekolte beklentileri de var” diyen Esmer, “400 bin ton afaki bir rakam ama 350 bin ton üzüm gelirse, yine ciddi bir rekolte elde edilmiş olacağız. Ama maalesef sistemin yumuşak karnı rekolte çünkü biz daha geçen sezonun rekoltesini bilmiyoruz. Rekolte açıklanmadı, ileri gideceğimize geri gidiyoruz. Sanırım rekolteyi yüksek göstermekten imtina edildi ama gerçekler ortada. Arz ve talep olayı dünyanın en büyük ticari dengesi… Arzınız çok fazla olursa fiyatlar belli bir seviyede kalır, yükselmez, üreticiyi de tatmin etmez” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi