Yeni balık çiftliği için ÇED süreci

T.C. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, balık çiftliklerinin verdiği zararlar sebebiyle sürekli tartışmalara ve yerel halkın mücadelesine tanıklık eden Karaburun Yarımadası’nda yeni bir balık çiftliğinin Çevresel Etki Değerlendirme sürecini başlattı


  • Oluşturulma Tarihi : 20.11.2015 07:34
  • Güncelleme Tarihi : 20.11.2015 07:34
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Yeni balık çiftliği için ÇED süreci

E. ÇAĞLA GENİŞ

Proje yatırımcısı Çamlı Yem Besicilik San. Ve Tic. AŞ, Salman-Parlak açıklarında, Badembükü’nün güneyinde, deniz yüzeyinde 98 bin m2 alan kaplayan yeni bir balık çiftliğinde çeşitli balık üretimi yapmayı planlıyor. “2.950 Ton/Yıl Kapasiteli Su Ürünleri Yetiştiriciliği Projesi” ile ilgili açıklama yapan Karaburun Kent Konseyi Başkanı İpar Buğra Dilli, “Sağlıklı yaşama hakkımızı savunmak temel insan hakkımızdır. Karaburun Yarımadasını, Deniz Çayırları, Akdeniz Foku, Kefal Balığı ve bol oksijen içeren havası ve turizm potansiyeli ile yok etme tehdidi olan balık çiftliklerine hayır diyoruz” dedi.

“BALIK ÇİFTLİKLERİNİN KUŞATMASI ALTINDA”

Karaburun Kent Konseyi Başkanı İpar Buğra Dilli, 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanlarını da kapsayan kıyılarda bugüne kadar birçok tesisin kurulması için izinler verildiğine dikkat çekerek,  “Bu yatırım ile birlikte, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu bölgede balık çiftliklerine ayrılan bölgenin tamamı kiralanmış oluyor. Söz konusu 600.000m2’yi aşkın kiralanmış alan, Gerence Körfezinden Badembükü’ne kadar, Küçükbahçe-Salman-Parlak sahilini kapsıyor. Karaburun Yarımadası’nın tüm kıyıları 2008 yılında T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı’nca hazırlanan Su Ürünleri Yetiştiriciliği için Potansiyel Alanları Protokolü ile balık çiftliklerinin kuşatmasına açılmıştı. Kuşatma, Ildırı, Gerence Körfezi ve Küçükbahçe Köyü’nün güneyi ile başladı. 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanlarını da kapsayan bu doğa harikası kıyılarda bugüne kadar birçok tesisin kurulması için izinler verildi. Bu bölgeler balık çiftlikleriyle dolduktan ve kirletildikten sonra kuşatma, yer değişikliği ve kapasite artışıyla Küçükbahçe Köyü açıklarına, Salman ve Parlak köyleri denizlerine yayıldı” ifadelerini kullandı.

“KIYI BALIKÇILIĞINI OLUMSUZ ETKİLİYOR”

Çiftliklerin yarattığı kirlenme sonucu deniz çayırlarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulan Buğra, “Yarımada’nın oksijen açısından zengin, sağlık turizmi ve halk sağlığı açışından sürdürülebilir bir girdi olarak düşünülmesi gereken temiz havasının kaynağı olan deniz çayırları, balık çiftliklerinin geniş alanda yarattığı gölgeleme etkisi ve yenmeden dibe çöküp eriyen yemler ile balık dışkılarının yarattığı kirlenme sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Toplam etki değerlendirilmesi yapılmadan, bu kadar geniş bir alanda balık çiftlikleri kurulması, yerelin geleneksel balıkçılık yöntemi olan kıyı balıkçılığını ve çökertme dalyan balıkçılığını olumuz etkiliyor. Diğer yandan, yerelin potansiyel gelir kaynağı olarak düşünülmesi gereken kırsal turizmin gelişmesi engellenmiş oluyor” diye konuştu.

“BALIK ÇİFTLİKLERİNE HAYIR”

Yatırımların devam etmesi durumunda bölgede insan yaşamının tehlike altına gireceğini ifade eden Buğra, sonuna kadar mücadele edeceklerini açıkladı. Buğra, “Bu yatırım yağması böyle devam ederse, Yarımada’nın doğal varlıklarının korunarak, temiz tarım ve ekolojik turizm/doğa turizmi odaklı kalkınma perspektifinin hayata geçmesi bir yana, Yarımada’da nergisi, enginarı, mandalinası, keçisi, balıkları ve diğer deniz ürünleri ile insan yaşamı da yok olacaktır. Ekonomik çıkarlarımızı ve sağlıklı yaşama hakkımızı savunmak temel insan hakkımızdır. Karaburun Yarımadasını, Deniz Çayırları, Akdeniz Foku, Kefal Balığı ve bol oksijen içeren havası ve turizm potansiyeli ile yok etme tehdidi olan balık çiftliklerine hayır diyoruz” şeklinde açıklama yaptı.

Haber Merkezi