YOLDA KALDI ÇARE OLDU

Yurtdışında çok yaygın olan motosiklet yol yardımı ve sevkiyat hizmetini Türkiye’ye getirerek yeni bir sektör yaratan Barış Çağlayan, “Motobulance” adını verdiği özel aracı ile yolda kalan motosiklet kullanıcılarının yardımına yetişiyor


  • Oluşturulma Tarihi : 23.02.2017 08:08
  • Güncelleme Tarihi : 23.02.2017 08:08
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
YOLDA KALDI ÇARE OLDU

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Işıklarda önünüzde duran bu kapalı kasa Panelvan, rengi ve dizaynı ile başlarda tıpkı bir ambulansı andırıyor.

Merak edip aracı dikkatle incelemeye başlıyorsunuz ve beyaz zemin üzerindeki yazıyı fark ediyorsunuz. “MOTOBULANCE, 7/24 Yol Yardım Hizmeti”. Şimdilik yalnızca İzmir, İstanbul ve Bursa’da görebileceğiniz bu araçlar yolda kalan motosiklet kullanıcılarının yardımına yetişiyor. Yani hasta değil motor taşıyor. Motoruyla giderken yolda kalıp lastiği patlayanlar, şehir dışından aldığı motosikleti bulunduğu ile taşıtmak isteyenler, hatta alkol aldığı için motosikletini kullanmak istemeyenler Motobulance ekibi sayesinde motorunu bir tıpkı bir hasta titizliğinde taşıtabiliyor. Dünyada oldukça yaygın olan bu hizmeti Türkiye’ye getiren Barış Çağlayan, Motobulance’ın hikayesini anlattı.

HASTA DEĞİL MOTOR TAŞIYOR

İzmir’de yaşayan 39 yaşındaki Barış Çağlayan, 1997 yılından bu yana sıkı bir motosiklet kullanıcısı. 20 yıldır motoruyla kilometrelerce yol kat eden Çağlayan, bu süre zarfında pek çok talihsizlik yaşayarak yolda kaldı. Fakat ihtiyaçlarına cevap verebilecek hizmeti hiçbir zaman bulamadı. Yolda kalma hikayelerinden ve kendi ihtiyaçlarından yola çıkan Çağlayan, özellikle Amerika’da çok yaygın olan motosiklet yol yardımı ve sevkiyat hizmetini Türkiye’ye getirerek yeni bir sektör yarattı. İlk olarak internet üzerinden reklamlarla tanıtılan hizmet kısa sürede yoğun ilgi görünce, Motobulance adını verildiği özel bir taşıma aracı tasarladı. İlk olarak İstanbul’da faaliyete başlayan hizmeti İzmirlilerle de tanıştırmak isteyen Çağlayan, 2013 yılında İzmir’e taşınarak hizmet vermeye başladı. Aracı trafikte görüp gerçek ambulans sananlar, Motobulance’ın ‘hasta’ değil ‘motosiklet’ taşıdığını öğrenince şaşkınlığını gizleyemiyor.

YOLDA KALIYORDUK AMA TAŞITAMIYORDUK

Çağlayan, hayatı boyunca çok farklı işlerde çalıştı. Ama tutkusu olan tek bir şey vardı; motosiklet ve uzun yollar… Çağlayan, yıllardır tutkusu olan şeyin şimdilerde aynı zamanda işi olmasından duyduğu mutluluğu şöyle dile getiriyor: “Önceleri çok farklı işler yaptım. En son emlak işi yapıyordum fakat bir süre sonra çok sıkıcı gelmeye başladı. Çünkü beni bir yere bağlıyordu fazla dolaşamıyordum. Bir yandan motor tutkum da devam ediyordu ve yolda kalıyorduk ya da farklı şeyler oluyordu. Taşıyamıyorduk, taşıtamıyorduk… İhtiyaçlarımızı karşılayacak herhangi bir firma ya da bir servis bulunmuyordu. Örneğin; gece yarısı lastiğiniz patlasa ya da yolda kalsanız, size cevap verebilecek hiçbir hizmet yok. Trafiğin çekicileri ise otomobillere hizmet ettiklerinden dolayı bir motosikletin nasıl yükleneceği, nereden bağlanacağı ya da ne şartlarda taşınacağı konusunda bilgi sahibi değiller. Bilgi sahibi olsalar bile, araçlar bu tarzda bir hizmet vermek için üstü kapalı ve korunaklı bir sisteme sahip değil. Tüm bu ihtiyaçlar üzerine, öncelikle kendi ihtiyaçlarımızdan yola çıkarak bu işe başladık.”

MOTOSİKLET AMBULANSI

Çağlayan, Motobulance isminin ortaya çıkış öyküsünü ise şu şekilde anlatıyor: “Yolda kalmış hastalanmış ya da kaza geçirmiş birisine ilk yardım, ambulans tarafından sağlanıyor ve bir şekilde “Neden motosikletin ambulansı olmasın?” ki dedim. 2012 senesinde araştırmaya başladım, aynı isimle Tayland’ta bir aile bu işi eski model bir Hyundai minibüsle yapıyordu, onun haricinde kullanan yoktu ama bu sistemi Amerika’da yapan çok firma bulunuyordu. Araştırmalar sonucunda kapalı kasa Panelvan ile böyle bir sistem geliştirdik. Motobulance ismi de böylece doğmuş oldu. 2013 senesinde İstanbul’da bir araçla başladım ve daha sonra İzmir’e geldim. Motobulance’in isim hakkı benim olmak üzere, Franchising şeklinde İstanbul’da iki araç, Bursa’da iki araç, İzmir’de ise bir araç ile çalışıyoruz. Ekibimizde ise şu an İstanbul’da ve Bursa’da ikişer kişiden dört arkadaşımız bulunuyor, İzmir’de ise ben çalışıyorum.”

MOTOBULANCE 7/24 YOLLARDA

Motobulance, yalnızca yolda kalanlara hizmet vermiyor. Çağlayan, Motobulance bünyesinde verilen diğer hizmetleri şöyle sıralıyor: “Hepimiz çalışıyoruz ve çalışırken çok sevdiğimiz motosikletimize zaman ayıramayabiliyoruz. İşlerinden dolayı yeterli vakti olmayan sürücülerin talepleri doğrultusunda, motosikletlerinin servis zamanları geldiğinde servise götürüyoruz. Sonra işleri bitince de motosiklet sahibinin istediği yere motorunu teslim ediyoruz. Bu şekilde çalıştığımız ve yüzünü görmediğimiz müşterilerimiz bile var. 2013 Kasım ayında İstanbul’da faaliyete geçtik. Şu an İstanbul, Bursa ve İzmir’de 7/24 hizmet veriyoruz. Türkiye’nin geneline yayılmak için çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Yakında Antalya ve Ankara’da hizmet vereceğiz. Böylelikle Türkiye’de en çok motosiklet kullanılan beş ilde faaliyet göstermeye başlayacağız.”

ÖZEL OLARAK TASARLANDI

Motobulance sadece motosiklet taşımak üzere dizayn edilmiş bir araç olduğunu dile getiren Çağlayan, “Tabanında kırılmaya dayanıklı özel sert bir ahşap ve bu ahşaba vidalanmış özel halkalar var. Her bir halka, 500 kilo çeker pozisyonda ve şasiye ya da motosiklete kesinlikle zarar vermeyecek özel kumaştan yapılmış strap denilen özel halatlar bulunuyor. Özel gergiler ile 800 kiloya kadar çekebilecek ağırlıkta özel rampamız mevcut. Yüklerken motosiklet kullanıcısına bir iş düşmüyor, uygun yerlerden bağladıktan sonra biz kendimiz manuel olarak motosikletleri kolaylıkla yükleyip nakliyeyi gerçekleştirebiliyoruz. Motosikletinizi, normal yolda gider gibi iki tekerleğin üzerinde amortisörleri çok fazla ezmeden uygun yerlerden bağlayıp taşıyoruz yani ayaklığı açık şekilde nakliye yapmıyoruz” diyor.

Taşıma esnasında, herhangi bir hasar durumuna karşılık motosikletin sigortalanması konusunda ise şunları söylüyor: “Motosiklet başına 150 bin TL kaskolu sigortalı olarak taşıyoruz. Bu sigortayı biz yıllık olarak yapıyoruz. Sigortayı yaptığımız günden başlıyor ve 365 gün içerisinde taşıdığımız tüm motosikletler için geçerli oluyor. Aracımız eğer bir kaza geçirirse, aracın içerisinde kaç motosiklet varsa, her bir motosiklet 150 bin TL’lik sigortadan faydalanabiliyor.”

 

SEKTÖR YARATTI

Kısa zamanda adeta bir sektör yaratan Çağlayan, motosiklet kullanıcılarının verilen hizmetten oldukça memnun olduğunu şöyle dile getiriyor: “Ben de çok yolda kaldım. Lastiğimiz patladı, arkadaşımız kaza yaptı ya da başka bir şehirden motosiklet satın aldık kışın getiremedik. Bunun gibi çok sorun yaşadık. Birçok servis ve satış noktaları için de büyük avantaj oldu. Onlardan da şöyle bir külfeti aldık; bir araç bulundurma zorunlulukları ortadan kalktı. Artık servisler de bizi çok kullanır oldu. Birçok servis var ki yeni yılda yeni araç almadılar. Ben başladıktan sonra İstanbul’da isimli ya da isimsiz 33 tane ayrı firma açıldı. Aslında bir sektör yarattım diyebilirim. Tepkiler güzel oldu. Aracı ilk kez görenler, ‘Bu nasıl bir ambulans’ diyor; trafik polisleri ise aracı durdurduğunda beni sağlıkçı zannediyorlardı.”

 “HASTAYI DEĞİL MOTORU ALMAYA GELDİM”

Hizmet farklı olunca yaşananlar da bir o kadar ilginç oluyor. Çağlayan, şimdiye kadar yaşadığı en ilginç hikayeyi şöyle anlatıyor: “Bir gün bir bey aradı, ‘Yeğenim kaza yapmış yardımcı olur musunuz’ dedi ve adresi verdi. Ben de hemen gittim. Gittiğimde kazaya karışan motosiklet, taksi, iki ekip arabası ve kazazedeler oradaydı. Kazazede bir kadın ayağını incitmişti ve ambulans bekliyorlardı. Ben olay yerine gidince polis memuru, ‘İşte ambulans geldi’ dedi. Yanaştım ve Motobulance’ın rampasını indirdim. Polis şöyle bir baktı ve ‘Bu ne böyle’ diyerek şaşırdı. ‘Ben motosiklet için geldim’ dedim. ‘Nasıl yani ambulans değil mi bu’ dedi. ‘Hayır ben motosikletin ambulansıyım, hastayı değil motoru almaya geldim’ deyince çok şaşırdı. Hatta araçtan inince kazazede kadın, bana ayağını gösterip ‘Çok acıyor’ demişti. Ben daha sonra motosikletin parçalarını toplamaya başladım.”

AMAÇ HER İLE BİR MOTOBULANCE

Çağlayan, hedefinin bu kaliteli hizmeti Türkiye’deki her ile yansıtmak olduğunu ifade ederek, “Her ilde bir Motobulance olsun isterim. Samimi olarak söylemeliyim ki bunu kendi maddi kazancım için istemiyorum. Her ildeki kullanıcı, bu tarzdaki bir hizmeti hak ediyor. 7/24 çalışıyorum ve telefonum gece saat 3’te bile çalabiliyor. Trabzon, Zonguldak, Diyarbakır ya da Batman gibi illerden ve Türkiye’nin her yerinden arayan arkadaşlarımız oluyor. Amacımız her ilde bu tarz bir hizmetin olması. Bu gerçekten büyük bir ihtiyaç. Otomobil kullanıcılarının avantajı şu; araçlarını güvenli bir şekilde kilitleyip gidebilirler. Ya da bir otoparkta bırakabilirler. Ama motosiklet çalınması çok kolay bir alet. Bir kamyonet yanaştırıp onu oradan götürebilirsiniz.  Yani hırsızlık olayıyla karşılaşmanız çok kolay. Motor bir sıkıntı ile karşılaştığında onun güvenli bir şekilde bulunduğu yerden çekilmesi lazım. Bu yüzden motosiklet kullananlar için büyük avantaj” diyor.

Haber Merkezi