‘Hayatına hareket kat’ isimli Youtube kanalıyla adından söz ettiren Stretching (Esneme) Uzmanı Ahmet Doğan, savaş sporları sanatı hakkında bilgiler verdi. Sporun hayatına nasıl dahil olduğunu da detaylı olarak anlatan Ahmet doğan, giderek nasıl büyüdüğünün ve kitlelere hitap eder hale geldiğinin öyküsünü gazetemiz spor yazarı Hüseyin Demir ile paylaştı. Sakin ses tonu ve insanı rahatlatan tavırları ile sizleri spora teşvik eden Ahmet Doğan’ın videolarını izleyerek siz de hayatınıza hareket katabilirsiniz.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Benim çocukluğum köyde çobanlık, balıkçılık ve çiftçilik yaparak geçti. Bir de çocukken pasif içicilikten dolayı akciğer yetmezliği yaşadım. Çocukluğumun bir kısmı da bu sebeple hastanede geçti. O zamanlarda abimin İstanbul’dan getirdiği Bruce Lee’nin sokak dövüşü teknikleriyle ilgili bir kitap vardı. Halen daha kütüphanemde duruyor. Aslında baktığınızda şu anki bilgilere göre çok uyduruk ve temel düzeyde bilgiler içeriyordu. Bende okumayı çok sevdiğim için o kitabı okuyup oradaki hareketleri yapmaya çalışıyordum. Spor hayatım temelde böyle başladı. Sonrasında ise bir arkadaşımın gittiği dövüş sporları salonuna misafir olarak giderek bir şeyler yapmaya başladım. Oradaki hocam beni maçlara çıkartmak istedi.

İYİ HİSSETMEK SPORA BAĞLADI
Sporcu olmak hayaliniz miydi?
Bilinçaltının insana yönelmesi gereken şeyi gösterdiğini düşünüyorum. O dönemde iyi hissetme duygusuyla spora başladım sonra giderek daha da bağlı oldum. Spor benim akciğer kapasitemi arttırarak daha sağlıklı bir hale gelmemi sağladı. Sonrasında Marmara Üniversitesini kazanarak İstanbul’a gittim. Bu sayede spor hayatım daha iyi bir hale geldi. Uzak Doğu’ya giderek bu alanda eğitimler aldım ve konferanslar verdim. Son dönemde youtube üzerinden paylaşımlarda bulunduğum ‘Hayatına Hareket Kat’ kanalını kurdum. Kanal beklediğimden daha iyi yerlere ulaştı. Düzenli içerik üretmek sürekli bir yerlerden beslenmemi ve daha disiplinli olmamı sağladı.
Hayatına hareket kat youtube kanalı nasıl ortaya çıktı, kafanızda böyle bir düşünce var mıydı?
Sloganımız ilk videoyu yayınlarken arkasına koyduğumuz bir yazıdan ortaya çıktı. Daha öncelerde ise eğitimlerimde insanın bugününü anlamak için hareket geçmişini tanımlamak gerektiğinden bahsediyordum. Avcı – toplayıcılık dönemdeki insanların hareket geçmişi ile tarıma, sanayi toplumuna ve modern topluma geçtikten sonraki hareket imkanlarının ne kadar azaldığından ama tüm vücut kas sistemimizin daha iyi hissetmek için harekete ihtiyaç duyduğundan bahsederek konferanslarımda genellikle bunlardan bahsediyordum. 2016 yılında da karda gölge boksu yaptığımız bir video ile de bu alana giriş yapmış oldum. Youtube kanalı projesini aslında bir 10 yıl önce hayat geçirecektim ama bu işin kolay olmadığını fark ederek çektiğim videoları geri sildim.
“YANLIŞ YOLLARDAN DOĞRU YOLU BULDUM”
Peki Bruce Lee’nin anlatıldığı bir kitaptan bahsettiniz. Bruce Lee’yi rol model olarak mı aldınız yoksa bir esinlenme mi oldu?
Hayatımda hiç televizyon olmadı. O dönemde de Bruce Lee’nin kim olduğunu tam olarak bilmiyordum zaten. O kitabı da savaş sanatları bilgeliği bulunan bir adamın kitabı diye okumuştum açıkçası. Yıllar sonra filmlerini izlediğimde bakış açım daha da farklı oldu. Benim en büyük şansım da şanssızlığımda ilk zamanlardan beri iyi bir eğitmenimin olmamasıydı. Çünkü bir şeyleri kendim araştırarak öğrenmek durumunda kaldım. Çok fazla yanlış yoldan doğru yolu bulabildim.
Ülkemizde Uzak Doğu dövüş sanatları denilince sizce ne anlaşılıyor?
Ben eğitmenlik yapmaya 1998 yılında başladım. O zamanlar bu işi bir meslek olarak söylediğinizde insanlar çok fazla bilmediği ve telaffuzu zor olduğu için birkaç defa söylemeniz gerekiyordu. Sonraki yıllarda çok daha fazla yapan insan oldu. Dünyada ve Türkiye’de çok çabuk büyüdü. Aslında her savaş sanatı çok keyifli. Bireysel değil daha toplumsal bir şeydir. Bir yeri korumak ve kollamak için yapabileceğiniz bir şeydir. Fakat içinde kılıç vs. gibi kesici aletler yoktur. Her savaş sanatının içinde savunma teknikleri vardır. Savaş sanatları evrimleşerek devam ediyor. Savaş sanatları iç disiplini de sağladığı için depresyon gibi birtakım olumsuzlukları da sizden uzak tutuyor.
“MODERN YAŞAM BİZE VURUYOR”
Savaş sanatlarına başlayanlar öz savunma için mi başlıyor yoksa özsaygı için mi?
1998 yılından beri eğitimler veriyorum. Bu sporlara ilk başlayanlara birtakım anketler yapıyoruz. Bu anketlerde genelde kilo vermek, forma girmek gibi cevaplar veriliyordu. İlk anketten 6 ay sonra ikinci bir anket daha yapıyorduk ve seferde yüzde 90 oranında stres atmak ve deşarj olmak cevapları veriliyordu. Çünkü modern yaşam dikkat dağıtıcı tüm unsurları ile bize vuruyor. Birçok insan sabah uyandığında Instagram’dan başkalarının hayatına bakarak uyanıyor. Çok fazla yapay ses, renk ve reklamlara maruz kalıyoruz. Hal böyle olunca da ister istemez fiziksel bir stres yaratılıyor. Spor bu stresi atmak için en iyi fırsat oluyor.
SOKAKTA OYNAMA KÜLTÜRÜ AZALDIKÇA…
E-spor hakkında ne düşünüyorsunuz, sporu endüstriyel hale getiriyor mu?
Bu konuda küçük ölçekli birtakım şeyler var ancak özünden tamamen uzaklaştırarak sermaye haline getiren bir durum yok. Savaş sanatları biraz daha içsel bir yolculuk yaratıyor. Kendi içinize gittiğiniz, geliştirdiğiniz ve kendinizi yarattığınız bir yol vardır. E- spor konusu benim uzman olduğum bir alan değil ancak her ikisini de çok iyi yapan insanlar var. Sokakta oynama kültürü azaldıkça insanlar bu sefer öldürüp yeniden başlanılan bilgisayar oyunlarına yöneldi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın