Zorlu’dan Basmane Çukuru çıkışı

Tartışmalı Basmane Çukuru projesinin ilk sahibi Kemal Zorlu, TMSF tarafından yapılan ihale sürecine yaptığı basın toplantısı ile itiraz ederek sürece yönelik eleştirilerini dile getirdi


  • Oluşturulma Tarihi : 29.06.2016 07:35
  • Güncelleme Tarihi : 29.06.2016 07:35
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Zorlu’dan Basmane Çukuru çıkışı

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN

Yapımı yılan hikayesine dönen, inşaatı Eylül 1999'da durdurulan, imar planları, açılan davalarda sürekli iptal edilen Dünya Ticaret Merkezi projesinin ilk sahibi olan Kemal Zorlu süreç hakkında konuştu.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 117 ve 90 milyon dolar tahmini bedelle ihaleye çıkarılarak 3’lü konsorsiyum olarak Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ile birlikte Rıza Akça ve Namet ile Maret’in sahibi Sakaryalı iş adamı Tarık Kaya bu projeyi yapmaya hak kazandı. Çukur ile ilgili gelişen süreçte konsorsiyum dağılarak hisseleri Folkart Yapı almış, projeyi tek başına yürütme kararı almıştı. Yeni iş merkezi projesini hazırlayan Folkart Yapı,  yılsonunda projeye başlama kararı aldı. İhale sürecinin ardından ihale usulüne itiraz eden projenin ilk sahibi Mazhar Zorlu Holding ve Güçbirliği Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu basına açıklama yaptı. Basmane Çukuru’nun süreci ile ilgili bilgi vererek sözlerine başlayan Kemal Zorlu, “Bu serüven Survivor’ı geçti. Şimdiye kadar onlarca dava açıldı. Hala 1/1000 ölçekli imar planı davalıktır. Bu süreçte ‘İzmir’i çukurdan kurtarıyoruz’ dendi. Burayı birisi bize verdi de yapmadık mı? Biz burada her şeyi tek başımıza yaptık. En son imar plan değişikliğinde İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesi’yle biz uğraştık. Belediye hala bizden ücret talep etmektedir. Biz buranın 20 yıldır bekçiliğini yapıyoruz. Burası TMSF’ye devredildiğinde kimse para vermedi.  Güçbirliği adına Kemal Zorlu verdi” diye konuştu. 

“İZMİR’DEKİ BEYİN GÖÇÜNÜ DURDURACAKTIK”

İlk yürütülen projenin önünün bilinçli olarak kesildiğini iddia eden Zorlu, “Bu proje ile biz İzmir’i ekonomik ve sosyal olarak kentin gelişimini artırmak, İzmir’deki beyin göçünü durdurmak istiyorduk. Gençlerimizi bu şehrin içinde tutabilmek için harekete geçtik. Bu işin önünün kesilmesini ben normal şartlara bağlamıyorum. Güçbirliği; ilk rüzgar santralini, organik pamuğu yapmış bir holding. Tam bir ivme kazanmışken birileri geliyor önünü kesiyor. Biz de artık olayları irdelemeyi öğrendik. Mutlaka bunun arkasında başka hesaplar vardı” şeklinde konuştu.

“YATIRIMCILAR KAÇTI”

Basmane Çukuru’nun kaderine terk edilmesi hakkında Zorlu, “Biz TMSF ile ortak olduktan sonra buraya 30-40 tane yerli, yabancı yatırımcı geldi. Buraya gelen yatırımcılar TMSF yüzünden geri adım attılar. Bir dava bitiyor bir dava başlıyor. Her dava yatırımcı için 1 yıllık bir süreci kapsıyor” dedi.

“BURADA 20 YILIN ALIN TERİ, MESAİSİ VARDIR”

İhale sürecine itiraz eden Zorlu, “Biz ihaleye itiraz ettik.  İtiraz nedenlerimizden biri; ihale zamanını yanlış buluyoruz. Davalar sonuçlandıktan sonra açılsa ihalenin değeri daha farklı olacaktır. Burada iktisadi bütünlük teşekkül etmemiştir. Etmediği için biz bu ihaleye girmedik. Biz burada ihaleye girseydik iktisadi bütünlüğü kabul etmiş olacaktık. Şartnameye ilişkin uygunsuzluklar olacaktır. Burada 20 yılın alın teri, mesaisi vardır. Biz ortaklarımızın hakkı için bu ihale sürecine itiraz ettik. Halkın mutlaka dava süreci lehimize sonuçlanacak” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜKŞEHİR’İN SORUMLULUĞU VAR”

Zorlu, arazinin asıl sahibi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni sorumluluk almamakla itham ederek, “Bu arazinin sahibi İzmir Büyükşehir Belediyesi’dir. Bu işte onun da ciddi sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukların nasıl gelişeceğini göreceğiz ve ona göre tavır alacağız. Biz ilk olarak buraya opera binası yapıp teslim edecektik. Büyükşehir’in yüzde 18 olan payını yüzde 30’a çıkardık. Bunların dışında benim Büyükşehir’den çok büyük alacağım var. Benim için çok büyük yaradır. İdareyle olan İzmir’in en büyük otoparkını daha bu davalar sürerken 2000 yılında hizmete açtık. Burada 15 yıllık işletmesini bize verdi. Biz 5 yıllık süre ile buraya giremedik. İki tane ev yüzünden o otoparka yol açamadı. 15 yıllık sürede 5 yılını kullanamadık. Dönemin başkanı Ahmet Priştina bize randevu bile vermedi” diye konuştu.

İMAR PLANINI ELEŞTİRİ

Zorlu, ilk projede arazinin tahsisi ve imar planını eleştirerek , “İmar plan değişiklikleri o kadar uzun oldu. Sen imar planı işlerini bu kadar uzatıyorsan demek ki bana defolu mal satmışsın. Bana sağlam mal satmamış ki. Aradan 20 yıl geçmiş 1/1000’lik imar planı dava aşamasında. Şimdi İzmir Büyükşehir Belediyesi 1/5000 imar planı hazırlamış önlem almak için” diye konuştu.

“BEN HAKLIYIM”

Asıl projenin kendileri tarafından hazırlandığını söyleyen Zorlu, “İhalenin sözde kamuoyunda bir algı operasyonu içine girildi. Güneş balçıkla sıvanmaz. Karşı taraf sanki işin sahibi olmuş, yarın temel atacakmış gibi konuşuluyor. Bu davalar sürdüğü sürece bunu yapmak mümkün değil. Bunlar iyi bir ekip. Arkasında rüzgarlar var, profesyonel algı operasyonları yapan bir ekibi var. Kemal Zorlu’nun arkasında sadece Allah’ın rüzgarı var. Ben kendime güveniyorum çünkü haklıyım” şeklinde konuştu. 

“MAHKEME SONUÇLANMADAN ÇİVİ BİLE ÇAKILAMAZ”

Zorlu, ihale sonrası Rekabet Kurulu’nun ihaleyi tasdik ettiğinin söylenmesine rağmen öyle bir şey olmadığını belirterek, “Rekabet Kurulu yazısında ‘Bunu bana niye gönderdiniz?’ dedi. Şu anda İstanbul İdare Mahkemesi’nde yürütülen davalar var. Bu davalar sonuçlanmadan oraya çivi çakılamaz. Projeler çizildi, Büyükşehir’e belediye hizmet binası ayrıldı. Bunlar yeni gibi sunuluyor, algı operasyonu yapılıyor. Şimdi yapılıyor denilen şeyleri çalışmaları biz 20 yıl öne yaptık. İlk olarak konsorsiyum girdiler. Sonra bir gecede vahiy geldi konsorsiyum kaldırıldı. Nasıl oldu anlamak mümkün değil” dedi.

Haber Merkezi