“Para hırsı çevreyi yok ediyor”

İzmir Kent Konseyleri Birliği Dönem Sözcüsü Av. Mürüvet Balcılar, Birleşmiş Milletler Çevre ve İnsan Konferansı’nın Dünya Çevre Günü’nü kabulünün üzerinden 43 yıl geçmesine rağmen sermayenin bitmek bilmeyen para hırsının çevreyi yok ettiğini söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 06.06.2015 07:57
  • Güncelleme Tarihi : 06.06.2015 07:57
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“Para hırsı çevreyi yok ediyor”

MEHMET ŞERİF TOPRAK

Turgutlu, Gördes, Kazdağları, Kozak Yaylası ve Ödemiş’te altın ve nikel madenciliğinin hala zehir saçmaya devam ettiğini söyleyen İzmir Kent Konseyleri Birliği Dönem Sözcüsü Av. Mürüvet Balcılar, Dünya Çevre Günü’nün 43 yılında da çevrenin, suların, ormanların, havanın ve tarım alanlarının yok edilmeye devam ettiğine dikkat çekerek, “Plansız kentleşme, petrole dayalı üretim modelleri, hızla artan nükleer ve kimyasal atıklar, genetiği değiştirilmiş organizmalar, termik ve nükleer santraller, ‘gelişme’ olarak dayatılıyor” dedi.

“HAVAMIZ ZEHİRLENİYOR”

Sinop’ta, Mersin’de ve Türkiye’nin 5 farklı yerinde nükleer santral kurulması için çalışmaların devam ettiğini ifade eden Balcılar, “Aliaağa’da, Foça’da, Soma’da, Çan’da, Yenice’de onlarca termik santral bacası yükseliyor. Her yanımızı kara dumanlar sarıyor. Ne tarım alanlarımız yapılaşmadan korunabildi ne de gıda ürünlerimiz GDO’lardan arındırıldı. Aksine Aliağa’da olduğu gibi son tarım alanlarımıza da cüruf dökülüyor. Buca-Kaynaklar’daki kil ocağı, Gaziemir’deki nükleer atık, kentin su havzasındaki Efemçukuru’nda, Turgutlu Çal Dağı’nda ve Kaz Dağları’nda altın madeninin siyanürü toprağımızı, suyumuzu, havamızı zehirliyor. Sırf Soma’da termik santrallerine bir 3’üncüsü eklensin diye Soma-Yırca’da 6 binden fazla zeytin ağacı dozerlerle katlediliyor. Ağaç nöbeti tutan köylüler şirketin özel güvenlik görevlileri tarafından dövülüyor. Sermaye Ovacık köyünde, Çeşme’de, Karaburun’da rüzgar enerji santraliyle (RES) çıkıyor karşımıza. Doğanın yok olması, halkın sağlığı umurlarında değil. Biz umursuyor ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımız için savaşıyoruz. Ayrıca halk sağlığını ve deniz yaşamını yok edecek olan ağır kimyasallarla kirli Ergene nehrinin, Marmara Denizi’ne bir kanal ile boşaltılması projesiyle mücadele eden Trakya Kent Konseyleri Birliği’ni selamlıyoruz. Yanlarındayız ve mücadelelerinde tarafız. Yarın gerçekleştirilecek olan genel seçimlerin güvenli, hiçbir şaibeye mahal vermeyecek bir ortamda geçmesini istiyoruz. Havamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkan, Anayasa’nın 56. maddesinde yer alan ‘sağlıklı çevrede yaşama hakkı’na saygı gösterenlerin yönettiği bir Türkiye ile sonuçlanmasını diliyoruz. Sağlığımızı hiçe sayanlarla, yeşilimize göz dikenlerle, geleceğimizi yok edenlerle mücadele etmeye kararlı olduğumuzu yineliyoruz” diye konuştu.

Haber Merkezi