Sayfa Yükleniyor...
İzmir Kent Konseyleri Birliği Dönem Sözcüsü Av. Mürüvet Balcılar, Birleşmiş Milletler Çevre ve İnsan Konferansının Dünya Çevre Gününü kabulünün üzerinden 43 yıl geçmesine rağmen sermayenin bitmek bilmeyen para hırsının çevreyi yok ettiğini söyledi
MEHMET ŞERİF TOPRAK
Turgutlu, Gördes, Kazdağları, Kozak Yaylası ve Ödemişte altın ve nikel madenciliğinin hala zehir saçmaya devam ettiğini söyleyen İzmir Kent Konseyleri Birliği Dönem Sözcüsü Av. Mürüvet Balcılar, Dünya Çevre Gününün 43 yılında da çevrenin, suların, ormanların, havanın ve tarım alanlarının yok edilmeye devam ettiğine dikkat çekerek, Plansız kentleşme, petrole dayalı üretim modelleri, hızla artan nükleer ve kimyasal atıklar, genetiği değiştirilmiş organizmalar, termik ve nükleer santraller, gelişme olarak dayatılıyor dedi.
HAVAMIZ ZEHİRLENİYOR
Sinopta, Mersinde ve Türkiyenin 5 farklı yerinde nükleer santral kurulması için çalışmaların devam ettiğini ifade eden Balcılar, Aliaağada, Foçada, Somada, Çanda, Yenicede onlarca termik santral bacası yükseliyor. Her yanımızı kara dumanlar sarıyor. Ne tarım alanlarımız yapılaşmadan korunabildi ne de gıda ürünlerimiz GDOlardan arındırıldı. Aksine Aliağada olduğu gibi son tarım alanlarımıza da cüruf dökülüyor. Buca-Kaynaklardaki kil ocağı, Gaziemirdeki nükleer atık, kentin su havzasındaki Efemçukurunda, Turgutlu Çal Dağında ve Kaz Dağlarında altın madeninin siyanürü toprağımızı, suyumuzu, havamızı zehirliyor. Sırf Somada termik santrallerine bir 3üncüsü eklensin diye Soma-Yırcada 6 binden fazla zeytin ağacı dozerlerle katlediliyor. Ağaç nöbeti tutan köylüler şirketin özel güvenlik görevlileri tarafından dövülüyor. Sermaye Ovacık köyünde, Çeşmede, Karaburunda rüzgar enerji santraliyle (RES) çıkıyor karşımıza. Doğanın yok olması, halkın sağlığı umurlarında değil. Biz umursuyor ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımız için savaşıyoruz. Ayrıca halk sağlığını ve deniz yaşamını yok edecek olan ağır kimyasallarla kirli Ergene nehrinin, Marmara Denizine bir kanal ile boşaltılması projesiyle mücadele eden Trakya Kent Konseyleri Birliğini selamlıyoruz. Yanlarındayız ve mücadelelerinde tarafız. Yarın gerçekleştirilecek olan genel seçimlerin güvenli, hiçbir şaibeye mahal vermeyecek bir ortamda geçmesini istiyoruz. Havamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkan, Anayasanın 56. maddesinde yer alan sağlıklı çevrede yaşama hakkına saygı gösterenlerin yönettiği bir Türkiye ile sonuçlanmasını diliyoruz. Sağlığımızı hiçe sayanlarla, yeşilimize göz dikenlerle, geleceğimizi yok edenlerle mücadele etmeye kararlı olduğumuzu yineliyoruz diye konuştu.
Haber Merkezi