İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen resepsiyona Başkan Tugay’ın yanı sıra Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, çeşitli ülkelerin diplomatik temsilcileri ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Etkinlikte, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni iş birliği olanakları ele alındı.
“İZMİR ÖZEL BİR YERE SAHİP OLACAKTIR”
Anlamlı ve duygusal bir akşam geçirdiklerini belirten Başkan Tugay, “Türkiye ile Almanya arasındaki köklü dostluk, ortak emek ve karşılıklı güven temelinde kuşaktan kuşağa aktarılan çok kıymetli ve özel bir bağdır. Bugün, hem bir veda hüznünü hem de yeni bir başlangıcın sevincini bir arada yaşıyoruz. Görev süresi boyunca derin diplomasi birikimini İzmir’e taşıyan, kentimizle ve kurumumuzla çok değerli bağlar kuran Başkonsolosumuz Ralf Schröer’e veda etmenin burukluğunu yaşıyoruz. Schröer; İzmir’e gösterdiğiniz samimi ilgi ve katkılar için şahsım, kurumum ve tüm hemşehrilerim adına teşekkür ederim. İnanıyorum ki İzmir, sizin ve ailenizin kalbinde her zaman çok özel bir yere sahip olacaktır. Schröer’in İzmir’i hiçbir zaman unutmamasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“İLERİYE TAŞIMAYA KARARLIYIZ”
İzmir’deki görevine yeni başlayan Başkonsolos Dr. Kathrin Misera-Lang’a “hoş geldiniz” dileğinde bulunan Başkan Tugay, “Türkiye deneyiminizle İzmir’e çok değerli katkılar sunacağınıza yürekten inanıyor; İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum” diye konuştu. Bremen ile 30 yılı aşan kardeş kent bağı ve Frankfurt ile geliştirilen yeni iş birliği süreçlerinin, Almanya ile olan sarsılmaz ortaklığın en güzel göstergeleri olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, “Bu güçlü bağları her alanda daha da ileriye taşımaya kararlıyız” dedi.
“DERİNDEN ETKİLENDİK”
Başkonsolosluk görevini tamamlayan Ralf Schröer de “Değişim ve süreklilik diplomatik yaşamın iki değişmez unsurudur ancak değişimlerin yalnızca diplomatlar için değil eşleri ve çocukları için de olumlu deneyimler olması gerekir. Aksi halde dışarıdan çok cazip görünen bu yaşam, kısa sürede yorucu bir hal alabilir. Eşim ve ben, yaklaşık 40 yıllık diplomatik hayatımız boyunca1 kez ülke değiştirdik. Yaklaşık 30 yılımızı yurt dışında geçirdik. Üç çocuğumuzu farklı ülkelerde büyüttük ve iki farklı eğitim sisteminde yetiştirdik. İzmir, bizim son görev yerimiz oldu. Haziran ayının sonunda emekli olacağım. Bir diplomat için son görev yeri, özel bir anlam taşır. Eşim ve ben son üç yıl boyunca İzmir’de kendimizi son derece mutlu ve huzurlu hissettik. Almanya’nın resmi temsilcileri olarak Türkiye’de, özellikle de İzmir’de her zaman sıcak karşılandık. Ancak bizi etkileyen yalnızca resmi misafirperverlik değildi. Gündelik yaşamda da Türkiye’nin samimiyetinden, sıcaklığından ve misafirperverlik kültüründen her defasında derinden etkilendik. İzmir ve Batı Anadolu, Akdeniz kültürünün ve Avrupa kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. İzmir’i bizim için bir yuva haline getirdiniz. Burada geçirdiğimiz yılların güzel anılarla dolmasına katkıda bulundunuz. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum” açıklamasını yaptı.
“UNUTULMAZ HATIRALARIMIZ VAR”
Başkonsolos Dr. Kathrin Misera-Lang ise “Bu akşam burada olmaktan çok mutluyum. İzmir’de çalışacağım için çok seviniyorum. Çünkü 20 yıl önce eşimle birlikte Ankara’daki Almanya Büyükelçiliği’nde görev yaptık ve bu görevde unutulmaz hatıralarımız var” sözlerine yer verdi.