- İzmir
- 12.01.2026 17:00
Başkan Tugay’dan Çankaya Otoparkı çıkışı: "Güçlendirilmesine engel olmuyoruz"
Çankaya Katlı Otoparkı tartışmalarına yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, güçlendirme isteyenlerin önünde hiçbir engel bulunmadığını belirterek, belediyenin azınlık hissedar olduğunu ve asıl muhatabın Vakıflar olduğunu ifade etti
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT - İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, 21’incisini düzenlenen Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çankaya Katlı Otoparkı, DSİ ile yaşanan su krizi, Gediz Havzası denetimleri ve kamuoyundaki siyasi tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çankaya Otoparkı’nın yapılan teknik incelemeler sonucu “birinci sınıf riskli yapı” olarak tescillendiğini, güçlendirmenin ise arkeolojik sit alanı riski ve yüksek maliyet nedeniyle mümkün olmadığını vurgulayan Tugay, kapatma kararının siyasi değil hukuki ve teknik bir zorunluluk olduğunu belirtti. Eleştirilere sert yanıt veren Tugay, “Güçlendirme yapmak isteyene engel olmuyoruz. O halde bizi suçlamasınlar, yapın o zaman güçlendirmeyi. Büyükşehir Belediyesi’nden ne istiyorsunuz?” dedi. Otoparkın yarısından fazlasının belediyeye ait olmadığını hatırlatan Tugay, “Bu binanın çoğu bizim değil, muhatap biz değiliz” ifadelerini kullandı.
ÇANKAYA KATLI OTOPARKI RİSKLİ YAPI
Çankaya Katlı Otoparkı’nın kapatılmasına ilişkin eleştirilere yanıt veren Tugay, "Binanın yapılan testlerle dayanıksız olduğu tespit edildi. Riskli bina; birinci sınıfta tescillenmiş bir yapı. Yani burası “riskli yapı” olarak değerlendirildi. Ben göreve geldiğimde burasının yıkılması gerektiği söyleniyordu. Ben sadece “güçlendirme açısından bir şey yapabilir miyiz” diye bunu bir çalışalım istedim. Ancak teknik ekiplerimizin değerlendirmesinde, buranın güçlendirilmesinin neredeyse imkânsız olduğu ortaya çıktı. En temel nedeni şu: Üzerinde oturduğu arazi bir arkeolojik sit alanı. Altta muhtemelen tarihi eserler var. Bu nedenle güçlendirme çalışması sırasında bu eserlere zarar verme riski bulunuyor ve normal şartlarda Koruma Kurulu böyle bir çalışmaya izin vermez. Bunun yanında yapılan fizibilite çalışmasında güçlendirmenin çok yüksek maliyetli olduğu ve fayda sağlamayacağı görüldü. Bu nedenle biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak güçlendirme kararından vazgeçtik. Ancak burada biz hissedârız; Vakıflar Genel Müdürlüğü ve bir banka yüzde 50’den fazlasına sahip. Dolayısıyla “biz yapmayacağız” dediğimizde, “siz de yapın” diyorlarsa, onların yapması lazım. Biz herhangi bir güçlendirme çalışmasına engel olmuyoruz. Muhatap olarak beni değil, özellikle Vakıfları muhatap alsınlar. Esnaf arkadaşlara ve Sayın Valimize de söylüyorum: Biz güçlendirmeye engel değiliz. Ama şu anda riskli bir yapıdayız ve kapatmamız gerekiyor. Eğer gerekeni yapmazsak suçlu duruma düşeriz. Zaten bu konu siyasi bir tartışmaya taşındı. Aksi halde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile Konak Kaymakamlığı, “burayı derhal boşaltın” diye yazı yazmazdı. Bu şartlar altında geri çekildik ve boşaltılmasına karar verdik. Güçlendirme konusunda muhatap Vakıflar Bölge Müdürlüğü’dür. Büyük hissedar onlardır, bizim hissemiz yüzde 50’nin altındadır" dedi.
YAHUDİ MERKEZİ İDDİASI GERÇEK DIŞI
Çankaya Katlı Otoparkı’nın kapatılmasına ilişkin kamuoyunda dile getirilen “buranın Yahudi merkezi yapılmak istendiği” iddialarına sert tepki gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bu söylemlerin tamamen uydurma olduğunu söyledi. Tugay, iddiayı gülerek karşıladığını belirterek, “Böyle bir şey çok anlamsız. Birilerinin nasıl bir şey uyduralım da insanları kışkırtalım diye ortaya attığı bir iddia. Yahudilikle ne alakası var” diye konuştu. Otoparkın geçmişteki planlama sürecine de değinen Tugay, “Buraya otopark yapılmasına uygun bir plan kararı varmış. Ancak tarihi eserler ortaya çıkınca alan arkeolojik sit olarak tescillenmiş. Ondan sonra artık burası otopark alanı değil” dedi. Mevcut kullanımın hukuki dayanağı olmadığını vurgulayan Tugay, “Bugün deprem açısından riskli yapı tescili olmasaydı biz de bir şey demezdik. Ama şu andan itibaren burada otopark yapmaya çalışmak kaçak bir iştir. Bunu herkes biliyor. Laf cambazlığıyla bu gerçek değişmez” değerlendirmesinde bulundu.
DSİ YALAN SÖYLÜYOR
Devlet Su İşleri’nin kuyu izinlerine ilişkin açıklamalarını sert sözlerle eleştiren Başkan Tugay, eylül ayında yapılan başvurulara hâlâ yanıt verilmediğini vurguladı. Başkan Tugay, “DSİ tarafı maalesef yalan söylüyor. Eylül ayında kuyularla ilgili yaptığımız başvuruya, benim bildiğim şu saate kadar hâlâ bir cevap gelmedi. Bunun belgeleri var” dedi. İzin verilen kuyuların İzmir’in ana su ihtiyacını karşılamadığını belirten Başkan Tugay, “200 tane kuyu dedikleri, köylerde köylülerin ihtiyacını karşılamak için açılmış küçük kuyular. İzmir’in asıl su ihtiyacını karşılayacak büyük su kaynakları için kuyulara ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı. DSİ’nin yaklaşımını eleştiren Tugay, “O minik kuyulara verdikleri izni İzmir’e yapılmış bir iyilik sayıyorlarsa kendilerine teşekkür ederim. Köylülerimizin ihtiyacını karşıladılar. Ama İzmir’in büyük su kaynaklarından su alabilmesi için açılması gereken kuyulara izin yok” diye konuştu. Su meselesinin siyasi tartışma konusu yapılmasını doğru bulmadığını vurgulayan Başkan Tugay, “Ben su konusu, çöp konusu gibi meseleleri siyaset konusu yapmak istemiyorum. Bunlar şehrimizin sorunları. Bunlar üzerinden siyasi tartışmalar yapılmasını etik dışı buluyorum, ayıplıyorum” dedi. DSİ’nin sorumluluğuna işaret eden Tugay, “Biz kuyuları açmak, onarmak istiyoruz. DSİ’nin görevi buna izin vermek. Bunlar zaten Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiş alanlar. Yeni bir alan talebimiz de yok” ifadelerini kullandı.
KAYIP KAÇAK ORANI YÜZDE 25’İN ALTINDA
Kayıp-kaçak oranına ilişkin iddiaları da yalanlayan BaşkanTugay, “İzmir’in kayıp-kaçak oranı yüzde 24 küsurdur, 25’in altındadır. 29 değildir” diye konuştu. Kayıp-kaçak kavramının yanlış anlatıldığını söyleyen Tugay, “Faturalandırılmayan her türlü su tüketimi kayıp-kaçak sayılır. Camilere ücretsiz verilen su da buna dâhil. Bunları sanki dışarı akıyormuş gibi anlatmak doğru değil” ifadelerini kullandı.
GEDİZ İZMİR'E ULAŞMADAN ÖNCE KİRLENİYOR
Gediz Havzası’na ilişkin açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’in Gediz Nehri’ni kirleten kent olmadığını vurguladı. Tugay, “Gediz bize kirli giriyor, bizden daha kirli çıkmıyor. İzmir sınırlarına girdiği noktadan denize döküldüğü yere kadar birkaç aydır düzenli su analizleri yapıyoruz” dedi. Çalışmaların raporlandığını belirten Tugay, “Gediz’in farklı noktalarından numune alıyoruz. Sonuçları kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerini kullandı. Gediz’in İzmir’e ulaşmadan önce kirlendiğine dikkat çeken Tugay, “Kütahya, Uşak ve Manisa’dan geçerek geliyor. Bizden önce özellikle sanayi kaynaklı bir kirlilik söz konusu” diye konuştu. Denetimleri olumlu bulduğunu belirten Tugay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na teşekkür ederek, “Bu duyarlılığın sürmesini istiyoruz. Gediz kurtarılması gereken bir nehir” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak : HABER MERKEZİ