İZMIR

Bornova’da çocuk gelişimi ve ebeveynlik paneli düzenlendi

Bornova Belediyesi tarafından düzenlenen panelde uzmanlar, çocuk gelişiminde duygusal bağın güçlendirilmesi ve tutarlı sınırlar oluşturulmasının önemine dikkat çekti

Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu'nda gerçekleştirilen "Çocuğun İhtiyacı, Yetişkinin Sorumluluğu: Anlamak mı, Rehber Olmak mı?" başlıklı panelde Klinik Psikolog Çağrıhan Bahadır ile Uzman Psikolog Merve Aydoğan, çocuk eğitimi ve ebeveyn tutumlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Uzmanlar, çocuk gelişiminde her isteğin karşılanmasından ziyade ihtiyaç duyduğu anda yanında olmanın ve güven veren bir ilişki kurmanın daha önemli olduğunu belirtti. Çocukluk dönemindeki yanlış yaklaşımların ilerleyen yaşlarda davranış sorunlarına yol açabileceğini ifade eden konuşmacılar, küçük yaşlardan itibaren sevgi temelli ve tutarlı sınırlar belirlenmesinin sağlıklı gelişime katkı sağlayacağını vurguladı.

Panele katılan aileler, çocuk gelişimi ve sağlıklı ebeveynlik konusunda uzmanlardan bilgi alma fırsatı buldu.

"PROBLEMİN KÖKÜNE İNİLMELİDİR"

Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nce düzenlenen panelde ilk olarak söz alan Klinik Psikolog Çağrıhan Bahadır, çocukla kurulan bağın niteliğine dikkat çekti. Her isteği yerine getirmenin bağ kurmak anlamına gelmediğini vurgulayan Bahadır, şu ifadeleri kullandı:

"Duygusal bağ, çocuğun ihtiyaç duyduğu her an yetişkini duygusal olarak yanında ve ulaşılabilir hissetmesidir. Bağlanma sürecinde iletişimi her zaman açık tutmalı, sabırlı olmalı ve kısa sürede mucizevi sonuçlar beklememeliyiz. Çocuklara sürekli 'yap, yap' diyerek baskı kurmak ve isteklerimizi zorunluluk gibi dikte etmek büyük bir hatadır. Çocukluk döneminde sergilenen bu yanlış yaklaşımlar, ergenlikte karşımıza tahammülsüzlük ve agresiflik olarak çıkar. Davranış sorunlarında anlık çözümler yerine, mutlaka problemin köküne inilmelidir."

"EĞİTİM ASLA KORKUTARAK VERİLEMEZ"

Uzman Psikolog Merve Aydoğan ise ebeveynlerin günlük yaşamda sergilediği tutarsız davranışların ve anlık tepkilerin çocuklarda onarılamaz hasarlar bıraktığına değindi. Sınır koymanın önemini anlatan Aydoğan, "Çocuklar dünyaya hazır sınırlarla gelmezler; sınırları onlara sözlerimiz ve davranışlarımızla biz öğretiriz. Bu süreçte aileden okula, parktan akrabalara kadar her sosyal çevre bir bütündür. En büyük kural tutarlılıktır; örneğin çocuk sevmediği bir yemek geldiğinde ona hemen alternatif sunulmamalı, ağlayarak istediklerini elde etmesine izin verilmemelidir. Sınırlar küçük yaşlardan itibaren esnetilmeden, minik adımlarla öğretilmelidir. Unutulmamalıdır ki bir çocuğun ait olma ihtiyacı, iyi olma ihtiyacından çok daha büyüktür ve eğitim asla korkutarak verilemez." diye konuştu.