Çelik’ten Başkan Tugay’a Alsancak Limanı için sert yanıt: Bakkal gibi kapatamazsınız

Başkan Cemil Tugay’ın Alsancak Limanı hakkındaki açıklamalarına sert tepki gösteren Çelik, “Liman şehrin önünü kapatıyor deniyor ama limanın kimin önünü açacağı belli; her liman stratejik öneme sahiptir, limanlar bakkal gibi kapatılamaz” dedi.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Çelik’ten Başkan Tugay’a Alsancak Limanı için sert yanıt: Bakkal gibi kapatamazsınız haberinin görseli

KEMAL ÖZKURT İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi 2026 yılının ilk meclis toplantısı olan Ocak ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Argun Gündüç idaresinde, Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. Mecliste dilek ve temenniler bölümünde söz alan DTO Yönetim Kurulu Üyesi Mihri Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın liman hakkından yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Çelik, Başkan Tugay’ın liman hakkındaki sözlerine yönelik olarak, “Liman şehrin önünü kapatıyor diyorlar, limanın kimin önünü açacağı belli, limanın arkasında kim varsa onun önünü açacak. Limanı bakkal gibi kapatamazsınız. Danışmanlarda bir zafiyet mi var, neden olduğunu anlamadım. Şehri ona teslim ettik ama onu kime emanet ettik?” dedi.

LİMANI BAKKAL GİBİ KAPATAMAZLAR 

Başkan Tugay’ın “yük gemileri yerine yolcu gemilerine açılsın” önerisini de eleştiren Çelik, kruvaziyer trafiğinin gerçekçi koşullarına dikkat çekerek, “Yük operasyonu kapansın, yolcu gemileri gelsin deniyor. Biz de gelsin diye uğraşıyoruz. Ancak ortada İzmir’e girmek için sıraya girmiş kruvaziyer gemileri yok. Türkiye’de kruvaziyerin iki ana merkezi Galataport ve Kuşadası. Bu iki destinasyon arasında İzmir’e ancak tali durak olarak uğranmasını bekleyebiliriz” dedi. Çelik, İzmir Limanı üzerinden yürütülen tartışmalara yanıt vererek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın açıklamalarına rakamlarla karşı çıktı. Alsancak Limanı’nda atıl kapasite olduğu iddialarını reddeden Çelik, “Rıhtım uzunluğu 4 kilometre. Alternatif olarak gösterilen Nemrut Körfezi’nde toplam rıhtım uzunluğu 9 kilometre ve bu alanın doluluk oranı yüzde 90. Alsancak’taki 4 kilometreyi devre dışı bırakırsanız geriye 800 metre kalır. Ortada atıl bir kapasite yok. Her liman stratejik öneme sahip, limanlar bakkal gibi kapatılamaz” ifadelerini kullandı. Limanın kentle ilişkisine yönelik eleştirilere de tepki gösteren Çelik, “2008 yılında bu limanı satmayı planlıyorduk. Satılmış olsaydı bugün ‘kapatılsın’ denilebilir miydi? ‘Liman şehrin önünü kapatıyor’ deniyor ama limanın kimin önünü açacağı belli. Limanın arkasında kim varsa onun önünü açar. Burada ciddi bir danışmanlık zafiyeti mi var, anlamakta zorlanıyorum. Şehri ona teslim ettik ama onu kime emanet ettik?” şeklinde konuştu.

LOJİSTİK AVANTAJ ORTADA 

Liman çevresinde yürütülmesi gereken tarama çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, Alsancak Limanı’nın yıllardır gerekli altyapı yatırımlarından yoksun bırakıldığını söyledi. Limanın 13 yıldır derinleştirilmesinin konuşulduğunu hatırlatan Çelik, bu süreçte İzmir’e gelmesi planlanan 355 geminin Alsancak yerine Nemrut’a yöneldiğini, bunlardan yalnızca 73’ünün derinlik yetersizliği nedeniyle rotasını değiştirdiğini aktardı. Alsancak Limanı’nın ana liman olma niteliği taşımadığını ve Çandarlı Limanı’nın alternatifi olarak da görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, “Operasyonel verimlilik ve hız sağlanamadı. Devlet limanlarının hatlarla ortak çalışma imkânı yok. Bölgedeki tüm limanlar tarifelerini beyan etmeli. Devlet limanı olunca şeffaflık isteniyor, özel liman olunca ticari sır deniliyor” ifadelerini kullandı. Nemrut’a yönlendirilen yüklerin ciddi bir maliyet yarattığına dikkat çeken Çelik, İzmir’in doğu ve güneyine gidecek bir geminin Nemrut’u tercih etmesi halinde karayolu maliyetinin konteyner başına 120 dolara ulaştığını belirtti. İzmir Limanı’nın yıllık 1 milyon TEU kapasiteye sahip olduğunu hatırlatan Çelik, “Bu hacmin tamamı gitmese bile yılda yaklaşık 30 milyon dolar sadece mazot ve otoyol giderlerine ödeniyor. Lojistik avantaj ortadayken limanı kapatmayı tartışıyoruz” diye konuştu.

KAPTAN İSTESE BİLE DENİZİ KİRLETEMEZ 

İzmir Limanı nedeniyle körfezin kirlendiği yönündeki iddialara da yanıt veren Çelik, suçlamaların teknik ve hukuki gerçeklerle örtüşmediğini söyledi. Küçük gemilerin denizi kirlettiği yönündeki söylemleri eleştiren Çelik, uluslararası MARPOL Sözleşmesi’ni hatırlatarak, “Sözleşmeye göre 1 grosluk bir geminin kirliliğe neden olması halinde 1 milyon avro cezası var. Kaptan istese bile bilerek o kiri basamaz” ifadelerini kullandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler üzerinden yapılan değerlendirmelere tepki gösteren Çelik, “Instagram’da fotoğraf ya da video paylaşarak bu gerçeği değiştiremezsiniz. Körfezin neden kirlendiğini hepimiz biliyoruz. 45 yıldır Melez’e kireç dökülüyor, bu süreçte kireç fabrikası zengin oldu” dedi. Tersane altyapısına da değinen Çelik, tershanenin döner sermayesinin sivil gemilere açılması için yıllarca mücadele ettiklerini belirterek, bugün İZDENİZ gemilerinin bakım ve onarımlarının burada yapıldığını hatırlattı. Çelik, kamuoyunda yapılan değerlendirmelerde kullanılan ifadelere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Cümle aralarında kullanılan kavramlara özen gösterilmeli” değerlendirmesinde bulundu.

ETİK BAŞKANI ÖNCE HİLTON OTELE BAKSIN 

Turizm sektörüne yönelik sert eleştirilerde bulunan Çelik, ETİK Başkanı’nın İzmir Limanı üzerinden yaptığı değerlendirmelere tepki gösterdi. “ETİK Başkanı’ndan limana ne?” diyen Çelik, İzmir’in yıllardır atıl durumda olan Hilton Oteli’ni hatırlatarak, “Hilton binası neden boş duruyor? Önce onu hayata geçirin. Fuarlar yapılıyor, kentte konaklayacak yer bulunamıyor. Beş yıldızlı otel diye açılan yerlerin lobisi kaldırımda, kahvaltı salonu birinci kordonda. Turizmci olarak bunlarla uğraşın” ifadelerini kullandı. Sektörde son yıllarda artan yapısal sorunlara da dikkat çeken Çelik, “Devekuşu gibi otellerimiz var. Son 10 yılda türedi. Otele giderken ev eşyası taşıdığımız yerler var. Otel gibi yapılıp fiilen konut olarak kullanılan binalar söz konusu. Kapısında otel yazıyor, ruhsatında konut görünüyor” dedi. Her kesimin kendi alanına odaklanması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Biri çıkıyor ro-ro hattı açacağım diyor, biri feribot hattı açacağım diyor ama olmuyor. Herkes kendi işini düzeltsin. Biz de okuyup izliyoruz. Söylediklerini yapsınlar ya da yaptıklarını söylesinler” diye konuştu

Kaynak : HABER MERKEZİ

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.