- İzmir
- 24.01.2026 12:08
CHP’li Güç’ten Cumhur İttifakı’na: Şakran için paranız varsa önce hastaneyi bitirin
Aliağa Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi’nin yedi yıldır tamamlanmamasını sert sözlerle eleştiren CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, hastanenin bitirilmemesinin Cumhur İttifakı’nın pasifliğinden kaynaklandığını belirtti
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - İzmir’in Aliağa ilçesinde 2019 yılında yapımına başlanan 200 yataklı, 52 bin 791 metrekarelik Dokuz Eylül Üniversitesi Aliağa Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi için 2026 Yatırım Programı kapsamında yalnızca 4 bin TL’lik sembolik bir ödenek ayrıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve ALOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan arasında imzalanan protokolle başlatılan proje kapsamında ALOSBİ 12 milyon TL bağışta bulunurken, Aliağa Belediyesi de ruhsat ve inşaat süreçlerinde destek sözü vermişti. Hotar, hastanenin 2022 yılına kadar tamamlanacağını açıklamıştı. Aradan geçen 7 yıla rağmen hastane hizmete açılmazken, Başkan Acar belediyenin sorumluluklarını yerine getirdiğini belirtmişti. Aliağa’da yapımı 7 yıldır tamamlanamayan hastane üzerinden iktidara sert eleştiriler yönelten CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, gecikmenin temel nedeninin Cumhur İttifakı’nın İzmirli siyasetçilerinin pasifliği olduğunu söyledi. Güç, “Şakran’ın altyapısını verin biz yaparız diyorlar. Oranın maliyeti yaklaşık 3 milyar lira. Hastanenin bütçesi ise 2 milyar. O kadar paranız varsa gidin hastaneyi bitirin. Bu iş siyasi şov konusu yapılamaz” diye konuştu.

PARALARI VARSA HASTANEYİ BİTİRSİNLER
Hastanenin bitmemesinin asıl sebebinin Cumhur İttifakı’nın siyasetçilerinin pasifliğinden kaynaklandığını ifade eden Güç, “Aliağa Belediye Başkanı sonuçta Cumhur İttifakı’nın belediye başkanı. Yani CHP’nin belediye başkanı değil. ‘Şakran’daki altyapıyı verin ben yapayım’ diyen kişi. Oranın maliyeti yaklaşık 3 milyar lira. Hastanenin bütçesi 2 milyar. O kadar paranız varsa gidin hastaneyi yapın. Eyyüp Kadir İnan çıkıyor, ‘Ben olsam şunu yapardım, ben olsam bunu yapardım’ diyor. O zaman git ikinci çevreyolunu yap. Otogarı, Halkapınar’ı yap. Ama Aliağa’daki hastaneyi bitir kardeşim. Sağlık Bakanlığı’yla bir protokol yapın, bitir. Bu iş böyle siyasi şova döndürülecek bir şey değil. Aliağa’da toplu konut yeri var, 2019’da başladı. Hâlâ bitiremediler. Yarım yamalak kalmış. Çevre düzenlemesiyle ilgili sıkıntısı var. Elektrikle ilgili problemleri var. Doğal gazla ilgili problemleri var. Böyle bir sürü sıkıntıları var. Onları çözsünler. Ben bu tarz konularda yaptıkları açıklamaları da bakış açıları da garip geliyor. Yani şova yönelik siyasi yaklaşım benim bünyem kaldırmıyor. Ben çok düzgün, düz bir adamım yani. Savunduğum değerler, savunduğum insanlar da benzer insanlar. O yüzden arkadaşlara şunu tavsiye ediyorum; merkezi hükümetin İzmir’e bakış açısını değiştirmeleri ve İzmir’e katkı sunacak yatırımları almalarını sağlamaları gerektiğini düşünüyorum. Eyyüp Kadir Bey’e de bunu tavsiye ediyorum” diye konuştu.

YILLARDIR BİR HASTANE YAPTIRTAMADIK
Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin yanı sıra Aliağa Devlet Hastanesi’nin de çok kötü durumda olduğunu söyleyen Güç, “Hastanenin sorumluluğu merkezi hükümettedir. Yatırım kararını alan da merkezi hükümettir. Kalıp kısmını belediyeye bırakan da merkezi hükümettir. Sonrasını yapması gereken de merkezi hükümettir. Merkezi hükümet de Cumhur İttifakı olduğu için, aslında kısmen MHP’nin, büyük çoğunlukla AKP’nin sorunudur. Onları çözmesini bekliyoruz. Çünkü Aliağa’da geçen gün bir ilçe başkanımız ‘Kiralık MR getiriyoruz Aliağa Devlet Hastanesi’ne’ diyor. Aliağa Devlet Hastanesi çok kötü durumda. Yıllardan beri kötü durumda. Ve bir tane devlet hastanesi yaptırtamadık Aliağa’ya. Bu kadar eksiklikleri varken bana yerel yönetimden bahsetmesinler. Yerel yönetim anlayışından bahsetmesinler” diye belirtti.

İKTİDARIN İŞİNİ BELEDİYELER YAPIYOR
CHP’li belediyelerin tüm baskılara rağmen hizmet üretmeye devam ettiklerini belirten Güç, “Hiçbir şey yapmadan bize gelip ‘Siz şöylesiniz, siz böylesiniz’ diyorlar. İnanın bu kadar mali ve siyasi baskıya rağmen bizim belediye başkanlarımız inanılmaz çalışıyorlar. Gerçekten onur duyuyorum, gurur duyuyorum arkadaşlarımızla. Şu an İzmir’de 1 milyon insana sosyal yardım yapılıyor. 500 binini Büyükşehir yapıyor, 500 binini ilçe belediyeleri yapıyor. Yaşlılara evlerinde bakılıyor. Hasta yatağından alt bezine kadar belediyelerimiz veriyor. Sakal tıraşını belediyeler yapıyor. Hastaneye belediyeler götürüyor. Okul tadilat ve tamiratlarını belediyeler yapıyor. Cami temizliklerini belediyeler yapıyor. Milli Eğitim’in ve Diyanet’in milyarlarca bütçesi var. ‘Şuraya bütçe ayırayım da çocuklar temiz bir yerde eğitim görsün’ diye düşünmüyorlar. Veya camide insanlarımız temiz alanlarda ibadet etsin diye düşünmüyorlar. Bunları belediyelere bırakıyorlar. Kreşi belediyeler açıyor, kent lokantası açıyor, sosyal market açıyor, sosyal tesisler açıyor gençler için. Yani ülkede o kadar çok sorun var ki her şey belediyeler eliyle çözülmeye çalışılıyor. Bu da belediyelere büyük bir yük getiriyor. Buna rağmen büyük bir çabayla, büyük bir özveriyle çalışıyor arkadaşlarımız. Ama AK Partili siyasetçiler buna yönelik hiçbir adım atmıyorlar. Bu şehre, bu ülkeye katabilecekleri birçok şey varken, küçük siyasi çekişmelerin içinde kısır döngülerde boğuluyorlar” dedi.
Kaynak : HABER MERKEZİ