Çiğli Meclisi’nde Yıldız’dan Çamlıkent yorumu: Tepinmelerini anlıyorum

Çiğli Belediye Meclisi Şubat ayı toplantısında, Çamlıkent Yapı Kooperatifi ile protokol imzalanması için Başkan Onur Emrah Yıldız’a yetki verilmesi konusu yoğun tartışmalara neden oldu. AK Partili üyeler kamu zararı uyarısında bulunurken, Başkan Yıldız belediyenin 1 milyar TL gelir elde edeceğini savundu.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak: HABER MERKEZİ
Çiğli Meclisi’nde Yıldız’dan Çamlıkent yorumu: Tepinmelerini anlıyorum haberinin görseli

Berkay Erden Çiğli Belediye Meclisi Olağan Şubat ayı toplantısının ikinci oturumunu Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız başkanlığında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) meclis üyelerinin katılımı ile gerçekleşti. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anmak için saygı duruşu ile başlayan mecliste Çiğli Belediyesi ile Çamlıkent Yapı kooperatifi arasında protokol imzalanması için Başkan Yıldız’a yetki verilmesi konusu yoğun tartışmalara neden oldu. AK Partili üyeler hazırlanan protokol sonucunda kamu zararı oluşacağını ileri sürerken, Başkan Yıldız ise 30 yıllık sorunun çözülerek belediyeye 1 Milyar TL para kazandırılacağını ifade etti. 

- REKLAM -

ÖNLER: YÜZDE 23 BELEDİYENİN LEHİNE DEĞİL


Çamlıkent Yapı Kooperatifi konusunun tekrar gündeme geldiği mecliste sözleşme ile belediyeye tanınan yüzde 23,3’lük hakkın yüzde 40’a çıkartılması gerektiğini söyleyen AK Partili Kadir Önler, “Bu konuya göreve geldiğimiz günden itibaren yaklaşıyoruz. Sizler de biliyorsunuz ki geçmişte yapılan hatalarla ilgili bir çözüm yolu bulmaya çalışıyoruz. Buradaki tüm arkadaşlarımızın sözlerini dikkatle dinliyor ve yorumlamaya çalışıyoruz. Ancak şu gerçeğin altını çizmek isterim: Bu olay şu anda hukuki bir süreç içerisindedir. Bu sözleşmenin feshiyle ya da devamıyla ilgili net bir karar alınmadığı sürece, geçmişte yapılan işlemler nasıl bugün hukuki sonuçlar doğuruyorsa, bugün alınacak kararlar da yarın aynı şekilde karşımıza çıkacaktır. Çünkü burada söz konusu olan kamusal bir iştir ve alınan her kararın hukuki bir karşılığı olacaktır. Sayın Başkan, siz göreve geldiğinizden bu yana bu konuyla ilgili alınan kararlarda çelişkiler, geri adımlar ve soru işaretleri oluştuğunu düşünüyorum. Göreve geldiğimizde burada bazı taşınmazların satışa çıkarıldığını gördük. Biz bu satışın yanlış olduğunu değerlendirdik. Daha sonra müfettiş incelemesi sonucunda bu satışlar iptal edildi ve siz de bu iptale ilişkin karar aldınız. Ardından sözleşmelerle ilgili dava açılması yönünde önerge verdim. Bu konuda belediyemizin haklarını koruyacak basit bir dava açılabileceğini ifade ettim. Ancak süreç içerisinde üniversitelerden görüş alınması, bilirkişi değerlendirmeleri derken konu oldukça karmaşık bir noktaya geldi. Geçtiğimiz günlerde Özgür Bey burada Çamlıkent’le ilgili olarak bizden yetki istendiğini dile getirdi. Ancak şu an burası belediyenin mülkiyetinde olan bir alan. Geçmişte sözleşme yapılan kooperatif dışında başka kooperatiflerin ilanlar verdiği, satış yaptığı yönünde bilgiler dile getirildiğinde bu konuda net bir yanıt alamadık. Kamu zararı oluşmayacağını kesin olarak söyleyemiyoruz. Yaptığımız araştırmalarda, mevcut kooperatifin bu alanı başka bir kooperatife devretme yetkisi olduğu yönünde değerlendirmeler ortaya çıkıyor. Bu durumda yüzde 23’lük bir anlaşma üzerinden ciddi bir kârlılık söz konusu olabiliyor ve mevcut kooperatifin başka kooperatiflere kazanç sağladığı bir tablo ortaya çıkabiliyor. Bu da ciddi bir çelişki yaratıyor. Bu kadar önemli bir konuda yetki ve takibin tamamen sizin sorumluluğunuzda olması gerektiğini düşünüyorum. Sizin olmadığınız bir günde böyle bir sürecin ilerlemesi doğru değildir. Daha önce bu konuda ulusal ölçekte bir protokol imzalandığı, ardından iptal edildiği bilgisi kamuoyuna yansıdı. Tüm bu çelişkiler içerisinde, belediyenin yüzde 23’lük anlaşmasının mevcut şartlar altında belediyenin lehine olmadığı kanaatindeyim. Güncel koşullarda yüzde 40’lara varan bir sözleşme yapılmadığı takdirde kamu zararı oluşacağını düşünüyorum. Bu noktada meclisimizin yapacağı şey, hukukun vereceği karara saygı duymaktır. Hukukun çizeceği çerçevede alınacak her karar hepimizi bağlayacaktır” dedi.

YILDIZ: 1 MİLYAR TL GELİR ÖNGÖRÜLÜYOR

Göreve geldiği andan itibaren sorunu çözmek yolunda adımlar attığını hatırlatan Yıldız, sosyal medyaya atılan bazı iddialar yüzünden devletin soruşturma başlatmak zorunda kaldığını söyledi. Kamu zararı ve süre uzatımı iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Yıldız, “Bu değerlendirmeye karşılık olarak şunu ifade etmek isterim: ‘Kamu zararı var’ şeklindeki yorum teknik olarak doğru değildir. Bu daha çok siyasi bir yorumdur. Ben 6 Nisan’da göreve başladım. Benden önce, 31 Aralık 2023 tarihinde önceki belediye başkanı tarafından verilen bir süre uzatımı söz konusudur. Bu sürenin bugün geçerli olup olmadığına ilişkin süreç devam etmektedir. 30 Ocak 2026 tarihine kadar geçerli olmak üzere 63 kişiyle ilgili bir yargılama süreci başlatılmıştır. Bu sürecin içeriğine dair detaylı yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Sosyal medya ne yazık ki bazen eğlenceli bir alan gibi görülse de bazen de seçimle kazanılamayan yerlerde iftira ve karalama kampanyalarına zemin hazırlayabiliyor. Devlet bu iddiaları ciddiye almak zorunda kalıyor ve bu nedenle belediyemize müfettiş gelmiştir. Müfettişler burada kamu zararı olup olmadığını incelemektedir. Ancak gerek komisyon raporunu hazırlayan arkadaşlarımız gerekse hukukçu meclis üyelerimiz, burada kamu zararı olmadığı yönünde görüş bildirmektedir. Göreve geldiğimizde Rıfat Bey, Alev Hanım ve Özgür Bey’in de katıldığı toplantılarda bu konunun ortak akılla ve hukuki çerçevede çözülmesi gerektiğini açıkça ifade ettik. O yıllarda alınan bazı kararların doğru olmadığını defalarca dile getirdik. Ancak süreç yargıya intikal etmiş durumda ve belediye olarak icra makamı sıfatıyla karar almak zorundayız. Aldığımız kararları Dokuz Eylül Üniversitesi’nden alınan bilimsel ve hukuki görüşler doğrultusunda hukuk komisyonuna taşıdık. Profesör Serkan Ayhan’ın da dahil olduğu değerlendirmeler sonucunda kamu zararı olmadığı açıkça ortaya konmuştur. Geçmişten gelen alacaklarımızın güvence altına alınması için ana sözleşmede yer aldığı şekilde daire başı 100 dolar üzerinden belirsiz alacak davası açılmıştır. Bu süreç yargı denetimindedir. Bu konu daha önceki dönemlerde defalarca meclis gündemine gelmiştir. Biz süreci tamamen şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir bir şekilde yürütüyoruz. Geçmişi siyasi tartışmalara çekmek yerine, yargının çizdiği sınırlar içinde hareket etmeyi doğru buluyoruz. Hukukçu arkadaşlarımızın rehberliğinde süreci ilerletiyoruz ve nihai kararı yargı verecektir. 2 yıl içerisinde bu sürecin tamamlanmasını ve belediyeye 1 milyar TL gelir getirmesini öngörüyoruz” ifadelerini kullandı. 

- REKLAM -

KANER: İMZA YOK VİNÇ VAR

Herhangi bir protokol imzalanmamasına rağmen arazi üzerinde çoktan vinçlerin kurulduğunu ifade eden Kaner, “Ruhsat gibi birçok mide bulandıran konu var bu kooperatif ile ilgili. Tüm arkadaşlarımın affına sığınarak söylüyorum belediyenin camından bakın, orada kule vinçleri kurulu. Adam zaten hazır, siyaseten bir şeylere güveniyor olabilir. Oralara kamu kent pankartları da koymuş.  Yargılama kararı çıktı 63 kişiye, orada diyor ki ‘bu bir ihale sistemindeyse niye Çamlıkent’i ihaleye çıkarmadın sözleşmeyi fesh etmedin?’ Siz hukuk çerçevesinde ben bunu halledeceğim dediniz, Sayıştay ve müfettiş raporu doğrultusunda hareket etmelisiniz dedim. Siz 2024 yılında satış önergesiyle geldiniz biz kendimizi yırttık ama oyçokluğu ile alındı sonra iptal ettiniz şimdi de diyoruz ki bu iş yanlıştır. Eski oran ile masaya oturmanız ciddi kamu zararıdır. Somut örnekle ifade edeyim: İki parselimiz var ve geçmişten gelen 80–95 dairelik bir alacak söz konusu. Bu dairelerin bugüne kadar teslim edilmemesinden kaynaklanan gecikme zararları vardır. Buna rağmen, hâlâ ham arazi üzerinden yüzde 23 oranında ısrar edilmesi izaha muhtaçtır. Bugün bu sözleşme güncellense, teknik şartlar ve piyasa gerçekleri dikkate alınsa, çok daha adil bir oran ortaya çıkacaktır. Üç ayrı dava açılmış olsaydı, bu alan en az yüzde 40 oranla belediye lehine sonuçlanabilirdi. Son olarak şunu söylüyorum Sayın Başkanım: Madem masadayız, madem arabuluculuk süreci devam ediyor, ekonomik koşullar değişmişken bu oranı güncelleyelim. Kamu zararını büyütmeyelim. Gelin, bugünün şartlarında makul ve hukuka uygun bir yüzde 40 oranında anlaşalım.” dedi.

- REKLAM -

YILDIZ: ORAN YÜZDE 60’A DENK GELİYOR

Temin edilememiş daireler için dava açıldığını ve oranın güncel koşullarda yüzde 60’ı bulduğunu belirten Yıldız “80 dairemiz temin edilememiş ben orada almam gereken dairleri zamanında alamadığım için kira ve tazminat davası açtım. Burada kat karşılığı yapılacak olan oran yüzde 25’ten yüzde 60’a denk geliyor” diye konuştu.

KANER: PROTOKOLÜ YETERSİZ BULUYORUM

Kooperatif konusunda hazırlanan protokolün muğlak ifadeler barındırdığını ve teknik açıdan yetersiz olduğunu belirten Kaner, “Arabuluculuk görüşmeleri devam ederken, henüz protokol imzalanmamış olmasına rağmen arazide fiili olarak işgal ve çalışma yapılması beni ciddi şekilde rahatsız etmektedir. Bugün itibarıyla geçerli bir ruhsat yoktur. Ruhsat olmadığı sürece, sözleşme var denilerek araziye girilmesi hukuken sorunludur. Kamu adına yapılan sözleşmelerde, Kamu İhale Kanunu gereği işin devri yasaktır. Çoğunluklar değişebilir ama kamu sorumluluğu değişmez. Bu işin finansmanının nasıl sağlandığını da ileride hep birlikte göreceğiz. Çamlıkent üzerinden 1 milyon ila 3 milyon dolar seviyesinde teminatlardan söz ediliyor; buna ilişkin tüm fotoğraflar ve belgeler elimizdedir. Protokolde teminat meselesi ciddi şekilde sorunludur. Arkadaşlarımız banka teminat mektubu, ipotek ya da kişisel teminat gibi seçeneklerden söz etmiş. Ancak kamu kurumlarında, banka teminat mektubu ve devlet teminatı dışında başka bir güvence kabul edilmez. Buna rağmen ‘güvence bedeli’ gibi muğlak ifadeler kullanılmış, ayrıca yüzde 6 oranında teminat alınacağından bahsedilmiştir. Yüzde 6–7’lik bir teminat, belediyenin verdiği arazinin gerçek değeriyle örtüşmemektedir. Bu şekilde bir teminatlandırmanın ciddi riskler taşıdığını düşünüyorum. Teknik şartname, iki vatandaş arasındaki bir sözleşme için bile yeterli değildir. Marka belirtilebilir, kalite sınıfı tanımlanabilir. Belediye hem arsa sahibi hem de ruhsat veren merci olmasına rağmen, masada zayıf bir konuma düşmüştür. Vaziyet planları, uygulama projeleri ve tüm detaylar sözleşme eklerinde açıkça yer almalıydı. Sonuç olarak Sayın Başkanım, bir meclis üyesi olarak bu protokolü son derece yetersiz bulduğumu açıkça ifade ediyorum. Bu haliyle ciddi bir kamu zararına yol açacağı kanaatindeyim. Yüzde 23 oranına sadık kalınarak Çiğli halkının menfaatine hareket edilmediğini düşündüğümüz için bu önergeye katılmadığımızı belirtmek istiyorum. Konuyu siyasallaştırmak gibi bir niyetimiz yok; hukuki olarak yanlış bir süreç yürütüldüğünü düşünüyoruz. Yaklaşık 28 yıldır süregelen ve kangrene dönüşmüş bu meselede, sorumluluğumuz gereği itirazlarımızı ve şikâyetlerimizi dile getiriyoruz. Bu şekilde devam edilmesine izin verilmemesi gerektiğini ve sürecin kurumsal şekilde yürütülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyorum” ifadelerini aktardı. 

- REKLAM -

YILDIZ: TEPİNMELERİNİ ANLIYORUM

30 yıllık bir sorunu çözme aşamasında olduklarını ve herkesin konu üzerinde iyi niyet ile yaklaştığını belirten Yıldız, “Muhalefetin bu konu üzerinde siyaseten tepinmesini anlıyorum ancak 30 yıllık bir konuyu çözmeye çalışıyoruz.  Yargıya intikal etmiş bir konu. Teknik görüşlere açığım. Kısa sürede çözüme kavuşturup mağduriyeti gidermeyi hedefliyoruz. Ben herkesin iyi niyetli olduğunu düşünüyorum” dedi

YILDIZ: ÖLÜ ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAK DOĞRU DEĞİL

AK Partili Yeşim Tuncer ilçedeki taziye evi ve çadırının eksikliğini dile getirdiği konuşmasında “Seçim zamanı verilen taziye evi sözleri yapılmasa bile vatandaşların başını sokacağı 5-6 tane çadırı çok mu görüyoruz, onlara sıcak bir çay bile sunamıyorsak neden biz buralarda oturuyoruz. Sayın başkan bu bir lutuf değil halkın en büyük hakkıdır” diye konuştu. Tuncer’e cevap veren Yıldız ise, “Yeşim hanım bugünkü cenazeye gittiniz mi, ismini biliyor musunuz? Ben çocukluğunu biliyorum cenazesine katıldım bizim araçlarımız, çadırımız, ikram aracımız oradaydı. Ölü üzerinden siyaset yapmak doğru değil. Bu doğru bir tarz değil, kapalı çadır istemişler bizde kapalı çadır yokmuş” söylemlerinde bulundu.

- REKLAM -

Kaynak: HABER MERKEZİ