Antakya’nın Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan 6 katlı apartmanın üçüncü katında yaşayan Alkaya ailesinin evi depremde yıkıldı. Baba Hasan Alkaya enkazdan kendi imkânlarıyla çıkmayı başarırken, anne Ayşe Alkaya ile çocukları öğretmen Onur Alkaya ve üniversite öğrencisi Tayfun Alkaya enkaz altında kaldı.
Ekiplerin yoğun çalışması sonucu 52 saat sonra kurtarılan Ayşe Alkaya, hastanede tedavi altına alındı. Bu süreçte iki oğlunun yaşamını yitirdiği haberini alan anne, evlatlarını 10 Şubat 2023’te Antakya’da toprağa verdi.
Enkaz altında kaldığı süre boyunca susuz kalması nedeniyle böbreklerinde ciddi hasar oluşan Ayşe Alkaya, yıllar süren tedavi sürecinin ardından 10 Şubat’ta eşinin bağışladığı böbrekle hayata yeniden tutundu.

Nakil sonrası duygularını paylaşan Ayşe Alkaya, “Çocuklarımın toprağa verildiği gündü. Onlar ameliyatta bizimle beraberdi” sözleriyle yaşadığı acıyı ve umudu dile getirdi.
Eşine böbreğini bağışlayan Hasan Alkaya ise 10 Şubat tarihinin hayatındaki anlamını şu sözlerle anlattı:
“6 Şubat depremi yaşadığımız gün, 10 Şubat çocuklarımı toprağa verdiğim gün. İki günün de anlamı çok farklı. Ben 10 Şubat’ta eşimin hayatını kurtardım.”
Acıyla başlayan hayat yolculuğu, Alkaya ailesi için umutla devam ederken, yaşadıkları süreç hem kaybın derinliğini hem de dayanışmanın gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Depremden sonra eşiyle Antalya'ya yerleşen Alkaya'da enkazda susuz kaldığı 52 saat nedeniyle böbrek yetmezliği belirlendi. Organ nakli bekleme listesine alınan Alkaya, rahatsızlıklarının artması üzerine İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesine başvurdu.
Alkaya'ya eşinin böbreğini verebileceğinin belirlenmesi üzerine 10 Şubat'ta nakil gerçekleştirildi.

"Memleketimize döneceğiz, çocuklarımızın yanına gideceğiz"
Ayşe Alkaya, 3 yıl geçmesine rağmen deprem anını unutamadığını, evlatlarının yokluğuna alışamadığını söyledi.
Vücudundaki yaralar nedeniyle 8 ay yatarak tedavi gördüğünü daha sonra diyaliz tedavisine başlandığını kaydeden Alkaya, eşinin kendisine böbreğini vermesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Alkaya, nakil olduğu 10 Şubat'ın kendileri için anlamlı bir tarih olduğunu ifade ederek, "Çocuklarımın toprağa verildiği gündü. Onlar, ameliyatta bizimle beraberdi. Hiç bizi bırakmadılar. Ameliyathanede 'bugün çocuklarımın toprağa verildiği gün' dedim. Sakin bir şekilde girdim ve çıktık. Başarılı bir ameliyat oldu. Memleketimize döneceğiz, çocuklarımızın yanına gideceğiz. Biz, onun hayaliyle yaşıyoruz. Bütün herkes organını bağışlasın. Korkulacak bir şey yok." diye konuştu.
Hasan Alkaya da 2 ayda bir çocuklarının mezarlarını ziyaret ettiklerini belirterek, mezarları başında "Anneniz için yapabileceğim bir şey varsa gözümü kırpmadan seve seve yapabileceğimi siz de biliyorsunuz." dediğini aktardı.
Sözünü yerine getirdiği için mutlu olduğunu belirten Alkaya, şöyle devam etti:
"Hocam nakil ameliyatını '6 Şubat'ta yapacağız' dedi. Duygu seli yaşadım. Daha sonra bazı küçük pürüzler çıktı. 10 Şubat denildi. 6 Şubat, depremi yaşadığımız gün, 10 Şubat, çocuklarımı toprağa verdiğim gün. İki günün de anlamı çok farklı. Ben 10 Şubat'ta eşimin hayatını kurtardım."
Nakil ekibinde görev alan Prof. Dr. Erhan Tatar da nakil süreci boyunca hastanın ve eşinin duygusal bir süreç yaşadığını söyledi. Naklin başarıyla yapıldığını ifade eden Tatar, "Nakil tarihlerinin deprem yıl dönümü olması nedeniyle çocukları hep aklına geldi" dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın