Dokuz Eylül Üniversitesi'nde (DEÜ) gazeteci olarak görev yapan Çağdaş Geniş'in iş sözleşmesinin feshine karşı açtığı işe iade davasında ilk derece mahkemesi kararını verdi. İzmir 23. İş Mahkemesi, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve Geniş'in işe iadesine karar verdi. Geniş, iş akdinin sona erdirilmesi sürecinde kendisine fesih gerekçesinin açıkça bildirilmediğini, "Rektör takdiri" denilerek geçiştirildiğini ve yöneticilerle görüşme talebinin de karşılanmadığını belirtmişti.
İzmir 23. İş Mahkemesi'nde yaklaşık bir yıldır görülen davada karar, 20 Ağustos 2026 tarihli duruşmada çıktı. Açıklanan hükümde mahkeme, gazeteci kökenli Çağdaş Geniş'in Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde çalıştığı dönemdeki iş sözleşmesinin feshini geçersiz buldu ve işe iadesine karar verdi. Çağdaş Geniş, Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde görev yaptığı dönemde üniversitenin Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünde haber editörü olarak çalışıyordu.
FESİH SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?
Geniş, üniversiteyle bağlantılı S.S. Dokuz Eylül Öğretim Bilimsel Araştırma ve Eğitim Kooperatifi üzerinden istihdam edilmesine karşın, fiilen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü bünyesindeki Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünde görev yapıyordu. Geniş, iş akdinin sona erdirilmesi sürecinde kendisine fesih gerekçesinin açık ve ayrıntılı biçimde bildirilmediğini, herhangi bir yöneticiyle yüz yüze görüşme yapılmadan işlemin gerçekleştirildiğini ifade etmişti. Geniş ayrıca, dönemin Kurumsal İletişim Koordinatörü Gonca Köse tarafından kendisine yalnızca "Rektör takdiri" denildiğini, bu nedenle Rektör ile görüşmek için yaptığı taleplerin de karşılanmadığını belirtmişti.
MESLEKTAŞLARINA SESLENMİŞTİ
Geniş'in fesihin hemen ardından meslektaşlarına gönderdiği açıklamada, kurum içindeki çalışma ortamına ve yönetim anlayışına ilişkin eleştirileri de yer almıştı. Bu açıklamada koordinatörlükteki çalışma düzeninin iş barışını ve çalışma ortamını zedelediğini savunan Geniş, üst yönetime ve rektöre yaşadığı sorunları aktardığını belirtmiş, buna rağmen kendisine gereken ilginin gösterilmediğini, hatta fesih sürecinde çıkış evraklarının Rektörlük Yerleşkesi içerisindeki bir kafe önünde ayaküstü imzalatılmak istendiğini ifade etmişti. Geniş, kurum içindeki işleyişte liyakatin ve tecrübe eksikliğinin neden olduğu bazı yapısal sorunlarla karşılaştığını ve koordinatörlükteki ben merkezli ve akademik unvan odaklı bakışın çalışanlar arasında gerilime neden olduğunu söylemişti.
İMAMOĞLU PAYLAŞIMI İDDİASI GÜNDEME GELMİŞTİ
Geniş'in işten çıkarılması, kamuoyuna yansıyan haberlerle birlikte siyasi bir tartışmanın da konusu olmuştu. Geniş'in sosyal medya hesaplarında Ekrem İmamoğlu'na ilişkin yaptığı paylaşımların ardından işten çıkarıldığı iddiası gündeme gelmişti. Bu haberlerde, üniversite kulislerinde fesih ile söz konusu paylaşımlar arasında bağlantı kurulduğu aktarılmıştı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü ise bu iddiaları reddetmişti. Üniversite tarafından yapılan açıklamada, iş sözleşmesinin kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkesi ile tasarruf tedbirleri dikkate alınarak sona erdirildiğini savunarak, Geniş'in Kurumsal İletişim Koordinatörlüğündeki görevinin personel ihtiyacı nedeniyle sona erdiği, ardından kooperatife döndüğü ve kooperatifte haber editörü olarak kendisine görev imkânı bulunmadığı belirtilmişti.
TASARRUF DENİLDİ, AYNI BİRİME YENİ ALIMLAR YAPILDI
Fesih sonrasında ise Geniş'in görev yaptığı Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü çevresindeki personel hareketliliği yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Daha önce Dokuzda 9'da yayımlanan Alper Temiz'in haberinde, Geniş'in işine tasarruf tedbirleri kapsamında son verildiği açıklanmasına rağmen aynı birimde bir başka gazetecinin görevlendirildiği yönündeki iddialar ile Emine Altınkaynak Abda'nın da aynı birime atandığı ve kısa süre içerisinde Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü görevine getirildiği aktarılmıştı. Haberde söz konusu atamanın şeffaf ve rekabete açık bir süreç yerine "adrese teslim" olarak nitelendirilen bir ilanla yapıldığı yönündeki iddialara da yer verilmişti. Üniversite yönetimi ise bu iddiaları reddetmişti. Geniş bunun üzerine, "Yargı sürecinde aleyhime 'tasarruf tedbirleri' gerekçelerinin ileri sürülmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Aynı birimde yeni personel istihdam edilmişken, mahkemede bu yönde bir savunma yapılması kamuoyu vicdanı ve kurumsal tutarlılık açısından nasıl açıklanmaktadır?" diye sormuştu.
30 İŞÇİ TARTIŞMASI
Davanın dikkat çeken başlıklarından biri de Geniş'in bağlı olduğu S.S. Dokuz Eylül Öğretim Bilimsel Araştırma ve Eğitim Kooperatifinin çalışan sayısı oldu. 4857 sayılı İş Kanunu'nun8. maddesi kapsamında, en az altı aylık kıdeme sahip işçiler bakımından iş güvencesi hükümlerinin uygulanabilmesi için işyerinde 30 veya daha fazla işçi bulunması şartı aranıyor. Bu nedenle çalışan sayısı, işe iade davalarında doğrudan hukuki önem taşıyor.
Geniş'in davasında da kooperatifin çalışan sayısının 30'un altında olup olmadığı konusu yargılama sırasında tartışıldı. Davalı tarafın yargılamanın ilk aşamalarında çalışan sayısının 30'un altında olduğu yönündeki beyanları da dosyada tartışma konusu oldu.
Bu nedenle bilirkişi incelemeleri ve yapılan araştırmalarla süreç uzarken, mahkeme 21 Mayıs 2026 tarihli ara kararıyla davalı kooperatifin feshin gerçekleştiği 30 Haziran 2025 tarihindeki birlikte istihdam dahil toplam işçi sayısının bildirilmesini istedi.
ÇALIŞAN SAYISI02 ÇIKTI
Mahkemenin bu ara kararının ardından davalı kooperatif vekili Av. Rukiye Dilek Biler tarafından dosyaya sunulan dilekçede, söz konusu dönemde kooperatif bünyesinde02 işçi bulunduğu bildirildi. Dilekçede, "Söz konusu dönemde ilgili kooperatif bünyesinde02 işçi olup 2 işçinin iş akdi sonlandırılmıştır." ifadeleri kullanıldı.
Böylece davaya konu dönemde kooperatif bünyesinde02 işçi bulunduğu, aynı dönemde iş akdi sona erdirilen iki çalışandan birinin Çağdaş Geniş olduğu davalı tarafın mahkemeye sunduğu dilekçeyle dosyaya girmiş oldu.
FESİH GEÇERSİZ, İŞE İADE
Yaklaşık bir yıl süren yargılamanın sonunda İzmir 23. İş Mahkemesi, 20 Ağustos 2026 tarihli kararında Geniş'in davasını kabul etti. Mahkeme kararında, "İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı işveren nezdinde işe iadesine" hükmetti.
Böylece Geniş'in işten çıkarılmasının hukuki geçerliliğine ilişkin yaklaşık bir yıldır devam eden yargı sürecinde, ilk derece mahkemesi feshin geçersiz olduğu ve Geniş'in işe iade edilmesi gerektiği yönünde karar vermiş oldu.