İZMIR

DEVA Partili Peder’den Engelliler Haftası mesajı

DEVA Partili Peder, Engelliler Haftası kapsamında yaptığı açıklamada erişilebilirlik sorunlarına dikkat çekerek, engelli bireylerin sosyal yaşama eşit katılımını sağlayacak uygulamaların yetersiz olduğunu söyledi

DEVA Partisi İzmir İl Başkan Yardımcısı İlknur Peder,0–16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, engelli bireylerin yaşam koşullarına ve erişilebilirlik sorunlarına dikkat çekti. Engelliler Haftası’nın yalnızca sembolik bir farkındalık dönemi olmadığını belirten Peder, engelli bireylerin haklarının, yaşam koşullarının ve karşılaştıkları sorunların daha güçlü şekilde gündeme taşınması gerektiğini ifade etti. 
Türkiye’de engelli ve dezavantajlı bireylerin yaşamını kolaylaştıracak fiziksel, sosyal ve kamusal düzenlemelerin hala yeterli seviyede olmadığını söyleyen Peder, erişilebilirlikten ulaşıma, sosyal yaşamdan kültür ve sanat faaliyetlerine kadar birçok alanda ciddi eksikliklerin sürdüğünü kaydetti.

SEMBOLİK BİR HAFTA DEĞİL...

Bugün hala kaldırımlar, rampalar ve temel erişim sorunlarının konuşulmasının mevcut tabloyu ortaya koyduğunu vurgulayan Peder, şunları ekledi: “10-16 Mayıs Engelliler Haftası; yalnızca farkındalık oluşturulan sembolik bir hafta değil, engelli bireylerin haklarının, yaşam koşullarının ve karşılaştıkları sorunların güçlü biçimde gündeme taşınması gereken önemli bir dönemdir. Ne yazık ki ülkemizde engelli ve dezavantajlı bireylerin yaşamını kolaylaştıracak fiziksel, sosyal ve kamusal düzenlemeler hala yeterli seviyede değildir. Erişilebilirlikten ulaşıma, sosyal yaşamdan kültür ve sanat faaliyetlerine kadar birçok alanda ciddi eksiklikler devam etmektedir. Bugün hala kaldırımlar, rampalar ve temel erişim sorunlarını konuşuyor olmamız, mevcut tabloyu açıkça ortaya koymaktadır. Engelli bireylerin sosyal hayata bağımsız ve eşit katılımını sağlayacak uygulamalar yetersiz kalmaktadır. İzmir gibi denizle iç içe bir şehirde dahi engelli vatandaşların özgürce denize ulaşabileceği alanların sınırlı olması önemli bir eksikliktir. Yakın zamanda şahsen yaşadığım bir olay da bu sorunların halen ne kadar yaygın olduğunu göstermiştir. Ankara dönüşümde, akülü sandalyem nedeniyle havalimanında ciddi bir mağduriyet yaşadım ve hizmet aldığım firmanın bu konuda mağduriyeti önleyici yeterli bir prosedürünün bulunmadığını gördüm. Unutulmamalıdır ki; erişilebilirlik, bağımsız yaşam hakkı ve sosyal hayata eşit katılım bir lütuf değil, temel insan hakkıdır. Engelli bireylerin ihtiyaçlarına yönelik düzenlemeler yardım anlayışıyla değil, hak temelli bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. Bu vesileyle; engellilik alanında faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve siyasi yapıları daha güçlü, kalıcı ve uygulanabilir adımlar atmaya davet ediyoruz. Engellerin değil, ihmallerin ve eksik politikaların hayatı zorlaştırdığı bir Türkiye mümkündür. Bunun için daha fazla empatiye değil, daha fazla hak temelli uygulamaya ihtiyaç vardır.”