Sayfa Yükleniyor...
İLKSES TV yayınına katılan CHP’li Karameşe ve Roman Medya Dernek Başkanı Bulut, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nde Romanların hayatına ilişkin açıklamalarda bulunarak yaşadıkları sorunlara dikkat çekti
CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Emin Karameşe ve Roman Medya Derneği Başkanı Haktan Bulut 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’ne özel İLKSES TV’de yayınlanan Erdal Erek ile Soru-Yorum programına konuk oldu. Romanların, dünyanın her ülkesinde yaşayan bir toplum olduğunu söyleyen Karameşe, “Özellikle Avrupa’da bulunmadığımız ülke yok desek yeridir. Ama Türkiye’de olduğu gibi de tüm dünyada yaşadığımız her kıtada sorunlarla boğuşan bir toplumuz” dedi.
8 Nisan 1971 tarihinde İngiltere’nin Londra kentinde İlk Ulusal Roman Kongresi’nin gerçekleştiğini aktaran Karameşe, Avrupa’daki çeşitli ülkelerden katılımcı olan kanaat önderlerinin ilk defa Roman sorunlarını tartışmak amacı ile toplanan konseyin daha sonra 1990 yılında Dünya Romanlar Günü olarak adlandırıldığını belirterek, “İlk toplantının yapıldığı gün olma özelliği nedeni ile bizde de yaklaşık 2 yıl önce Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 8 Nisan Dünya Romanlar Günü, resmi kutlanabilir günler içerisine alındı. Yaklaşık 4-5 yıldır bilinen ve kutlanan bir gün. Söylediğim gibi Türkiye’de ve dünyada yaşayan Romanların yaşadıkları ülkelerde birçok sorunları var. Bunların başında özellikle ayrımcılık geliyor. İnsanoğlu, kendinden olmayan kendine benzemeyen olanı, farklı olanı dışlama iç güdüsü ile hareket ediyor. Biz de toplumun diğer paydaşları ile aynı olmamıza rağmen farklı özelliklerimiz var. Bu özelliklerimiz de bizim dışlanmamıza neden oldu bugüne kadar” ifadelerini kullandı.
Dünya genelinde yaşayan Romanlarla ilgili olarak, “Belki de Dünya Savaşı’nda Yahudilerden daha çok katledilen bir ırkız. Avrupa’da akıl almaz derecede işkencelere, ayrımcılığa maruz kalan bir ırkız. Türkiye’de siyasal olarak, siyasetin eli ile ayrımcılığa maruz kalmış bir ırkız” değerlendirmesinde bulunan Karameşe, “Türk Dil Kurumu’nda yer alan tanımlama Türkiye’de birçok kişinin bizi tanımasına ya da bizimle yaşamasına engel unsur oldu. Bu ayrımcılık algısı bizim yaşam standardı içerisinde, kendimizi gettolaştırmamıza, kendimizi içimize kapatmamıza neden oldu. Bu kapanma sonucunda da başta eğitim ve istihdam olmak üzere birçok alanda geri kaldık. Özellikle eğitimde uğradığımız ayrımcılık sonucunda Türkiye’de Romanların liseyi bitirme oranları yüzde 7, üniversiteyi bitirme oranları ise binde 5’lerde. Bu da otomatikman istihdama ve barınmaya yansıyor” dedi.
Karameşe, kanaat önderleri olarak en büyük amaçlarının bu algıyı kırmak olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’de nedense Romanların olduğu mahalleler belediyeler tarafından kentsel dönüşüm alanları olarak ilan edildi. Geçtiğimiz yıllarda Sulukule’de yaşananları biz Roman soykırım çalışması olarak nitelendiriyoruz. Türkiye’de yaşayan Romanlar, yaşadıkları evlerden çıkartılıp, İstanbul’un dışına terk edildi. Verdiğimiz mücadele tamamen bunun için, aslında geleceğimiz için, çocuklarımız için ve hak ettiğimiz değeri görebilmek için” diye konuştu.
Roman Medya Derneği Başkanı Haktan Bulut da Romanlar olarak medya alanında hiç olmayan bir şeyi yapmaya karar verip gerekli eğitimleri almalarının ardından medya sektöründe faaliyetlere başladıklarını söyledi.
Kısa süre içerisinde tahmin edemeyecekleri düzeyde büyük bir kitleye ulaşmayı başardıklarını aktaran Bulut, “Bugün siyasi mekanizmanın Roman toplumunu, Roman ismini kabullendirmesini belki de biraz oy potansiyeline güvenmesi olarak kabul edebiliriz. Ama şöyle bir gerçek var, biz geçen günlerde CHP Genel Başkanı sayın Özgür Özel, Alsancak’ta Roman kanaat önderleri ile bir toplantı yaptıktan sonra kendilerine röportaj teklifi yaptık ve onlar da Romanların televizyon kanalı olabileceğine dair düşünceyi şaşkınlıkla karşıladılar ama kabul ettiler ve bir genel başkanın Roman haber ajansı mikrofonu altında demeçlerini aldık” dedi.
Toplumdaki Romanlar arasında en ciddi sorunların başında birbirleri ile haberleşmenin geldiğine değinen Bulut, “Çünkü çok ciddi sorunları olan bir toplum, haberleşme araçlarından uzak kalmış bir toplum. İnternetten uzak kalmış bir toplum, kendi ilçesinde bile bulunan diğer Roman kardeşlerinin, onların yaşamış oldukları sorunlarla baş etmenin çeşitli yollarını bilmedikleri için yalnızlık içindeydi. Biz bu algıyı da kırdık, İzmir’de hatta Türkiye’de şu anda ulaşamadığımız bir Roman ilçesi kalmadı gibi. Ama her şeyden önce az önce Karameşe’nin de bahsetmiş olduğu toplumsal ön yargı ve toplumsal dışlanma ile ilgili inanılmaz bir mücadele veriyoruz” ifadelerini kullandı.
İstihdam konusunda çok ciddi sorunlar yaşandığına değinen Bulut, “Eğitim de aynı şekilde. Kültürel anlamda yaşayış tarzında farklılıklarımız olabilir ama bu hiçbir zaman bir çalışanın Roman olduğu için eğer bu tarzda bir kültür yaşayışı olduğu için işe alınmamayı gerektiren bir kusur olarak görmüyoruz. Bugün Roman gençlerin belki de okuyamaması, okuldan uzaklaşmasının en büyük sebeplerinden birini de biz toplumsal ayrımcılığı görüyoruz. Ev kiralama konusunda da Roman olmamız nedeni ile ev sahiplerinden olumsuz cevap aldık. Mesleğinde eğitimini tamamlamış ya da alaylı şekilde belli bir noktaya gelmiş personel, oturduğu mahalle ya da ten rengi yüzünden ne yazık ki işe alınmıyor, alındığı işte de kimsenin yapmak istemediği ya da kimsenin yapamayacağı işlerde görevlendiriliyor. Biz hep beraber bu tür bir algı ile de uğraşmak zorundayız, bunun için de elimizden geleni yapıyoruz ama bazı konular var, o konulara gerçekten sosyolojik ve psikolojik açıdan eğilmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Romanlara karşı ön yargının siyasi mekanizma içerisinde biraz kırılmış olabildiğini dile getiren Bulut, “Belki milletvekili seçilebiliyoruz, bugün başkanımla olduğu gibi yüksek makamlarda Roman üyelerimiz var ama toplumda ne yazık ki daha biz tam olarak bu havayı kıramadık. Onun da getirmiş olduğu sorunlar ister istemez oluyor. Yani aslında bazı noktalarda iyi bir yol kat ettik ama bazı yerlerde tıkandığımız da oluyor” dedi.
GURBET YAVUKLU