- İzmir
- 16.01.2026 18:54
Eğitim Sen’den ilk dönem karnesi; İzmir sınıfta kaldı
Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının birinci dönemine ilişkin değerlendirme raporunu paylaştı. İzmir’de eğitimin öğretmen açığı, taşınan okullar, beslenme sorunu yaşayan öğrenciler ve güvenliksiz binalar arasında sıkıştığı vurgulandı
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT - Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının birinci dönemine ilişkin hazırladığı değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, Konak, Karabağlar, Torbalı, Ödemiş, Kiraz, Tire ve Beydağ ilçelerinde en az 1.521 ücretli öğretmenin güvencesiz koşullarda görev yaptığını belirterek, İzmir’de eğitimin öğretmen açığı, okul yıkımları ve derinleşen sosyal sorunlar nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Raporda, Konak Zafer Ortaokulu, Karabağlar Fevzi Çakmak Ortaokulu ve Müdafa-i Hukuk İlkokulu gibi yıkım kararı alınan okullarda ihalelerin yapılmadığı; Konak Salih İşgören İlkokulu, Beştepeler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Karabağlar Kazım Karabekir Ortaokulu, 50. Yıl Anadolu Lisesi ve Katip Çelebi Ortaokulu’nda ise yıkım sonrası yapım sürecinin başlatılmadığına dikkat çekildi. Bu süreçte öğrencilerin ve öğretmenlerin taşınan binalarda, ikili eğitim ve 30–35 dakikaya düşen ders süreleriyle eğitim görmek zorunda kaldığı ifade edildi. Değerlendirmede ayrıca, bazı okulların baz istasyonlarının yanındaki binalara taşındığı, kantini bulunmayan okullarda öğrencilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığı belirtildi.

SORUNLARIN ÇÖZÜLMEDİĞİ BİR YILI GERİDE BIRAKTIK
Yüz binlerce öğretmenin atama beklediği, buna karşın on binlerce öğretmenin ücretli öğretmen olarak görevlendirildiği bir eğitim-öğretim yılının geride bırakıldığını belirten Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, mevcut tablonun eğitimdeki yapısal sorunları daha da derinleştirdiğini söyledi. İzmir'deki ilçelerde görev yapan ücretli öğretmen rakamlarını paylaşan Çalık, “Konak’ta 446, Karabağlar’da 472, Torbalı’da 288, Ödemiş’te 122, Kiraz’da 110, Tire’de 62 ve Beydağ’da 21 ücretli öğretmen görev yapmaktadır. Mevcut öğretmenler ağır iş yükü ve ekonomik sıkıntılar altında çalışmakta, okullarda personel yetersizliği ile temizlik ve hijyen sorunları çözülmemiş, hatta büyümüştür. Bu koşullarda eğitim-öğretim yapılmıştır” diye konuştu.
İHALE DAHİ YAPILMADI
Yıkım kararı alınan okullara ilişkin sürece dikkat çeken Çalık, bazı okullarda yıkım ihalelerinin dahi yapılmadığını belirtti. Çalık, “Konak Zafer Ortaokulu, Karabağlar Fevzi Çakmak Ortaokulu ve Müdafa-i Hukuk İlkokulu’nda yıkım ihaleleri dahi yapılmamıştır. Yıkılan okulların çoğunun ise yapımına başlanmamıştır. Konak Salih İşgören İlkokulu, Beştepeler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi, Karabağlar Kazım Karabekir Ortaokulu, 50. Yıl Anadolu Lisesi ve Katip Çelebi Ortaokulu bunlardan sadece bazılarıdır. Bu süreçte öğrenciler ve öğretmenler mağdur edilmiş, okullar üst üste taşınmış, birleştirilen okullarda ikili eğitime geçilmiş, ders süreleri 30–35 dakikaya kadar düşürülmüştür” dedi.

BAZ İSTASYONU YANINDA EĞİTİM
Yıkım kararı alınan okullardan Katip Çelebi Ortaokulu, Adil İçel İlkokulu ve Sadullah Sever İlkokulu’nun aynı binaya taşındığını belirten Çalık, “Bu üç okul baz istasyonunun yanındaki binaya taşınmıştır. Bir an önce okul yanındaki baz istasyonunun kaldırılması için gerekli adımlar atılmalıdır. Bu okulların kantini dahi yoktur, çocuklar en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamamaktadır” ifadelerini kullandı. Aynı binaya sıkıştırılan okullara da değinerekk, Necatibey Ortaokulu, 9 Eylül Ortaokulu, Sevgi Anaokulu, Şehit Ömer Halisdemir Anaokulu ve BİLSEM’in aynı binada eğitim vermek zorunda bırakıldığını söyleyen Çalık, "“BİLSEM’de sınıf yetersizliği çözülememiştir. Aynı sınıfta aynı anda iki farklı öğretmen iki farklı ders yapmak zorunda kalmıştır. Derslik yetersizliği nedeniyle koridorlar sınıf olarak kullanılmaktadır” diye konuştu.
ÇOCUK YOKSULLUĞU EĞİTİM HAKKINI TEHDİT EDİYOR
Çocuk yoksulluğu ve öğrencilerin beslenme sorununun giderek derinleştiğini belirten Çalık, Türkiye’de yaklaşık 5 milyon çocuğun yoksulluk sınırının altında yaşadığını söyledi. Yoksulluğun çocukların eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm olanaklara erişimini doğrudan sınırlandırdığını vurgulayan Çalık, özellikle Konak ve Karabağlar’da çok sayıda öğrencinin okula kahvaltı yapmadan gittiğini, gün boyu beslenme imkânı bulamadığını dile getirdi. Katip Çelebi Ortaokulu, Adil İçel İlkokulu ve Sadullah Sever İlkokulu’nun aynı binaya taşındığını ve bu okullarda kantin bulunmadığını hatırlatan Çalık, sağlıklı beslenemeyen öğrencilerde öğrenme güçlüğü ve okul başarısında düşüş yaşandığını belirterek, “Talebimiz nettir: Her öğrenciye bir öğün ücretsiz yemek ve içilebilir su sağlanmalıdır” dedi.
OKULLARDA TEMİZLİK VE HİJYEN SORUNU
2025/26 eğitim-öğretim yılının ilk yarısında okullarda temizlik ve hijyen sorunlarının sürdüğünü belirten Çalık, Türkiye genelinde 60 bini aşkın devlet okulunda yalnızca 49 bin 578 kadrolu temizlik personelinin görev yaptığını söyledi. Yeterli personel görevlendirilmemesi nedeniyle birçok okulda ciddi temizlik sorunları yaşandığını aktaran Çalık, bazı okullarda sınıfların öğretmenler ve öğrenciler tarafından temizlendiğini ifade etti. Bu tablonun çocukların sağlığını tehdit ettiğini vurgulayan Çalık, geçici istihdam modellerinin sorunu çözmediğini belirterek, tüm okullara ihtiyacı kadar tam zamanlı ve kadrolu yardımcı hizmetli atanması gerektiğini dile getirdi.
ÖĞRETMENEVİ EKSİKLİĞİ
İzmir’de öğretmenevlerinin bulunmamasının eğitim emekçilerinin sosyal, kültürel ve dinlenme ihtiyaçlarının göz ardı edildiğini gösterdiğini belirten Çalık, merkez ilçelerde tek bir öğretmenevi dahi olmadığını söyledi. Merkeze en yakın öğretmenevinin Bayındır’da ve yaklaşık 80 kilometre uzaklıkta bulunduğunu hatırlatan Çalık, yıkılan öğretmenevlerinin bir an önce yapılarak öğretmenlerin kullanımına açılması gerektiğini vurguladı.
EĞİTİM SİSTEMİ YAPISAL BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYA
2025/26 eğitim-öğretim yılının ilk yarısında ortaya çıkan tablonun, eğitim sisteminde yıllardır çözülemeyen sorunları daha da görünür kıldığını belirten Çalık, eğitim politikalarının piyasa ve din merkezli, siyasal-ideolojik hedeflere göre şekillendirildiğini söyledi. Bu anlayışın öğrencilerin eğitim hakkını ve eğitim emekçilerinin çalışma koşullarını yok saydığını vurgulayan Çalık, eşitsizliklerin ve temel ihtiyaçlara erişememenin derinleştiğini ifade etti. Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi ile Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının ihlal edildiğini dile getiren Çalık, zorunlu din derslerinden vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Laik, bilimsel ve çağdaş eğitimin esas alınmasının zorunlu olduğunu belirten Çalık, parasız ve nitelikli eğitimin devletin sorumluluğu olduğunu vurguladı. Anadilinde eğitimin temel bir hak olduğunu hatırlatan Çalık, Eğitim Sen’in eşit ve özgür eğitim ile güvenceli çalışma koşulları için mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.
Kaynak : HABER MERKEZİ