- İzmir
- 09.01.2026 00:57
EİB başkanları 2025 bilançosunu açıkladı, 2026 için uyardı
EİB Birlik başkanları, 2025’te artan maliyetler, küresel talep daralması ve iklim kaynaklı kayıpların ihracatı baskıladığını vurguladı. 2026 için ise üretimden çok öngörülebilirlik, istikrar ve sürdürülebilir politikaların belirleyici olacağına dikkat çekti
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ve birlik başkanları, düzenlenen basın toplantısında 2025 yılına ilişkin ihracat performansını genel hatlarıyla değerlendirdi. Toplantıda, küresel ekonomik gelişmelerin Ege Bölgesi ihracatına yansımaları, sektörlerin karşılaştığı sorunlar ve öne çıkan başlıklar ele alındı. Birlik başkanları, önümüzdeki döneme dair beklentilerini paylaşarak 2026 yılında ihracatçıları bekleyen koşullara dikkat çekti. Yeni yılda izlenecek yol haritası, hedef pazarlar ve ihracatın sürdürülebilirliği konusunda yapılması planlanan çalışmalar da kamuoyula paylaşıldı. Birlik başkanlarının değerlendirmeleri, 2025 yılının ihracatçı açısından yüksek maliyetler, küresel talep daralması, iklim kaynaklı üretim kayıpları ve öngörülemezliklerle geçtiğini belirtti. Tarım sektörlerinde don ve kuraklık öne çıkarken, sanayi kollarında enerji, finansman ve kur–maliyet dengesizliği rekabet gücünü zayıflattı. Bazı sektörlerde ihracat gerilerken, hububat, kuru meyve ve tütün gibi alanlarda sınırlı da olsa büyüme sağlandı. 2026 yılına ilişkin ortak vurgu ise belirsizlik oldu. Başkanlar, temel sorunun üretim kapasitesi değil, istikrar ve öngörü eksikliği olduğuna dikkat çekti. Sürdürülebilirlik, katma değerli üretim, markalaşma ve yeni pazar arayışlarının önümüzdeki dönemde ihracatın yönünü belirleyeceği vurgulandı.

BAZI ÜRÜNLERDE YÜZDE 90 KAYIP VAR
2025 yılının yaş meyve sebze sektörü için zorlu geçtiğini belirten Ege Yaş Meyve Sebze Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, "2025 yılının Mart ve Nisan aylarında yaşadığımız zirai don olayları ile kiraz, elma, şeftali ve kayısı ürünlerimiz başta olmak üzere birçok üründe büyük kayıplar yaşadık. Birçok ihracatçımız yatırım yaptığı makinelerini kullanamadan sezonu geride bırakmak zorunda kaldı. Dünyanın en büyük üreticisi olmakla gurur duyduğumuz kiraz üretiminde yüzde 90'lara varan hasat kayıpları yaşandı. Yine de sektör olarak ayakta kalmayı başardık ve 2025 yılı sonunda ihracatımızı küçük bir kayıpla 1 milyar 232 milyon dolara ulaştırmayı başardık. 2026 yılında, makro göstergelerimizde istikrarımızı koruyarak mikro düzeyde Birliğimizi ve sektörümüzü bir üst noktaya taşımak için üyelerimiz, İhracatçı Birliklerimiz, Bakanlıklarımız, Üniversitelerimiz, Araştırma Enstitülerimiz iş birliğinde yılmadan çalışmamız gerektiğini biliyoruz" dedi.

DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜNÜN DAYANIKLILIĞI TEST EDİLİYOR
Türk demir-çelik sektörünün dayanıklılığının test edildiği bir dönemden geçtiklerini belirten Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, 2021’in güçlü geçtiğini ancak 2022 Şubat’ında başlayan Ukrayna-Rusya savaşı sonrası yüksek enerji maliyetleri ve artan girdiler nedeniyle rekabet gücünün zayıfladığını söyledi. Ertan, Avrupa pazarındaki payın yüzde 45’ten yüzde 31’e gerilediğini, 2023’ün sektör açısından oldukça zor geçtiğini ifade etti. İhracatçıların taahhütler nedeniyle ihracat yapmak zorunda olduğunu belirten Ertan, 2024’te 2 milyar 351 milyon dolar olan ihracatın 2025’te 2 milyar 591 milyon dolara çıkarak yaklaşık yüzde 10 arttığını söyledi. Türkiye’nin toplam 29,8 milyar dolarlık ihracatla dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise en büyük demir-çelik üreticisi konumunda olduğunu hatırlattı. İhracat tonajının hâlâ 2021 seviyesinin altında kaldığını vurgulayan Ertan, kapasite kullanım oranının yüzde 62 civarında seyrettiğini, küresel belirsizlikler ve 1 Ocak 2026’da devreye girecek sınırda karbon vergisine ilişkin netliğin sektör açısından kritik olduğunu kaydetti.

HAZIR GİYİM DÖRDÜNCÜLÜĞE GERİLEDİ
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün uzun yıllar Türkiye’nin en güçlü ihracat kalemleri arasında yer aldığını, ancak 2025 itibarıyla ihracat sıralamasında üçüncülükten dördüncülüğe gerilediğini belirten Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş, sektörün 2025 yılında zorlu bir süreçten geçtiğini söyledi. Sertbaş, küresel talep daralması, artan üretim ve işçilik maliyetleri, finansmana erişimdeki güçlükler ve döviz kurunun enflasyonun gerisinde kalmasının ihracatı olumsuz etkilediğini ifade etti. Türkiye hazır giyim ihracatının yüzde 6 düşüşle 16,7 milyar dolara, Ege Bölgesi ihracatının ise yüzde 8 azalışla 1 milyar 268 milyon dolara gerilediğini aktardı. 2025–2029 döneminde küresel hazır giyim üretiminde yüzde 4–4,5 büyüme beklendiğine dikkat çeken Sertbaş, rekabet gücünü korumak için sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve inovasyon odaklı dönüşümün kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

2025 GİBİ KAPATIRSAK KENDİMİZİ ŞANSLI SAYARIZ
Deri ve deri mamulleri sektörünün 2025 yılında ihracatta yaklaşık yüzde 10’luk kayıp yaşadığını, buna karşılık genel kapasite kaybının yüzde 60’a ulaştığını söyleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, “Yüzde 9’luk düşüş Ege’ye özgü, Türkiye genelinde ise oran yüzde 5,5. Son iki yılda Türkiye genelinde ihracat yüzde 22, Ege’de yüzde 17,5 geriledi. Üç-dört yıl önce ihracat fazlası veren bir sektörken bugün ithalat ihracatın üzerine çıktı. Kapasite kayıpları ve Avrupa’daki tüketim düşüşü başta olmak üzere birçok etken bu tabloyu oluşturdu. 2018’den bu yana büyüyen sektörümüz son iki yılda öngörülemeyecek noktalara geldi. 2026 beklentilerimiz de olumlu değil. Avrupa’da toparlanma yok, Rusya pazarı kapalı, Çin çok ucuz. Kapasite ve personel kaybı yaşadık, yeni nesli sektöre dâhil edemedik. İhracatı artıracak bir gelişme görmüyoruz. Kalan kapasitenin de yaklaşık yüzde 10’unu daha kaybedebiliriz. 2026’yı 2025 seviyesinde kapatırsak kendimizi şanslı sayarız” dedi.

HUBUBAT, BAKLİYAT SEKTÖRÜNDE SEZON VERİMLİ GEÇTİ
Yoğun ve verimli bir yılı geride bıraktıklarını ifade eden Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, “2025 yılı hem Birliğimiz hem de sektörümüz açısından büyümenin yeniden başladığı, güçlü bir toparlanma yılı oldu. Türkiye genelinde sektör ihracatı yüzde 4 artışla 12 milyar 366 milyon dolara ulaştı ve tarım ile gıda ihracatında en büyük paya sahip sektör oldu. Tarım ihracatının yüzde 34’ü Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri sektöründen gerçekleşti. Birliğimiz özelinde ise 2025 yılında yüzde 23 artışla 1 milyar 185 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştık. Türk markalarının global raflarda kendi kimliğiyle yer alması katma değeri artıracaktır. Ürün çeşitliliği ve inovasyon da kritik önemde. Artık dünya piyasalarında yalnızca maliyet avantajıyla rekabet etmek mümkün değil. Glütensiz, organik, protein değeri artırılmış ve fonksiyonel gıda ürünlerine yönelmek kaçınılmaz” dedi.

2025’TE 1,74 MİLYAR DOLAR DÖVİZ GİRDİSİ SAĞLADIK
Küresel belirsizlikler ve iklim değişikliğinin tarımı zorladığı bir yılı geride bıraktıklarını belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, “Tüm zorluklara rağmen kuru meyve sektörümüz 2025 yılında ülkemize 1,74 milyar dolarlık net döviz girdisi sağladı” dedi. İhracatta 2024’e göre yüzde 6’lık düşüş yaşandığını anımsatan Işık, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda küresel liderliğin sürdüğünü vurguladı. Işık, “2025’te çekirdeksiz kuru üzümden 500 milyon dolar, kuru incirden 362 milyon dolar, kuru kayısıdan 303 milyon dolar ihracat geliri elde edildi” diye konuştu. Toplam kuru meyve ihracatının yüzde 60’ını Ege İhracatçı Birlikleri’nin gerçekleştirdiğini kaydeden Işık, sürdürülebilirlik ve markalaşma odaklı çalışmaları 2026’da da sürdüreceklerini söyledi.

MADEN İHRACATINDA SINIRLI TOPARLANMA
Maden sektörünün 2025 yılında 6,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “2024’e göre yüzde 3’lük artış sınırlı bir toparlanmaya işaret ediyor. İhracatın yaklaşık 2 milyar dolarlık bölümünü doğal taş oluşturdu” dedi.Birlik ihracatının da yüzde 6 artışla 1 milyar 380 milyon dolara ulaştığını aktaran Alimoğlu, en fazla ihracat yapılan ülkelerin Çin, ABD ve İspanya olduğunu söyledi. Doğal taşta ABD, Çin ve Fransa’nın öne çıktığını belirtti. Sektörün önündeki temel sorunlara dikkat çeken Alimoğlu, “Firma merkezinin bulunduğu il dışında yapılan yatırımlar için teşvik belgesi düzenlenememesi üretim ve istihdamı olumsuz etkiliyor. Ayrıca maden sektörü hakkında oluşan olumsuz kamuoyu algısı yatırım iştahını zayıflatıyor” ifadelerini kullandı. 2026 yılına ilişkin değerlendirmede de bulunan Alimoğlu, “Zor koşullara rağmen çalışmaya devam edeceğiz. Fuar ve ticaret heyetleriyle yeni pazarlara açılmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

2026 İÇİN HEDEF 1 MİLYAR DOLAR
2025 yılının mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörleri açısından maliyet baskısının öne çıktığı zor bir yıl olduğunu belirten Ege Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, “Türkiye genelinde üç sektörümüzün ihracatı 2025’te yaklaşık 8 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ege Bölgesi ihracatımız ise 914 milyon dolar olarak gerçekleşti” dedi. Alt sektörler bazında kâğıt mamulleri ihracatının 558 milyon dolar, odun dışı orman ürünleri ihracatının yüzde 3 artışla 122 milyon dolar, mobilya ihracatının ise 203 milyon dolar olduğunu aktaran Güngör, özellikle mobilya sektöründe kur–maliyet dengesinin bozulmasının fiyat rekabetini zorlaştırdığını söyledi. Güçlü olunan pazarlara da değinen Güngör, odun dışı orman ürünlerinde ABD, Almanya ve Japonya’nın; kâğıtta İran, Mısır ve İngiltere’nin; mobilyada ise Almanya, Hollanda ve Fransa’nın öne çıktığını ifade etti. Kekik ve defnede dünya pazarının büyük bölümünün Ege Bölgesi’nden karşılandığını vurgulayan Güngör, bu alanda AB mevzuatına uyum için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. 2026 yılı hedefini de paylaşan Güngör, “Tüm bu çalışmalarla Birliğimiz ihracatını 2026 yılında 1 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

SORUN ÜRETİM DEĞİL, BELİRSİZLİK VE İSTİKRARSIZLIK
Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünya ikincisi olmasına rağmen küresel ticarette hak ettiği payı alamadığını belirten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, “750 bin ton sofralık zeytin, 475 bin ton zeytinyağı üretiyoruz ancak dünya zeytinyağı ticaretinden aldığımız pay sadece yüzde 3–4. Üretimde güçlü olmak tek başına yeterli değil” dedi. 2025 yılında zeytinyağı ihracatının dünya fiyatlarındaki düşüş ve belirsizlikler nedeniyle değer bazında yaklaşık yüzde 65 gerileyerek 189 milyon dolara indiğini hatırlatan Uygun, “Bu düşüşün nedeni üretim eksikliği değil, öngörülemez ve sık değişen uygulamalardır. Buna karşılık sofralık zeytinde 258 milyon dolarla tarihimizin en yüksek ihracatına ulaştık. Bu tablo, kurallar net olduğunda ihracatçının işini yaptığını açıkça gösteriyor” diye konuştu. 2025/26 sezonuna ilişkin belirsizliklerin sürdüğüne dikkat çeken Uygun, rekolte tahminlerinin don ve kuraklık riski nedeniyle aşağı yönlü revize edilebileceğini, bazı bölgelerde kayıpların yüzde 50’ye kadar çıkabileceğinin konuşulduğunu söyledi. “Böyle bir tabloda ihracat politikalarının sık değişmesi sektörü daha da kırılgan hale getiriyor” dedi. Konuşmasının sonunda net bir çağrıda bulunan Uygun, “Bu sektör ayrıcalık istemiyor; tutarlılık istiyor. Yasak değil, süreklilik istiyor. Türkiye artık karar vermeli: Ya sadece büyük bir üretici olarak kalacağız ya da dünya raflarında kalıcı bir marka ülkesi olacağız” diye konuştu.

TÜTÜN İHRACATI 1 MİLYAR DOLARI AŞTI
Tütün ve tütün mamulleri sektörünün 2025 yılında ihracatını yüzde 8,4 artırarak 1 milyar 60 milyon dolara çıkardığını belirten Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, “Oryantal tütünde dünya lideriyiz. Yabancı menşeli yaprak tütün üretimimizi de son beş yılda 5 bin tondan 30 bin tona çıkardık. Toplam tütün üretimimiz 100 bin tonun üzerine ulaştı” dedi. 2025 yılında 112 ülkeye ihracat yapıldığını aktaran Umur, en fazla ihracat yapılan ülkelerin Irak, ABD, Belçika, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri olduğunu söyledi. ABD, BAE ve Endonezya pazarlarında önemli artışlar kaydedildiğini ifade etti. 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Umur, “İhracatçının finansmana erişiminin artması ve kur baskısının azalması, sektörümüzün küresel rekabette daha güçlü konuma gelmesini sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.plantıda, küresel ekonomik gelişmelerin Ege Bölgesi ihracatına yansımaları, sektörlerin karşılaştığı sorunlar ve öne çıkan başlıklar ele alındı. Birlik başkanları, önümüzdeki döneme dair beklentilerini paylaşarak 2026 yılında ihracatçıları bekleyen koşullara dikkat çekti. Yeni yılda izlenecek yol haritası, hedef pazarlar ve ihracatın sürdürülebilirliği konusunda yapılması planlanan çalışmalar da kamuoyula paylaşıldı. Birlik başkanlarının değerlendirmeleri, 2025 yılının ihracatçı açısından yüksek maliyetler, küresel talep daralması, iklim kaynaklı üretim kayıpları ve öngörülemezliklerle geçtiğini belirtti. Tarım sektörlerinde don ve kuraklık öne çıkarken, sanayi kollarında enerji, finansman ve kur–maliyet dengesizliği rekabet gücünü zayıflattı. Bazı sektörlerde ihracat gerilerken, hububat, kuru meyve ve tütün gibi alanlarda sınırlı da olsa büyüme sağlandı. 2026 yılına ilişkin ortak vurgu ise belirsizlik oldu. Başkanlar, temel sorunun üretim kapasitesi değil, istikrar ve öngörü eksikliği olduğuna dikkat çekti. Sürdürülebilirlik, katma değerli üretim, markalaşma ve yeni pazar arayışlarının önümüzdeki dönemde ihracatın yönünü belirleyeceği vurgulandı.
Kaynak : HABER MERKEZİ