Eskinazi: Samimiyet sırası Suriye’de

EİB ve İZSİAD iş birliğiyle Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan Eskinazi, Türkiye’nin 13 yıllık süreçte samimiyet testinden geçtiğini, şimdi ise aynı adımı atma sırasının Suriye’de olduğunu vurguladı.


  • Oluşturulma Tarihi : 27.02.2025 14:20
  • Güncelleme Tarihi : 27.02.2025 14:20
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Eskinazi: Samimiyet sırası Suriye’de

KEMAL ÖZKURT  - Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin güçlendirilmesi amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) ve İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD) ortaklığında bir toplantı düzenlendi. İş dünyasının temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, iki ülke arasındaki ticaretin mevcut durumu ve iş birliği fırsatları ele alındı. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç ve IBF Uluslararası İş Forumu Başkan Yardımcısı Ghazwan Al-Masrı’nın da yer aldığı toplantıda, açılış konuşmalarını İZSİAD Başkanı Hüseyin Cengiz ve EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi yaptı. Türkiye’nin 13 yıl boyunca Suriye’ye tam destek vererek samimiyet testinden geçtiğini belirterek samimiyet testi sırasının Suriye’de olduğunu söyleyen Eskinazi, “Türkiye, 13 yıllık iç savaş boyunca milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yaptı. Suriye’nin eski güzel günlerine dönmesi adına karşılıklı işbirliğimizi artırmalıyız. Suriye’nin bizlere her konuda daha yapıcı yaklaşımlar getireceğine inanıyoruz. Yeni Suriye yönetiminin Türkiye’nin dost olabileceği bir yapılanma olmasını, dünya ile barışık bir yönetim olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

 

İZMİR ÖNCÜ ROL ÜSTLENECEK

Suriye'nin yeniden yapılanması sürecinde Türkiye'nin ve İzmir’in öncü rol üstleneceğine inandığını ifade eden İZSİAD Başkanı Hüseyin Cengiz, “İzmir ve Suriye’nin ticari ilişkilerine bakarken tarihin eski sayfalarını çevirdiğimizde, Osmanlı döneminde Halep ve Şam’ın, İzmir’in limanlarıyla nasıl sıkı bir bağ kurduğunu görürüz. Halep’in meşhur sabunları, baharatları, kumaşları, İzmir çarşılarında değer bulurken; İzmir’in incirleri, zeytinyağları, dokumaları Suriye pazarlarında yoğun talep görmüştür. O zamanlar, kervanlar baharat ve ipeği taşırken, yalnızca ticaret değil, kültürel bir alışveriş de gerçekleşiyordu. Bugün de aynı ruhla, ama modern çağın imkanlarıyla, bu bağı güçlendirme vakti gelmiştir. Bugün, Suriye’nin uzun süren savaş yıllarının ardından toparlanma sürecinde olduğu bir dönemdeyiz. Yeniden yapılanma, ekonominin canlanması ve halkların refah içinde yaşayabilmesi için yeni iş birliklerine ihtiyaç var. İşte tam da bu noktada, İzmir gibi bir liman şehri devreye giriyor. Ayrıca, İzmir yalnızca bir liman değil; Türkiye’nin sanayi, tarım, lojistik, turizm ve ticaret merkezidir. Geldiğimiz noktada, İzmir’in üretim gücü ve Suriye’nin ihtiyaç duyduğu hammadde ve sanayi ürünleri, karşılıklı bir denge içinde birbirine akmaya hazır. İzmir toplumsal yapısı, siyasal duruşu ve çok kültürlü anlayışı ile Türkiye’nin birçok kentinden ayrılan bir şehir. Bu anlamda çok şapkalı yapısıyla da öne çıkan bir kent. Bu noktada İzmir'in kent anlamında aktif bir rol alarak Suriye’nin altyapısının tekrar tesis edilmesinin yanında tarımsal tecrübesi ve birikimiyle bu alanda da Suriye ekonomisinin ayağa kaldırılmasında sorumluluk alabileceğimizi düşünüyorum” dedi.

 

AK DENİZİN İKİ YAKASI YENİDEN YEŞERECEK

Suriye’nin ayağa kaldırılmasında ticari bir yatırım fırsatı sunmakla beraber bir komşu ülke olarak insani bir sorumluluk olduğunu dile getiren Cengiz, “Bugün burada konuşulanlar, yalnızca bir ticari ilişkiler meselesi değildir. Bugün, iki kadim medeniyetin, iki kardeş halkın, iki güçlü ekonominin yeni bir geleceğe adım atışının başlangıç noktasıdır. Tüccarlarımızın cesareti, girişimcilerimizin vizyonu ve halklarımızın dayanışmasıyla, bu ilişkiler daha da güçlenecek, Akdeniz’in iki yakasında refah, barış ve dostluk yeşerecektir” diye konuştu.

 

TÜRKİYE 13 YIL BOYUNCA DESTEKLEDİ

Türkiye’nin 13 yıl boyunca Suriye’ye tam destek vererek samimiyet testinden geçtiğini belirterek samimiyet testi sırasının Suriye’de olduğunu söyleyen Eskinazi,  “Türkiye ve Suriye, tarih boyunca köklü ekonomik ve kültürel bağlara sahip olmuş iki komşu ülkedir. Savaş öncesi dünyanın dört bir yanından insanlar, akın akın Ortadoğu’nun en güzel ve tarihi mekanlarına sahip Halep’i ve Şam’ı ziyaret ederdi. Şam ve Halep, Ortadoğu’nun cazibe merkeziydi. 13 yıllık iç savaşın sona ermesi, barış ve istikrar adına umut verici bir gelişme olsa da önümüzde uzun ve zorlu bir yeniden yapılanma süreci bulunuyor. Türkiye, 13 yıllık iç savaş boyunca milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yaptı. Suriye’nin eski güzel günlerine dönmesi adına karşılıklı işbirliğimizi artırmalıyız. İki ülke arasında yoğun bir ticari ve diplomatik trafik yürüyor. Türkiye, Suriye’nin inşası ve ihyası için üzerine düşeni hızlı bir şekilde yapıyor. Ticareti ve iş insanlarının seyahatlerini her daim kolaylaştırmalıyız, desteklemeliyiz. Suriye’nin bizlere her konuda daha yapıcı yaklaşımlar getireceğine inanıyoruz. Yeni Suriye yönetiminin Türkiye’nin dost olabileceği bir yapılanma olmasını, dünya ile barışık bir yönetim olmasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.

 

EKONOMI BAĞLARINI GÜÇLENDİRMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

Suriye’de önceliğin, ülkenin altyapısını yeniden ayağa kaldırmak, sağlık ve eğitim sistemlerini onarmak, dünyanın dört bir yanına dağılmış Suriyelilerin güvenli bir şekilde geri dönüşünü sağlamak olduğunu söyleyen Eskinazi, “Bu süreç, Birleşmiş Milletler (BM) ve çeşitli uluslararası kuruluşların raporlarına göre 400 milyar doları aşan bir yatırım gerektiren kapsamlı bir dönüşümü ifade ediyor. Suriye’nin yeniden inşasına bütün ülkeler destek olmalı. Aynı zamanda, siyasi reformlar ve uluslararası diplomasi de Suriye’nin geleceğini şekillendirecek kritik başlıklar arasında yer alıyor” dedi. Ekonomik toparlanmanın ise zaman alacak bir başka önemli konu olduğunu vurgulayan Eskinazi, “Savaşın etkisiyle tarım, sanayi ve enerji sektörleri büyük ölçüde zarar gördü. Hepimizin bildiği gibi, 2007 yılında yürürlüğe giren Türkiye-Suriye arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının (STA) 2011’de askıya alınmasıyla iş dünyamız önemli fırsatlar kaybetmişti. Bugün gelinen noktada, Türkiye-Suriye Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) daha kapsamlı ekonomik ortaklık anlayışıyla yeniden hayata geçirilmesi için müzakerelere başlanması hususunda mutabık kalındı. Suriye’nin yeniden yapılanmasında Türkiye’nin kritik bir rol üstlenmesi kaçınılmazdır. Ticaretimizi savaş öncesindeki seviyelere çıkarmalıyız. İki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden güçlenmesi, ekonomik iş birliklerini derinleştirmek ve bölgesel ticareti artırmak açısından büyük bir fırsat sunmaktadır.  Önümüzdeki dönemde, bu sürecin her aşamasını dikkatle takip edecek ve Türkiye’nin Suriye ile olan ekonomik bağlarını daha da güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye belirtti.

HABER MERKEZİ

Yazarımız Kim ?

HABER MERKEZİ