İzmir Mardinliler Federasyonu (İMAF) çatısı altında Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncü olduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da desteklenen “Terörsüz Türkiye” süreci masaya yatırıldı. İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, İMAF Genel Başkanı Beşir Tunç ile birçok sivil toplum kuruluşunun (STK) temsilcisinin katıldığı organizasyonda sürecin İzmir’deki etkinliği yapılan faaliyetler hakkında bilgiler aktarılırken, Doğu ve güneydoğuda yaşayan vatandaşların süreci desteklediği vurgulandı.

TUNÇ: BÜTÜN DOĞU PROJEYİ DESTEKLİYOR
Devlet Bahçeli öncülüğünde başlayan Terörsüz Türkiye sürecinin doğu ve güneydoğudaki vatandaşlar tarafından ezici şekilde desteklendiğini aktaran Tunç, “30 yıl önceki dünya ile çok farklı bir yerdeyiz. 40 yıl öncekiyle 50 yılla... Eminim 10 yıl sonra biz çok yabancı kalacağız dünyadaki gelişmelere. Coğrafyamızda olanları anlatmaya gerek yok. ‘Arap Baharı’ dediler, ‘demokrasi getireceğiz’ dediler, ‘sizi zengin edeceğiz’ dediler. Yaptıkları ne oldu? Ülkelere kaos getirdiler, savaş getirdiler. Demokrasi adı altında onların doğal kaynaklarına, zenginliklerine çöktüler. Devletlerini tarumar ettiler, yerle bir ettiler. Coğrafyayı öyle bırakıp gidiyorlar. Ama alacaklarını alıyorlar mı? Alıyorlar. Sayın Devlet Bahçeli de yeni bir yol ortaya koydu. Ülkemizin benzeri süreci yaşamaması için böyle bir proje başlattı. Ben Mardinli olduğum için söylemiyorum. Bütün Doğu ve Güneydoğulu Kürt vatandaşlarımız bu projeyi ezici bir şekilde destekliyor. Destek vermesinin sebebi; herkes rahat yaşamak istiyor. Herkes güvende yaşamak istiyor. Kimse artık terörden, şiddetten dolayı saat 3'te, 4'te dükkanını kapatmak istemiyor. Bakın bizim, ben Midyatlıyım, Mardin Midyatlıyım. Bayramda yer bulamıyorsunuz. Bir yılda 3-4 milyon turist gidiyor. Bu koskoca İzmir şehri bir Midyat kadar turist çekmiyor. İzmir Terörsüz Türkiye sürecinin en iyi yürütüldüğü şehirdir. Bunda ise Sayın Veysel Şahin’in payı büyüktür” diye konuştu.

ŞAHİN: BU YÜRÜYÜŞÜ BOZACAK KİMSE YOK
Bahçeli’nin öncülüğü ile başlayan süreci bozacak kimsenin kalmadığını; konuşup kucaklaştıkça bir çok şeyi fark ettiklerini aktaran Şahin, “Tüm engellemelere rağmen, siyonizmin ve küresel emperyalizmin oyunlarına, baskılarına, yerli iş birlikçilerin tezgâhlarına rağmen Terörsüz Türkiye hedefi kararlılıkla ilerliyor. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin her hafta adeta çivi çakar gibi ‘Kardeşiz, kardeşiz, kardeşiz’ söylemini güçlü bir şekilde vurgulaması ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da irade göstererek bu fikrin arkasında durmasıyla süreç cesaretle devam ediyor. Bu saatten sonra bu yürüyüşü bozabilecek herhangi bir gücün Türkiye'de ya da dünyada var olduğuna inanmıyorum. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli bu işin peşini asla bırakmayacak. Kardeşliği ve kucaklaşmayı mutlaka sağlayacağına inanıyorum. Bunu gerçekleştirmeden de rahat etmeyeceğini düşünüyorum. Eskiler derdi ki, ‘İnsanlar konuşa konuşa anlaşır.’ Gerçekten de biz konuştukça birçok şeyin farkına vardık. Geçmişte bize Diyarbakır'ı öcü gibi gösterdiler, Mardin'i öcü gibi gösterdiler” dedi.
ŞAHİN: CHP’YE UZANAN EL VARSA TÜRKİYE’YE DE VARDIR
Dış güçlerin bölge üzerinde devamlı planlar yaptığını aktaran Şahin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içine bile yabancı ellerin uzandığına dair CHP’li kaynaklardan sözler işittiğini söyledi. Şahin, “Bu sabah dinledim CHP'nin eski genel başkan yardımcılarından Gürsel Tekin, ‘CHP'nin içindeki İngiliz elini temizleyeceğiz, kıracağız’ diyor. Ben bunu CHP'nin içine burnumu sokmak ya da laf söylemek için aktarmıyorum. CHP gibi Atatürk'ün kurduğu bir partiye bile müdahale eden bir dış etki varsa, Türkiye gibi büyük bir devletin içine kimlerin ellerini, ayaklarını ve planlarını sokmaya çalıştığını siz düşünün. Bugün küresel gelişmelere baktığımızda Amerika'nın ya da küresel emperyalizmin ülkeleri ve devletleri parçaladığını görüyoruz. Suriye'yi böldüler, Irak'ı böldüler, Libya'yı böldüler, İran'ı bölmeye çalıştılar. Yemen'de, Afrika'nın birçok bölgesinde aynı yöntemleri uyguluyorlar. Ülkeleri küçülttükçe yönetmek daha kolay oluyor. Artık bunu açık açık da söylüyorlar. Amerikan Başkanı geçtiğimiz günlerde, ‘İran'ın petrolüne çökeceğim’ dedi. ‘Alacağım’ bile demiyor, doğrudan ‘çökeceğim’ diyor” şeklinde konuştu.
ŞAHİN: SURİYE’DEKİ SİLAHLAR İRAN’A GİDECEKTİ
Türkiye’nin de içinde bulunduğu 3 ülkenin bir araya gelerek İran’ın hedef olmaktan kurtarıldığını dile getiren Şahin, “Ancak bir gerçek var ki onların dişi Türkiye'ye geçmeyecek. Tam bizi parçalamaya yönelik planlar yapılırken Devlet Bahçeli ortaya çıktı ve ‘Biz kardeşiz’ dedi. Amerika da ilk büyük derslerinden birini aldı. Türkiye'nin, Pakistan'ın ve Suudi Arabistan'ın bir araya gelmesiyle, yani Müslüman ülkelerin ortak tavır koymasıyla İran'ın hedef haline getirilmesine izin verilmedi. Belki İran'ı çok seviyor olmayabiliriz ama mesele bu değil. Suriye'de kullanılmayan silahların İran'a yönlendirilmesi, İran'daki Türk nüfusun kışkırtılması, bölgede yeni iç karışıklıklar çıkarılması gibi senaryolar konuşuluyordu. Hatta bu silahların bir kısmının PYD'ye verilmesiyle yeni çatışma alanları oluşturulmasının hedeflendiği değerlendiriliyordu. Devlet Bahçeli ise buna karşılık, ‘Türkler devletlerine başkaldırmaz, Müslümanlar devletlerine başkaldırmaz’ dedi. Çünkü bir millet için en kötü durum bayraksız kalmaktır. Bayrağını kaybeden bir millet her şeyini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır” ifadelerini aktardı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın