İZMIR

İYTE’de afet teknolojileri merkezi kuruluyor

Çeşme ve Yarımada Müteahhit ve İş İnsanları Derneği (ÇEŞMÜD) ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında, İYTE yerleşkesinde Afet Yönetimi ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi kuruluyor. Türkiye’deki üniversiteler arasında afetlere yönelik teknik test kapasitesiyle ilk olma özelliği taşıması planlanan merkez için proje çalışmaları tamamlandı

İYTE Rektörü Yusuf Baran ile ÇEŞMÜD Yönetim Kurulu Başkanı Süha Deviren tarafından imzalanan protokol kapsamında hayata geçirilecek merkez, afet yönetimi, yapı güvenliği ve teknik araştırmalar alanında önemli çalışmalara ev sahipliği yapacak.

Merkezde, afet risklerinin azaltılmasına yönelik uygulamalı araştırmaların yanı sıra yapıların dayanıklılığını ölçmeye yönelik teknik testler gerçekleştirilecek. Aynı zamanda inşaat sektörüne bilimsel veriler sunarak güvenli yapılaşma süreçlerine katkı sağlaması hedefleniyor.

Ruhsat sürecinin tamamlanmasının ardından inşaat çalışmalarına başlanacak olan merkezin, afetlere hazırlık ve yapı güvenliği konusunda hem akademik dünyaya hem de sektöre rehberlik edecek önemli bir araştırma üssü olması bekleniyor.

Üniversitelerde bir ilk olacak

İYTE yerleşkesinde kurulacak merkez, sahip olacağı teknik test altyapısı ve uygulama kapasitesiyle Türkiye’deki üniversiteler arasında ilk olma özelliği taşıyacak. Afetlere dirençli yapılaşma, zemin ve yapı performansı, yapı teknolojileri ve afet yönetimi alanlarında akademik çalışmalara yönelik testlerin yapılacağı merkez, aynı zamanda sanayi, kamu ve akademi iş birliğini güçlendirecek bir uygulama alanı olarak değerlendiriliyor.

ÇEŞMÜD Yönetim Kurulu Başkanı Süha Deviren, protokolün yalnızca bir yapı inşası değil, toplumsal sorumluluk bilinciyle atılmış kalıcı bir adım olduğunu söyledi.

Afet gerçeğinin Türkiye için ertelenemez bir başlık olduğuna dikkat çeken Deviren, “ÇEŞMÜD olarak bu projeyi, kentimize ve ülkemize karşı duyduğumuz sorumluluğun bir gereği olarak görüyoruz. Bilimin, teknolojinin ve sahadaki uygulama deneyiminin bir araya geleceği bu merkezin, afetlere daha dirençli kentler oluşturmasına katkı sunacağına inanıyorum. Binamızın tasarımını üyemiz Mimar Necdet Ulema yaptı. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Ayrıca LineaRossa CEO’su Naci Gül’e de proje desteklerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Ruhsat sürecinin tamamlanmasıyla birlikte üzerimize düşen sorumluluğu hızla yerine getireceğiz” dedi.

Prof. Baran: “Üniversite - Sanayi iş birliğinin güçlü bir örneği”

İYTE Rektörü Prof. Yusuf Baran ise üniversite ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin afet yönetimi gibi kritik bir alanda somut bir yatırıma dönüşmesinin çok değerli olduğunu belirtti.

Merkezin yalnızca İYTE için değil, İzmir ve Türkiye için de önemli bir bilimsel altyapı oluşturacağını ifade eden Prof. Baran, “Üniversitelerin temel sorumluluklarından biri, bilimsel bilgiyi toplum yararına dönüştürmektir. ÇEŞMÜD ile imzaladığımız bu protokol, üniversite - sanayi iş birliğinin ne kadar güçlü sonuçlar üretebileceğini gösteren önemli bir örnek oldu. Binası ÇEŞMÜD tarafından inşa edilecek bu merkez, afet yönetimi ve yapı teknolojileri alanında hem araştırma hem de uygulama kapasitemizi güçlendirecek. ÇEŞMÜD’e bu konuda gösterdikleri duyarlılık ve katkı nedeniyle teşekkür ediyorum. Bizler de öz kaynaklarımızla bu merkezin ileri düzey araştırma altyapısını oluşturacağız ve İzmir'imizi ve Türkiye’mizi her türlü afete karşı daha dirençli hale getireceğiz” diye konuştu.

İnşaat sektörüne rehberlik edecek üs

Afet Yönetimi ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezin çalışma sistemini anlatan İYTE İYTE Mimarlık Bölümü Doç. Dr. Uğur Demir ise şu şekilde konuştu: "Kuracağımız bu merkez, sahip olduğu teknik altyapıyla Türkiye’de ve yakın coğrafyamızda birçok yönüyle bir ilk olacak. Burada sadece binaların depreme dayanıklılığını test etmekle kalmayacağız; Türkiye’nin en gelişmiş laboratuvar sistemleriyle donattığımız merkezde deprem, yangın, tsunami ve şiddetli fırtına gibi afet senaryolarını aynı anda canlandırabileceğiz. Bu merkez; yapısal dirençlilikten afetin sosyal etkilerine kadar her şeyi bütüncül olarak inceleyen, devletimize, belediyelerimize ve inşaat sektörümüze rehberlik edecek hayati bir veri üssü olacak. Yürütülecek tüm çalışmalar; Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) ve İl Risk Azaltma Planları (İRAP) gibi ulusal düzenlemelerle uyum içinde ve ilgili kamu kurumları, koruma kurulları ile yerel yönetimlerle işbirliği çerçevesinde şekillendirilecek.” dedi.