İZMIR

İZENERJİ’de işten çıkarılan 79 işçi eylem başlattı

İZENERJİ’de sağlık raporları gerekçe gösterilerek işten çıkarılan 79 işçi, alacakların 4 taksitte ödenmesi yönündeki uzlaşma teklifini reddederek işlerine geri dönmek için Kültürpark’ta eylem yaptı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi İZENERJİ’de sağlık raporları gerekçe gösterilerek işten çıkarılan 79 işçi, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi ve işlerine geri dönmek için sürdürdükleri hak arama mücadelesini Kültürpark’a taşıdı. Şirket yönetiminin, açılan davalardan feragat edilmesi karşılığında alacakların 4 taksitte ödenmesi yönündeki uzlaşma teklifini kabul etmeyen işçiler, aileleriyle birlikte Kültürpark Basmane Kapısı önünde basın açıklaması yaptı. Yıllarca İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalıştıklarını belirten işçiler, sağlık raporu gerekçe gösterilerek işten çıkarılmalarının adil olmadığını ve her çalışanın durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İşçiler, işten çıkarma kararlarının yeniden gözden geçirilmesini, hukuki haklarının korunmasını ve yaşanan mağduriyetin giderilmesini isterken, “Bizler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne karşı değiliz. Bizler haksızlığa karşıyız. Tek talebimiz, emeğimizin ve yıllardır verdiğimiz hizmetin yok sayılmaması” dedi.

MAĞDURİYET GİDERİLMELİDİR

Basın açıklamasını okuyan işten çıkarılan Çağdaş, sağlık raporları gerekçe gösterilerek işten çıkarılan 79 çalışanın mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini belirtti. Yıllarca İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne emek veren çalışanların haksız ve adaletsiz olduğunu düşündükleri bir işten çıkarma süreciyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Çağdaş, “Rapor gerekçesiyle işten çıkarılan 79 çalışanın mağduriyeti giderilmelidir. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan ve bir rapor gerekçe gösterilerek işlerine son verilen 79 çalışan olarak, yaşadığımız mağduriyetin kamuoyunun bilgisine sunulması ve haklarımızın korunması amacıyla bu açıklamayı yapıyoruz. Yıllarca İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne emek veren, görevlerini yerine getiren ve alın teriyle çalışan bizler, ortaya konulan raporun ardından haksız ve adaletsiz olduğunu düşündüğümüz bir işten çıkarma süreciyle karşı karşıya kaldık” ifadelerini kullandı. İşten çıkarma kararlarının hangi gerekçelere dayandığının açıkça ortaya konulmasını isteyen Çağdaş, “Burada temel sorumuz açıktır: Çalışanların iş güvencesini, emeğini ve geleceğini doğrudan etkileyen bir süreç hangi somut, objektif ve hukuka uygun gerekçelere dayanmaktadır? Bir raporun varlığı, tek başına insanların yıllardır sürdürdüğü çalışma hayatlarının sona erdirilmesini ve aileleriyle birlikte ekonomik ve sosyal açıdan mağdur edilmelerini haklı gösteremez. Her bir çalışanın durumu ayrı ayrı değerlendirilmeden, savunma ve adil değerlendirme hakları gözetilmeden alınan kararların kabul edilmesi mümkün değildir. Bizler ayrıcalık istemiyoruz. Sadece hakkımızı, emeğimizi ve adaleti istiyoruz” dedi.

10 YILDIR EMEĞİMİZİ ALAN SENDİKA YANIMIZDA DEĞİL

İşçiler, açıklamanın ardından yaptıkları değerlendirmede yaklaşık 6 aydır yaşadıkları sorunla mücadele ettiklerini ve sendikanın tutumunu da eleştirdi. İşçiler, “3 ay disiplinde kaldık, o süreçte kendi çabalarımızla bir şeyler yapmaya çalıştık, yapamadık. 6 aydan beri biz bu sıkıntıyla beraberiz. Sendika ‘bekleyin, bekleyin’ dedi. Neyi bekleyeceğiz? Bizim evimize 3 aydan beri ekmek girmiyor. Sendikanın tavrı pasif” diye konuştu. Seslerini kamuoyuna duyurmalarının ardından Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından 4 taksitlik bir ödeme teklifinin gündeme geldiğini belirten işçiler, amaçlarının yalnızca alacaklarını almak değil, işlerine geri dönmek olduğunu söyledi. DİSK Genel-İş İzmir 2 ve1 No’lu Şubelerde örgütlü olduklarını belirten işçiler, “79 kişi içinden bazı arkadaşlarımız sendikaya haklarını almaya gitti. Biz gitmedik. Biz işimizi geri istiyoruz. Sendika bizim yanımızda değil.0 senedir bizim brüt yevmiyemizden emeğimizi alan sendika bugün bizim yanımızda değil. Haklarımızı helal etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

İşçiler ayrıca, 79 çalışanın her birinin arkasında bir aile, çocuklar ve yılların emeğinin bulunduğunu belirterek, işten çıkarma kararlarının yeniden değerlendirilmesini, çalışanların savunma ve hukuki haklarının gözetilmesini ve mağduriyetlerin giderilmesini istedi. İşçiler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne karşı olmadıklarını vurgulayarak, “Bizler İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne karşı değiliz. Bizler haksızlığa karşıyız” dedi.