İzmir’de askıda kıymalı pide yoksulluğun simgesi oldu

Karabağlar’da başlatılan askıda kıymalı pide uygulaması, İzmir’de yoksulluğun boyutlarını gözler önüne serdiğini belirten Nesibe Gençer, “Eskiden yardım verenler artık fitre yardımı bekliyor. Yoksulluk sokaklarda saklanamaz bir boyuta ulaştı” dedi

İzmir’de askıda kıymalı pide yoksulluğun simgesi oldu haberinin görseli

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - Ramazan ayı, artan yaşam maliyetlerinin gölgesinde başladı. Dar gelirli aileler için iftar sofralarını kurmak giderek daha zor hâle gelirken, kentteki dayanışma geleneği de ekonomik tabloya göre şekil değiştiriyor. Bu yıl yoksulluk sınırının 100 bin TL’yi aşması, klasik ‘askıda ekmek’ uygulamasını aşarak İzmir’de ‘askıda kıymalı pide’ dönemini başlattı. Karabağlar’da bir esnaf tarafından hayata geçen bu uygulama, ihtiyaç sahiplerine, bir ana öğün sunmayı hedeflerken yoksulluğun ulaştığı boyutlara ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Yaşanan bu tabloyu değerlendiren İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği Başkanı Nesibe Gençer, İzmir sokaklarında yoksulluğun artık saklanamaz bir boyuta ulaştığını vurguladı. Kentin en köklü dayanışma geleneklerinin bile ekonomik enkazın altında kaldığını belirten Gençer, “Eskiden fitre veren emekli ve asgari ücretli, bugün fitre yardımı bekler hale geldi. İzmir’de artık sadece ekmeği değil, onuru ve sosyal hayatı da askıya çıkardık. İktidara göre şahlanıyoruz, oysa ki tam tersine halk olarak yoksullaşıyoruz” diye konuştu.

nesibe gençer

YOKSULLUK SINIRI 100 BİN TL’Yİ AŞTI

Şubat 2026 itibarıyla açıklanan veriler, mutfaktaki krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Dört kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli olan yoksulluk sınırı 101 bin 706 TL’ye ulaşarak tarihi bir barajı aşmış durumda. Sağlıklı beslenmek için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 31 bin 224 TL ile 43 bin 415 TL arasında değişiyor. Gıda fiyatlarındaki artış, aile bütçelerini daha da zorluyor. Ocak 2026’da mutfak enflasyonu bir önceki aya göre yüzde 6,59 oranında yükselerek son dönemin en yüksek seviyelerine ulaştı.

yoksulluk

- REKLAM -

ASKI YETMİYOR

Kent yoksulluğunun en yoğun hissedildiği Basmane ve Kemeraltı bölgelerinde ise durum daha kritik. Bölge esnafından alınan bilgilere göre, askıya bırakılan ekmek ve pide sayısı, akşam saatlerinde fırın önlerinde oluşan kuyrukları karşılamaya yetmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal yardım bütçesini 2026 yılı için 770 milyon liraya çıkarmayı hedeflemesi de kentteki yoksulluk riskinin ulaştığı acil durum boyutunu teyit ediyor.

yoksulluk

DOYMAK BESLENMEK DEĞİL

Ekonomik verilerin mutfaktaki gerçekle örtüşmediğini, vatandaşın sadece hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirten Nesibe Gençer, “Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için Şubat 2026 itibarıyla yapması gereken aylık harcama tutarı 43 bin 415 TL’ye yükseldi. Bekâr bir çalışanın sadece kendi yaşam maliyeti ise 68 bin 865 TL oldu. Yoksulluk sınırının 105 bin 273 TL olduğu ülkemizde, sağlıklı beslenmenin günlük maliyeti 1.447 TL’yi aşmış durumda. Bu rakamlar bize şunu söylüyor: Biz artık beslenemiyoruz, sadece karnımızı doyurmaya çalışıyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki; doymak, beslenmek anlamına gelmiyor” dedi.

yoksulluk

- REKLAM -

SORUNUN KÖKLERİ ÇOK DERİNDE

İzmir sokaklarında gözlemledikleri yoksulluğun artık gizlenemez bir boyuta ulaştığını ifade eden Gençer, “Nüfus olarak yüzde 70’imiz açlık sınırının altında kalmış bir gelire sahibiz. Bu tablo toplumsal rolleri de değiştirdi. Eskiden bu kentte emekliler, asgari ücretliler Fitre verirdi, şimdi ise o insanlar Fitre yardımı alacak duruma geldi. İzmir’e has ‘Hayır Lokması, Hayır Pilavı’ dağıtılırken, vatandaşların artık ellerinde tencereleri ile sıraya girdiğini görüyoruz. Hatta temel bir ihtiyaç olan berber hizmetinde ‘Askıda Tıraş’ bile olmaya başladıysa, sorunun kökenleri çok derindedir. Askıda bugün en revaçta olan ürün tek porsiyonluk hazır çorbalar haline geldi. Ramazan ayındaki dayanışma bile artık bu devasa yoksulluğu gizleyemiyor” diye konuştu.

yoksulluk

YOKSULLUKTA VE AÇLIKTA EŞİTİZ

Maaşların temel insani ihtiyaçları karşılamaktan çok uzak kaldığını vurgulayan Gençer, “Hangi asgari ücretlinin, hangi emeklinin sadece bir günlük sağlıklı beslenmek için günlük geliri bu maliyetleri karşılamaya yetiyor? Ev kirası, ısınma, ulaşım giderleri, elektrik ve su faturaları karşısında gelirimiz tamamen erimiş durumda. Eskiden yoksulluk belli bir kesimin sorunuydu, ancak bugün orta sınıfın da bu sarmala girmesiyle birlikte artık hem yoksullukta hem de açlıkta eşit hale geldik. Halkın büyük çoğunluğu sadece faturalarını ödeyebilmek için temel gıdasından feragat ediyor” ifadelerini kullandı.

yoksulluk

- REKLAM -

ŞAHLANIYORUZ DERKEN YOKSULLAŞIYORUZ

İktidarın ekonomi politikalarını ve toplumun içine düştüğü kültürel daralmayı eleştiren Nesibe Gençer, sözlerini şöyle tamamladı: “Hayat pahalılığı bizden sadece ekmeğimizi değil, sosyal yaşamımızı da çaldı. Tiyatroya gitmek, sinema, kitap, gazete okumak, tatil yapmak veya bir ev sahibi olma hayali kurmak artık unuttuklarımız arasına girdi. İktidara göre şahlanıyoruz, oysa sokaktaki gerçek tam tersi; halk olarak her geçen gün daha çok yoksullaşıyoruz. İzmir gibi bir ticaret ve kültür kentinde insanlar artık bir kıymalı pideyi lüks görüp askıda arıyorsa, bu ekonomi modelinin iflas ettiğinin en net göstergesidir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.