3 Temmuz 2026, Cuma 11:54
31°C İzmir

İzmir'de ilk kez uygulandı: Bu yöntemle kanseri yendi

İzmir’de meme kanseri tedavisi gören hasta, Koltuk altından uygulanan endoskopik yöntemle sağlığına kavuştu

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: DHA
İzmir'de ilk kez uygulandı: Bu yöntemle kanseri yendi haberinin görseli
6 dk okuma süresi

İzmir Şehir Hastanesi'nde meme kanseri tedavisi gören 42 yaşındaki Zümrüt Kartal, kentte ilk kez uygulanan endoskopik meme başı koruyucu mastektomi yöntemiyle sağlığına kavuştu. Koltuk altından açılan yalnızca 4 santimetrelik kesiyle gerçekleştirilen operasyonda meme dokusu kamera ve özel cerrahi ekipmanlar yardımıyla çıkarılırken, aynı seansta silikon protez de yerleştirildi. Böylece Kartal hem kanserli dokudan kurtuldu hem de meme kaybı yaşamadan tedavisini tamamladı.

Ev hanımı olan ve İzmir'de yaşayan Zümrüt Kartal, geçen kasım ayında memesinde fark ettiği kitle nedeniyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde ikinci evre meme kanseri tanısı konulan Kartal'ın hastalığının koltuk altı lenf bezlerine de yayıldığı belirlendi. İzmir Şehir Hastanesi'nde kitlenin küçültülmesi amacıyla 16 kür kemoterapi uygulanan hasta için Multidisipliner Meme Konseyi tarafından ameliyat kararı verildi.

Hastanın hem fiziksel görünümünü hem de sosyal ve psikolojik yaşam konforunu korumak amacıyla, Türkiye'de yalnızca sınırlı sayıda merkezde uygulanan ve İzmir'de ilk kez gerçekleştirilen 'Endoskopik Meme Başı Koruyucu Mastektomi' (NSM) yöntemi tercih edildi. Operasyon, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Alperen Uğur ile Plastik Cerrahi Uzmanı Efe Şimşekcan tarafından gerçekleştirildi. Kapalı yöntemle yapılan ameliyatta meme dokusu koltuk altından girilerek çıkarıldı ve aynı operasyon sırasında silikon protez yerleştirildi.

- REKLAM -

"BENİM BAŞIMA GELECEĞİ HİÇ AKLIMA BİLE GELMEZDİ"

Tedavi sürecini anlatan Zümrüt Kartal, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:

"Kasım ayında elime gelen kitleyle hastaneye başvurdum. Ultrason, mamografi, MR ve en son PET çekiminde meme kanseri olduğum belli oldu. Ailemde kimsede yoktu, genetik sonuçlarım da temiz çıktı. Benim başıma geleceği hiç aklıma bile gelmezdi. Hastalığı öğrendiğimde ikinci evredeydi. Kitle büyük olduğu için ilk başta küçültmek amacıyla 16 kür kemoterapi aldım. Kemoterapi dönemi çok ağır ve zor geçti ama ameliyat korktuğum gibi olmadı. Kapalı ameliyat geçirdim. Hiç ağrım bile olmadı, ameliyat korktuğum gibi geçmedi. Koltuk altımda çok küçük bir dikişim var, o kadar. Aynı operasyonda plastik cerrah da silikon koydu. Başarılı ve çok güzel bir operasyon geçirdim. Şimdi patoloji sonucunu bekliyorum, çok az belki bir kemoterapi daha alabileceğimi söylediler."

"BU HASTALIKTA MORAL DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ"

Tedavi sürecinde ailesi ve yakın çevresinin desteğinin kendisi için büyük önem taşıdığını belirten Kartal, şunları söyledi:

"Eşim Abdil (49), çocuklarım Atalay (21) ve Mina (14), arkadaşlarım, babam hepsi yanımdaydı. Bu hastalıkta moral desteği çok önemli. Herkes eğer yakınlarında bu hastalığı geçiren varsa birbirine destek olsun. Kadınlar da mutlaka kontrollerini yaptırsınlar. Erken yaşta yakalamak, ilk başta fark etmek çok önemli."

- REKLAM -

"TÜRKİYE'DE İSE YAKLAŞIK 7 MERKEZDE UYGULANIYOR"

Ameliyatı gerçekleştiren İzmir Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Alperen Uğur, hastanın tedavi süreciyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

"Zümrüt Hanım'ın tetkiklerinde sağ memesinde bir kitle ve koltuk altına yayılım tespit ettik. Multidisipliner Meme Konseyimizde önce ameliyat öncesi kemoterapi kararı aldık. Tedavi bittikten sonra yaptığımız kontrollerde, memesindeki kitlenin ve koltuk altı lenf bezlerindeki yayılımın tamamen gerilediğini gördük. Bu bizi çok sevindirdi ancak ameliyat olması şarttı. Kitlenin eski haline göre, memenin büyüklüğü ile kitlenin büyüklüğü orantısız olduğundan normal şartlarda memesinin tamamının alınması gerekiyordu. Fakat hastamız genç olduğu için memesini estetik olarak korumamız gerekiyordu. Dünyada yeni yeni yapılmaya başlayan, Türkiye'de ise yaklaşık 7 merkezde uygulanan, İzmir bölgesinde ise ilk kez yapılacak olan endoskopik ameliyatı planladık."

"TIPKI BİR SAFRA KESESİ AMELİYATI YAPIYORMUŞ GİBİ"

Operasyonun plastik cerrahi ekibiyle birlikte gerçekleştirildiğini belirten Dr. Mehmet Alperen Uğur, yöntemin ayrıntılarını şu ifadelerle anlattı:

"Plastik Cerrahi Hekimimiz Efe Şimşekcan ile beraber operasyona girdik. Sadece koltuk altından 4 santimetrelik bir kesi açtık. Öncelikle lenf bezlerinden örnekleme yaptık ve ameliyat esnasındaki patolojide kanser hücresine rastlanmadı; yani kemoterapi tam yanıt vermişti. Daha sonra laparoskopik, yani endoskopik yöntemle kamera ve çubuklar yardımıyla tıpkı bir safra kesesi ameliyatı yapıyormuş gibi memenin içerisine girdik. Meme dokusunun tamamını içeriden boşaltarak aldık. Ardından plastik cerrahi ekibimiz aynı 4 santimetrelik kesiden protezi yerleştirdi. Hastanın meme dokusu alınmasına rağmen, dışarıdan bakıldığında meme görüntüsünde hiçbir bozulma olmadı. Hastamız hem kanserden kurtulmuş oldu hem de estetik kaygılarından uzaklaştı."

- REKLAM -

"ARTIK SADECE KANSERİ YENMEK YETMİYOR"

Modern tıbbın yalnızca hastalığı tedavi etmeyi değil, hastaların yaşam kalitesini korumayı da hedeflediğini vurgulayan Dr. Uğur, sözlerini şöyle tamamladı:

"Başarılı geçen bu kapalı ameliyat, hastanın bundan sonraki yaşamına adapte olmasını kolaylaştıracak. Güncel tıpta artık hastaların sadece kanserden kurtulması değil, aynı zamanda hayat kalitelerinin de korunması hedefleniyor. Genç bir kadın hastanın meme dokusunun tamamı alınırken, dış görüntünün kaybolmaması onun psikolojik ve sosyal olarak olumsuz etkilenmesini ciddi oranda azaltıyor. Bu ameliyatın önemi de burada ortaya çıkıyor. Tabii ki gönül ister ki tüm hastalarımıza bu ameliyatı uygulayalım; fakat her meme hastası bu yöntem için uygun olmuyor. Biz tıbbi durumu ve anatomisi uygun olan hastalarımızda bu konforlu yöntemi uygulamaya devam etmek istiyoruz."

Kaynak: DHA

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.