Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulduğu belirtilen Meslek Fabrikası binası önünde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde başlatılan nöbet eylemi 6’ncı gününe ulaştı.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) İzmir Eşgüdüm Toplantısı’nın da polis ablukası altındaki Meslek Fabrikası alanında yapılmasına karar verildi. Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ADD Genel Başkanı Dr. Mustafa Hüsnü Bozkurt, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, eski Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, ADD’nin İzmir’deki şube başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
‘HALKIN HAKKINA SAYGISIZLIK NORMALLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR’
Toplantıda konuşma yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Burada olmanız bizim için çok değerli ve anlamlı. Bize cumhuriyeti miras bırakan Ata’mızın İzmir’e armağan ettiği bir bina. En azından bu mirasa, İzmir’in şehitlerine saygılı bir duruş göstermeleri gerekirdi. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumu başka bir kamu kurumuyla mülkiyet tartışması yaşıyor. Normalde iki ayrı kurumun bir şekilde hukuk zemininde uzlaşması gerekirken, bina sabahın 5’inde polis baskınıyla ablukaya alınıyor. Bu hukuksuz tavra karşı sessizce buradan çıkıp gitmemizi söylediler. Bunu yapamadık. Bu konu sadece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının sorunu değil. Sadece bir mülkiyet sorunu da değil. Bu, büyük bir saygısızlık. İzmir halkına ait olan herhangi bir mülke devlet kurumu da olsa bu şekilde el konulamaz. Türkiye’nin pek çok şehrinde benzer durumu görüyoruz. Bu hukuksuzluk, devlet geleneğine saygısızlık, halkın hakkına saygısızlık normalleştirilmeye çalışılıyor” diye konuştu.
'NE ZAMAN BURAYI KİRALIĞA ÇIKARDIN'
Meslek Fabrikası binasının tarihinden, restorasyon sürecine ve verdiği hizmete dair bilgilendirmede bulunan Başkan Tugay, gelinen süreci ADD üyeleriyle paylaştı. Binaya el konulma gerekçesinin siyasi olduğunu belirten Başkan Tugay, “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir’de 3 bin 500 civarında gayrimenkulü var. 3 bin 501’inci yapıya neden ihtiyaç duyduğunuzu bize söyleyin. Elimizden alıyorsunuz, hizmeti durduruyorsunuz. İlk önce üniversite yapacağız dediler, sonra kütüphane yapacağız dediler. Üniversite yapacaksanız, beraber yer bulalım dedik. Buradaki hizmeti durdurmayın dedik. Burasını kuru bir bina olarak düşünmeyin, içinde çok önemli tesisatlar var. 300 milyon liradan fazla değeri olan malzeme var. Bunlar sökülemiyor da. Bu şartlarda ısrarınız neden” şeklinde konuştu. Vakıflar Genel Müdürünün “Ayda 5 milyon kira vermeye hazır olan insanlar var” sözüne tepki gösteren Başkan Tugay, “Ne demek burasını kiralamak? Kimden aldın o teklifi? Ne zaman burasını kiralığa çıkardın? Yetmedi mi bu halkın, bu devletin mallarını sattığınız” açıklamasında bulundu.
‘BELEDİYE BAŞKANI OLARAK SORUMLULUĞUMU BİLİYORUM’
İzmir’in her tarafında çalışmaların sürdüğünü, belediyenin hiçbir hizmetinin aksamadığını aktaran Başkan Tugay, “Ben belediye başkanı olarak sorumluluğumu biliyorum. Belediye başkanı olarak burada belediye mülkünün elinden alınmasına, hizmetinin durdurulmasına elbet karşı duracağım. Bir de başka bir Cemil Tugay var, İzmirli Cemil Tugay. Ben o adama söz geçiremiyorum. Bırak, terk et burasını diyemiyorum. Vicdanım, inancım, devlete, ülkeme olan bağlılığım, inandığımız değerler bana bunu yaptırmıyor” şeklinde konuştu.
‘ÜLKENİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU EZİLİYOR’
Türkiye’de yaşanan hayat pahalılığı, enflasyon, işsizlik, gençlerin umutsuzluğu, sağlık sistemi, eğitim sistemi gibi sorunlara vurgu yapan Başkan Tugay, “Tüm bu sorunlar umurlarında değil. Yazıklar olsun size. Bu olay başladığından beri o kadar çok insandan duydum. Çok doluyum, içimizde her şey birikiyor. Bu ülkenin yüzde 80’i mağdur; yoksulluğun, adaletsizliğin kurbanı. Sesini çıkaranı susturmak için her türlü zulmü yapıyorlar. Ülkenin büyük çoğunluğu eziliyor. Ve bize susun diyorlar. Susalım mı” dedi.
‘ADALETSİZLİK VE KÖTÜLÜK NORMALLEŞMEMELİ’
Tüm İzmirlilere seslenen Başkan Tugay, “Bir avuç insan burada toplanıyor bir şeyler konuşuyorlar diyorlar. Sokakta duyuyorum, iki kişiden birisi gelip biz olaydan haberdarız, doğru bulmuyoruz, haklı tepkinizde yanınızdayız, gelemiyoruz, gidemiyoruz ama yanınızdayız diyorlar. Buraya gelemeyenlere söylüyorum, bulunduğunuz her yerden, her şekilde hem bu hukuksuzluğa, bu yalana dolana hem de maruz kaldığınız her türlü haksızlığa karşı sesinizi çıkarın, itiraz edin, bir şeyler söyleyin. Adaletsizlik ve kötülük normalleşmemeli. Kimse bunu normal olarak görmemeli. Bu anormal bir durum ve bunun devamında yeni anormallikler herkesi bekliyor. Bu sistem bir avuç insanın işine yarıyor ama halkın tamamı perişan oluyor. Ondan dolayı çocuklarımız bu ülkeden umudunu kestiler. Bizim insanlarımız neden bu kadar sessiz diyorlar ve bu ülkeden gidiyorlar. O yüzden kötülüğü kabullenmeyin. Kötülüğü bu ülkede kimse kabullenmesin” dedi.
İL BAŞKANI GÜÇ: MESLEK FABRİKASI KONUSU İZMİR’İN KONUSUDUR
Mücadeleye devam edeceklerini ifade eden CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Meslek Fabrikası konusu İzmir’in konusudur. Bizim derdimiz Cumhuriyet Halk Partisi değil. Bizim derdimiz İzmirli gençler, İzmirli kadınlar. Geldik gördük, birçok insan iş sahibi oldu burada. Emekleriyle para kazanan bir sürü insan var. Biz bu insanlar için mücadele ediyoruz. Hukuki anlamda bütün arkadaşlarımız eninde sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geri döneceğini biliyoruz diyorlar. Bu konunun bu kadar adaletsiz olduğunu tüm İzmirlilere anlatmaya devam edeceğiz. Bu haksızlığa, hukuksuzluğa normal bir şekilde bakamayız. Bugün Meslek Fabrikası, yarın evlerin tapusu. Meslek Fabrikası için sivil toplum kuruluşlarıyla aldığımız kararla 17 Nisan’a kadar 24 saat nöbet tutmaya devam edeceğiz. Sonrasında da tüm İzmirlilere bu konuyu anlatmaya devam edeceğiz. İzmir’de bu konuyu bilmeyen kimse kalmayana kadar anlatmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
ADD BAŞKANI BOZKURT: ŞEHİTLERDEN DE Mİ UTANMADINIZ?
Tüm ADD şubeleri ve üyeleri adına destek mesajı veren ADD Genel Başkanı Dr. Mustafa Hüsnü Bozkurt, “Bugün, daha önceden planladığımız Atatürkçü Düşünce Derneği İzmir şubeleri toplantısını maalesef burada yapmak gereği duyduk. Osmanlı döneminden kalma un fabrikası olan, 1926 yılında Atatürk’ün emriyle İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine verilen Meslek Fabrikası binası için buradayız. 9 Eylül’de Türk ordusu İzmir’e girdiğinde burada kurulan tuzak sonucu açılan ateşle Mehmetçiklerimiz şehit oldu. Hadi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten utanmadınız, şehitlerden de mi utanmadınız? O askerlerimizin şehit olduğu yerde şimdi maalesef İzmirliler 24 saat nöbet tutuyorlar. Atatürk’ün kendilerine verdiği yer ellerinden alınmasın diye nöbet tutuyorlar. Biz de Atatürkçü Düşünce Derneği olarak eş güdüm toplantımızı burada yapıyoruz. Bütün Atatürkçü Düşünce Derneği şubeleri adına İzmir’den sesleniyoruz. Bu hukuksuz kararın, yanlış karardan vazgeçilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.