29 Mart 2026, Pazar 14:45
15°C İzmir

İzmir'de otoyol özelleştirmesine tepki: Halkın vergileri ile yapıldı

İzmir’deki otoyolların özelleştirilmesine tepki gösteren Yarımada Kent Konseyleri, düzenledikleri basın açıklaması ile özelleştirmenin ekonomik değil, adaletsiz bir karar olduğunu belirtti

İzmir'de otoyol özelleştirmesine tepki: Halkın vergileri ile yapıldı haberinin görseli
7 dk okuma süresi

İzmir’deki otoyolların özelleştirilmesinin gündeme getirilmesi üzerine toplumun çeşitli kesimlerinden özelleştirmeye yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun da İzmir–Çeşme ve İzmir–Aydın otoyollarının işletme hakkının belirli bir süre için özel sektöre devredileceğini duyurmasıyla birlikte konuya yönelik olarak itirazlarını dile getiren Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme, Seferihisar Kent Konseyleri İzmir-Çeşme Otoyolu’nun Urla çıkışı önünde gerçekleştirdikleri basın açıklaması ile karardan vazgeçilmesini talep etti. İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, Urla Kent Konseyi Başkanı Hadi Başman, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, Karaburun Kent Konseyi Başkanı Mustafa Özer, Güzelbahçe Kent Konseyi Başkanı Nevzat Demir ve birçok STK ile vatandaşın katıldığı basın açıklamasında İzmir-Çeşme Otoyolu’nun halkın vergileri ile yapıldığını vurgulanırken, Güler’in okuduğu basın açıklamasında yolu daha pahalıya kullandırtmanın ekonomik bir karar değil adaletsizlik olduğu vurgulandı.

HALKIN VERGİLERİ İLE YAPILDI

İzmir Çeşme Otoyolu’nun Türkiye’nin ilk otoyollarından biri odluğunu ve halkın verileri ile yapıldığını dile getiren Güler, “Türkiye’de son günlerde çok ciddi bir plan konuşulmaktadır. İstanbul’daki köprüler ve bazı otoyolların işletme hakkının özel şirketlere devredilmesi gündeme getirilmiştir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da yaptığı açıklamada, İzmir–Çeşme ve İzmir–Aydın otoyollarının işletme hakkının belirli bir süre için özel sektöre devredileceğini duyurmuştur. Bu planın içinde İzmir – Çeşme Otoyolu da bulunmaktadır. Yetkililer ‘satış değil, işletme devri’ diyerek meseleyi hafifletmeye çalışmaktadır. Ancak kelimeler gerçeği değiştirmez. Bir otoyolun 25 yıl boyunca özel bir şirket tarafından işletilmesi, fiilen özelleştirmedir. Çünkü o yol artık kamu yararı için değil, şirket kârı için işletilecektir. İzmir – Çeşme Otoyolu Türkiye’nin ilk otoyollarından biridir. 1990’lı yıllarda inşa edilen bu otoyol için bu ülkenin halkı 670 milyon dolar ödeme yapmıştır. O dönem Türkiye ekonomik olarak son derece zor koşullardan geçiyordu. İnsanlar düşük ücretlerle çalışıyor, ülke ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyordu. Buna rağmen devlet, vatandaşın ödediği vergilerle bu yolu yaptı. Bu para; şirketlerin parası değildir, bankaların parası değildir, yabancı yatırımcıların parası değildir. Bu para doğrudan doğruya bu ülkenin vatandaşlarının vergileridir. Yani bu otoyol zaten millet tarafından defalarca ödenmiş bir kamu yatırımıdır. Şimdi aynı vatandaşlara tekrar dönüp: ‘Bu yolu artık özel şirket işletecek ve daha pahalı kullanacaksınız’ demek ekonomik bir karar değil, açık bir adaletsizliktir “dedi.

365 TL ÜCRET HAYATI PAHALILAŞTIRIR

Yarımada halkının artacak ücret ile ağır bir yük altına gireceğini belirten Güler, “İzmir – Çeşme Otoyolu yalnızca bir ulaşım hattı değildir. Bu yol aynı zamanda İzmir Yarımadası’nın ana damarıdır. Bu yarımada; Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar ilçelerinden oluşmaktadır. İzmir’in turizmi, tarımı, balıkçılığı ve yerel ekonomisinin önemli bir bölümü bu bölgede şekillenmektedir. Gülbahçe ilçesinde bulunan yüksek teknoloji fakültesinde 10 bine yakın öğrenci öğretim görevlisi vardır ve aynı zamanda buraya, yeni bir Tecno kent bilişim vadisi inşa edilmektedir. Bu yol; Çeşme turizminin, Urla’nın gastronomi ve tarım ekonomisinin, Karaburun’un balıkçılığının, Seferihisar’ın üretim ve turizm faaliyetlerinin, Güzelbahçe’nin ticari yaşamının en önemli ulaşım arteridir. Bugün 53 TL olan otoyol geçiş ücretinin 365 TL’ye çıkması, yarımada halkı için çok ağır bir ekonomik yük anlamına gelmektedir. Bu yalnızca bir fiyat artışı değildir; ulaşımın pahalılaşması, hayatın pahalılaşması demektir. Bu durumda; Çeşme turizmi ciddi zarar görür. Urla’daki işletmelerin maliyetleri artar. Karaburun’a ulaşım zorlaşır. Seferihisar’daki üreticiler ekonomik baskı altında kalır. Güzelbahçe’den yarımadaya çalışan binlerce emekçinin ulaşım maliyeti katlanır. Yani mesele yalnızca bir otoyol değildir. Mesele Güzelbahçe, Urla, Karaburun, Çeşme ve Seferihisar’dan oluşan İzmir Yarımadası’nın ekonomik ve sosyal geleceğidir” şeklinde ifadeler aktardı.

- REKLAM -

TİCARİ DEĞİL, KAMUSAL ALTYAPIDIR

Otoyol ve köprülerin ticari yatırım olmadığını kamusal altyapı olduklarını vurgulayan açıklama şu ifadeler ile son buldu: “Son yıllarda Türkiye’de birçok kamu varlığı özelleştirildi. Limanlar, fabrikalar, enerji dağıtım şirketleri ve kamu arazileri özel şirketlere devredildi. Her defasında aynı söz söylendi: ‘Verimlilik artacak’ ama sonuç ortadadır. Fiyatlar yükseldi ve vatandaş daha fazla ödemek zorunda kaldı. Şimdi aynı model köprüler ve otoyollar için uygulanmak isteniyor. Kamu altyapısını şirketlere devretmek kısa vadeli para bulma politikasıdır. Devlet kısa vadede birkaç milyar dolar gelir elde edebilir. Ancak bunun bedelini 25 yıl boyunca halk ödeyecektir. Otoyollar ve köprüler birer ticari yatırım değil, kamusal altyapıdır. Devletlerin görevi bu altyapıyı şirketlere devretmek değil, vatandaşın erişimini kolaylaştırmaktır. İzmir Yarımadası Buna Sessiz Kalmayacaktır. Bu nedenle İzmir Yarımadası’ndaki kent konseyleri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar olarak çok açık söylüyoruz: İzmir – Çeşme Otoyolu’nun işletmesinin özel şirketlere devredilmesine karşıyız. Bu yol; Güzelbahçe halkının, Urla halkının, Karaburun halkının, Çeşme halkının, Seferihisar halkının ortak malıdır. Halkın vergileriyle yapılan bir yolu, geçici bile olsa özel şirketlere devretmek kabul edilemez. Halkın Yolu, Halkta Kalacaktır. Bu buluşma; bir protesto değil, bir siyasi gösteri değil kamu hakkını savunma hareketidir. Çünkü bir ülkenin yolları o ülkenin vatandaşlarının ortak varlığıdır. Ve halkın malı şirketlere devredilecek bir ticari meta değildir. İzmir – Çeşme Otoyolu satılamaz. İşletmesi devredilemez. Halkın yolu halkta kalmalıdır.”

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.