27 Mart 2026, Cuma 13:41
12°C İzmir

İzmir'de stratejik sağlık turizmi zirvesi

 TOBB ve İZTO iş birliğinde düzenlenen "Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı" İzmir’de gerçekleştirildi. Bölgesel koordinasyonu ve rekabet gücünü artırmayı hedefleyen organizasyon, gün boyu süren stratejik oturumlarla tamamlandı

İzmir'de stratejik sağlık turizmi zirvesi haberinin görseli

KEMAL ÖZKURT - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) iş birliğiyle hazırlanan "Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı", sektör paydaşlarının katılımıyla İzmir Ticaret Odası Meclis Salonu’nda düzenlendi. Bölgesel koordinasyonun güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir stratejik yol haritası oluşturulması hedefiyle bir araya gelen temsilciler, İzmir’in uluslararası sağlık turizmi pazarındaki rekabet gücünü artıracak adımları ele aldı. Programın açılış konuşmalarını  İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener yaptı. Açılış konuşmalarının ardından program, sektörün geleceğine yönelik farklı konu başlıklarının ele alındığı oturumlarla gün boyu sürdü. Programda konuşan Başkan Tugay, Türkiye’de sağlık turizmi yatırımlarının kamu kaynaklı yavaşlamalardan etkilendiğini vurguladı. Tugay, girişimcilerin ve özel sektör temsilcilerinin istekli olmasına rağmen kamu yönetimindeki ağır bürokrasi ve hantal yapının süreci yavaşlattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin kamu yönetimindeki bu sorunların ülke gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söyledi.

 

TÜRKİYE'NİN KAMU YÖNETİMİ SORUNU VAR

Sağlık turizmine yapılacak yatırımların kamu tarafından yavaşlatıldığını ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Girişimcilerimiz, özel sektör temsilcilerimiz birçok konuda çok istekliler. Önerinin açılmasını istiyorlar. Anvak kamu maalesef bu talebi karşılayacak adımlar atamıyor. Her zaman adeta süreci ağırlaştıran, hareketini yavaşlatan, hantal bir yapı gibi duruyor. Türkiye’nin bir kamu yönetimi sorunu var. Kamu yönetimi bir tarafında ağır bürokrasi ve hiyerarşiyle, diğer taraftan verdiği gönüllü eksiklikler ve hatalarla bence Türkiye’nin gelişmesinin önündeki en büyük sorunlardan biri. Bunu hepimizin bir şekilde anlaması ve her iki tarafta da herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor" dedi.

DANİMARKA'DA TANINAN BİR DOKTORDUM

İzmir’in sağlık turizmindeki gelişimine hekimlik döneminde bizzat öncülük ettiğini hatırlatan Tugay, sektörün 2000’li yılların başındaki tesadüfi ama başarılı başlangıcına dikkat çekti. Plastik cerrahi uzmanı olarak Avrupa’da, özellikle Danimarka’da ulusal kanallara konu olacak kadar tanındığını belirten Başkan Tugay, "Meslek hayatımın bir döneminde iki hastamdan biri yurt dışından geliyordu. Amsterdam’daki fuarlarda ‘ucuz ameliyat yapıyorsunuz’ eleştirilerine rağmen kalitemizle fark yarattık. Hollanda ile başlayan süreç; Danimarka, Almanya ve İngiltere gibi pek çok ülkeye yayıldı. Kurduğumuz sistemle hastaları havaalanında karşılıyor, otel ve 10 günlük tüm süreçlerini organize ediyorduk. İzmir o dönemde sadece tedavi değil, tarihi ve gastronomik bir deneyim sunarak sağlık turizmini kurumsallaştırmayı başardı" dedi.

- REKLAM -

TUGAY

TÜRKİYE REKABETTE PAHALI KALIYOR

Sektörün bugün karşı karşıya olduğu risklere dair çarpıcı uyarılarda bulunan Dr. Cemil Tugay, Türkiye’nin en büyük kozu olan "hekim kalitesinin" tehlike altında olduğunu vurguladı. Tıp fakültelerindeki eğitim niteliğinin düşmesinin uzun vadede büyük bir risk oluşturacağını belirten Tugay, "Sadece bina yaparak tıp fakültesi kurulmaz, eğitimin güçlü olması şart. Öte yandan 2025 yılında sağlık turizminde yaşanan gerilemenin temel nedeni Türkiye’nin artık 'pahalı bir ülke' haline gelmiş olmasıdır. Rekabet gücümüzü fiyat bazlı olarak kaybediyoruz. Hem genel turizmdeki algı sorunları hem de artan maliyetler sektörü daraltıyor. Bu noktada turizm tesislerine ve sağlık sektörüne ivedilikle daha fazla destek verilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

TOPLU

OLMASI GEREKTİĞİ KADAR GÜVENLİ BİR ÜLKE DEĞİLİZ

Türkiye’nin sağlık turizmindeki en büyük engelinin "güvenlik ve denetim" sorunu olduğunu açık yüreklilikle dile getiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sektördeki yozlaşmaya karşı sert uyarılarda bulundu. Şiddet olayları ve hizmet sektöründeki kalitesizliğin Türkiye’yi "güvensiz ülke" kategorisine soktuğunu belirten Tugay, "Bu çok objektif sorulması gereken bir soru ve benim cevabım; maalesef olması gerektiği kadar güvenli bir ülke değiliz. Merdiven altı her türlü yapıyı ve kozmetik alanındaki şarlatanları çok net, keskin bir tavırla durdurmalıyız. İnsanların başına burada bir şey geldiğinde dışarıda bire bin katılarak anlatılıyor. Sağlık turizminde büyümek istiyorsak, önce bu güvenilirliği her şeyin üzerinde tutmak zorundayız" dedi.

- REKLAM -

3. YAŞ TURİZMİNDE ‘İSVİÇRE’ MODELİ ŞART

Sağlık turizminin sadece estetik ve diş tedavisinden ibaret görülmemesi gerektiğini, asıl büyük potansiyelin "Üçüncü Yaş Turizmi"nde yattığını vurgulayan Başkan Tugay, Avrupa’daki yaşlı nüfusun Türkiye için muazzam bir fırsat olduğunu söyledi. Türkiye’nin iklim ve doğa avantajına rağmen bu alanda hazır olmadığını ifade eden Tugay, "Avrupa yaşlı nüfusu ne yapacağını kara kara düşünüyor. İsviçre, sadece anti-aging klinikleri ve yaşlılara özel tazelenme otelleriyle dünyanın en zenginlerini çekiyor. Kimse orada para hesabı yapmıyor. Bizim de standart hastane yapısından çıkıp; masajından diyetine, sporundan müzik terapisine kadar planlanmış, 15 gün-3 ay arası konaklamaya uygun özel tesis yatırımlarını hayata geçirmemiz gerekiyor" diye konuştu.

İZMİR'İ YETERİNCE TANITAMADIK

İzmir’in potansiyelini katma değere dönüştürmek için bütüncül bir şehir vizyonuna ve güçlü bir tanıtıma ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Dr. Cemil Tugay, kentin tanınırlık sorununa dikkat çekti. Geçmişte yaşadığı bir örneği paylaşan Tugay, "Yurt dışından bir hasta bana 'İzmir, İstanbul'un neresinde?' diye sordu. Bu, bizim kendimizi yeterince tanıtamadığımızın en açık kanıtıdır. Şehir ve ülke bir bütündür; insanların varışından ayrılış noktasına kadar yaşadığı her deneyim bu işin parçasıdır. Her türlü sahtekarlığın önüne geçmeli, rekabetçi fiyatlarımızı denetlemeli ve İzmir’in markasını dünya vitrinine çıkarmak için hep birlikte mücadele etmeliyiz" ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR

SORUNLARLA BOĞUŞAN BİR SEKTÖR OLDU

Sağlık turizminin ciddi bir ivmeyle başladığını ancak son yıllarda sorunların daha çok ön plana çıktığını belirten Özgür Öztan, "Sektörümüz hızlı başladı; ardından sorunlar görünür hale geldi ve zamanla etkisi arttı. Bu ivmeyle kısa sürede milyar dolarlık hacimlere ulaştık. 2024’te 3 milyar dolara ulaştık. 2025 için daha yüksek hedefler koymuştuk ancak beklediğimiz gibi geçmedi. Türk lirası bazında sınırlı gerilemeler ve yerinde sayan rakamlar gördük. Bu durum ülkemiz açısından olumlu olmadı. Hizmet ihracatında dünya genelinde ciddi artış var, 100-150 milyar dolarlık bir pazardan söz ediyoruz. Sağlık turizmi artık niş bir alan değil, uluslararası ölçekte önemli bir sektör. Rekabet yüksek, fiyat odaklı dönem geride kaldı; artık kalite ön planda" diye konuştu.

- REKLAM -

TÜRKİYE GERİLERKEN İZMİR YÜKSELDİ

Türkiye genelinde sağlık turizmi gerilerken İzmir'in artış gösterdiğine dikkat çeken Özgür Öztan, "İzmir; doğal güzellikleri, kültürel yapısı ve sağlık altyapısıyla önemli bir potansiyele sahip. Güçlü sağlık kurumları, nitelikli insan kaynağı, termal kaynaklar ve yaşam kalitesiyle öne çıkıyor. Rakamlar da bunu doğruluyor. Daha önce yüzde 1 olan payını son yıllarda yüzde 5’e kadar yükseltti. Genel sektör yerinde sayarken İzmir’in payını artırması dikkat çekici. TÜİK verilerine göre sağlık turizminin turizm gelirleri içindeki payı düşüş gösterse de İzmir tersine hareket etti. Bugün sağlık turizmi yalnızca tedavi değil, yaşam deneyimi; İzmir’in başarısı da buradan geliyor" dedi.

MAHMUT

İZMİR’İN POTANSİYELİ KATMA DEĞERLİ DESTİNASYONA DÖNÜŞÜYOR

- REKLAM -

İzmir’in sağlık turizminde payını artıracak güçlü dinamiklere sahip olduğunu vurgulayan Mahmut Özgener, "Medikal turizmde estetik, saç ekimi ve diş tedavilerinde Avrupa’nın çekim merkezlerinden biriyiz. Termal turizmde Balçova, Dikili ve Seferihisar doğru yatırımlarla öne çıkabilir. İklim ve yaşam kalitesi de İzmir’i ‘Üçüncü Yaş Turizmi’nde güçlü bir aday yapıyor" dedi. İzmir’in bütüncül bir deneyim sunduğunu belirten Özgener, "Ziyaretçiler aynı gün Efes Antik Kenti’ni gezebiliyor veya Urla’da gastronomi deneyimi yaşayabiliyor. Bu yapı İzmir’i yüksek katma değerli bir destinasyona dönüştürüyor" diye konuştu.

İNCİRALTI İÇİN ‘SAĞLIK TURİZMİ VADİSİ’ MODELİ

Sektörde tekil yatırımlar yerine bütüncül bir vizyon gerektiğini vurgulayan Mahmut Özgener, İnciraltı’nın İzmir için stratejik bir kaldıraç olduğunu belirtti. Bölgenin atıl bir alan olmaktan çıkarılıp yeni nesil bir destinasyona dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Özgener, "İzmir için İnciraltı merkezli bir ‘Sağlık Turizmi Vadisi’ modeli oluşturulabileceğine inanıyoruz. Bu model; ileri teknoloji ve Ar-Ge’nin üretildiği, uluslararası hastaların ağırlandığı bir ekosistem anlamına geliyor. Cumhurbaşkanlığı kararıyla turizm merkezi statüsü kaldırılan bu alan için artık kararlılık ve ortak akılla somut adım atma zamanı gelmiştir. Planlama sürecinin tamamlanarak kente kazandırılması, İzmir’in dünya ligine çıkması adına stratejik bir eşik olacaktır" ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.