İzmir’de üniversiteli öğrenciler çıkmazda: Barınma artık lüks bir hak

İzmir’de kiralar geçtiğimiz yıla oranla fahiş seviyelere yükseldi. Bu durumdan etkilenen öğrenciler çıkmazda olduklarını söylerken, İzmir Emlak Kulübü Derneği Başkanı Rıdvan Akgün, hükümete acil çözüm çağrısı yaptı

  • Oluşturulma Tarihi : 29.08.2025 09:08
  • Güncelleme Tarihi : 29.08.2025 09:08
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
İzmir’de üniversiteli öğrenciler çıkmazda: Barınma artık lüks bir hak haberinin görseli

AYÇA GÜNGÖR-ÖZEL HABER/ Üniversitelerin 2025-2026 eğitim yılının başlamasına sayılı günler kala, kiralık ev arayışına giren öğrenciler için süreç zorlayıcı bir hal aldı. Bu kapsamda üniversitelere yakın ve öğrencilerin yoğunlukta olduğu bazı ilçelerde kiralık dairelere geçen yıla oranla yüzde 100’den fazla zam yapıldığı görüldü. Böylece ortalama bir dairenin kirası 40 bine kadar çıkarken, bu durum öğrencilerin barınma sorununu büyük bir krize dönüştürdü. KYK yurtlarının olumsuz şartlarından dolayı eve çıkmak isteyen öğrenciler ise kiralık konut fiyatları karşısında çaresiz kaldı. İzmir Emlak Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Akgün, “Hükümetin derhal ihtiyaç yoluyla kiralık konut üretip, öğrencilerin hizmetine sunması gerekmekte. Birçok insan barınma sıkıntılarından dolayı üniversiteye gidemiyor. Son birkaç yılda 300 binden fazla öğrenci üniversiteye gitmeyi bırakmış vaziyette” dedi. Ege Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Öğrencisi Helin Elitaş “Sadece barınma için bile bu kadar büyük bir yükün altına girmek, gençlerin geleceğe umutla bakmasını zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı. Ege Üniversitesi Reklamcılık öğrencisi Ö.A. ise “Artık ne uygun fiyatlı bir ev bulabiliyorum ne de yurt şartları yaşanabilir durumda. Barınma konusunda çıkmaz bir durumun içindeyim. Bir öğrenci olarak tek isteğim eğitimime odaklanmakken, en temel ihtiyacım olan barınma sorununu çözememek beni çıkmaza sokuyor” diyerek konuştu.

ELİTAŞ: ESKİ EVLER FAHİŞ FİYATLARLA

Ev sahiplerinin öğrencilere yardımcı olmadığını belirten Elitaş, “Üniversite okumak için İzmir’e taşındığımda eve çıkmak durumundaydım. Ev ararken yaşadığım en büyük zorluk okula yakın uygun fiyatlı bir ev bulmaktı. Emlakçıların ekstra ücret istemesi, depozito fiyatının 2 kira bedeli olması, nakliye işlemleri ve yeni ev eşyaları almak çok maliyetliydi. En son bulduğum ev ise inşaat halindeydi. İnşaat halinde olan bir evde okula gidip gelmek zorunda kaldım. Hiç kimse öğrenciye ev vermek ve yardımcı olmak istemiyor. Yaşadığım bir diğer zorluk ise kira fiyatlarıydı. Öğrencilere bu konuda hiçbir destek sağlanmıyor. En düşük kira fiyatları bile, Türkiye’de normal çalışan bir ailenin çocuğu için karşılaması neredeyse imkânsız rakamlar. Dahası, bazı evler doğalgazsız, çok eski, hatta depreme bile dayanıklı değil ama yine de fahiş fiyatlardan kiraya veriliyor. En düşük kira fiyatı 20 bin liradan başlıyor. Bir yılda yüzde 100 zam yapmaya çalışılarak evden çıkarılan arkadaşlarım var. Bazı ev sahipleri tehdit bile ediyor. Bu durum hem beni hem ailemi daha fazla fedakârlık yapmaya itti. Üniversite okumanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. Sadece barınma için bile bu kadar büyük bir yükün altına girmek, gençlerin geleceğe umutla bakmasını zorlaştırıyor” dedi.

ÖĞRENCİLER KİRA YÜKÜ ALTINDA 

Öğrenciler için kiraların oldukça yüksek seviyelerde olduğuna değinen Elitaş, “Şu an kaldığım ev, maddi imkânsızlıklardan dolayı okula oldukça uzak bir yerde. Yeni dönemde okula daha yakın bir ev arayışına başladım. Fakat karşıma çıkan manzara içler acısı. Merkezi evlerin çoğu yıkık dökük, bazılarında doğal gaz bile yok, üstelik depreme dayanıklı olmadıklarını da biliyoruz, yeterli paran yoksa ömrün bir depreme bakıyor. Ülkedeki gençler kendi kaderlerine terk edilmiş durumda. Buna rağmen kira fiyatları akıl almaz seviyelerde. Biz barınma hakkı için bu kadar mücadele etmek zorunda kalmamalıyız. Özellikle son zamanlarda kira fiyatları inanılmaz derecede artmış durumda. Belirlenmiş bir kira artış oranı var ama kimsenin buna uygun zam uyguladığını düşünmüyorum. Ev sahipleri usulsüz bir şekilde fiyat belirliyor. Kiracılar da çaresiz, o parayı ödemek zorunda kalıyor. Aynı evin içinde 4-5 kişi kalarak, başka işlerde çalışarak bu fiyatların altından kalkmaya çalışıyorlar. Özellikle öğrenciler bu yükün altında eziliyor. Aileleri de aynı şekilde zor durumda kalıyor. Üniversiteye okumaya gelen bir genç, sadece eğitimine odaklanması gerekirken barınma derdiyle boğuşuyor. Benim ailem de memur maaşıyla ayakta durmaya çalışıyor ama bu şartlarda hem onların hem de benim üzerime inanılmaz bir yük biniyor” ifadelerine yer verdi.

EĞİTİM YERİNE KİRA DERDİ

Birçok öğrenci giderlerini karşılayabilmek amacıyla farklı işlerde çalışıp derslere giremediğini belirten Elitaş, “Barınacak ev kalmamış durumda, bulduğumuzda ise ödememizin mümkün olmadığı fiyatlarla karşılaşıyoruz. Öğrenciler, ya çok yüksek kira ödemek zorunda kalıyor ya da şehir merkezinden çok uzakta, ulaşım masraflarıyla uğraşmak zorunda kalıyor. Yani seçenek yok. Barınma, aslında en temel insan hakkımız ama öğrenciler için bu hak lüks haline gelmiş durumda. Üniversiteye geliyoruz, okumak istiyoruz ama daha ilk adımda barınma sorunuyla boğuşmaya başlıyoruz. Eğitimden önce bizi yoran şey kira oluyor. Eğitime harcayacağımız enerjiyi ev kiramızı nasıl ödeyeceğimize, beslenme ihtiyaçlarımızı düşünerek ve farklı işlerde çalışarak harcıyoruz. Birçok öğrenci giderlerini karşılayabilmek amacıyla farklı işlerde çalışıp derslere gelemiyor. Bence en acısı çocuklarını okutmak için yıllardır bu ülkeye hizmet eden insanların kira bedelleri yüzünden evlatlarını okutamaması veya okutmak için kendi ömürlerinden vermesi” diyerek konuştu.

'BARINMA KONUSU ÇIKMAZA SOKTU'

Konumdan taviz verip kirası daha uygun olan evlere bakınca ise yaşam standartları, güvenlik oldukça düşük şartlarda olduğunu söyleyen Ö.A. “Üniversiteye geçtiğimden beri KYK yurdunda kalıyordum. Yurt şartları sebebiyle okula yakın bir eve çıkmaya karar verdim. Gerek odaların 6 kişilik olması, gerek KYK yurtlarının yetersiz olanakları beni bu kararı almaya itti. Ev aradığım dönemde kira fiyatlarının epey yüksek olması sebebiyle süreç oldukça uzun ve yorucu ilerledi. Ev bulmak elbette kolay ancak bir öğrenci bütçesiyle uygun fiyata ev bulmak zor. Son zamanlarda 10 bin liraya varan zamlar yapıldı kiralık evlere ve bu fiyat artışı öğrenciler için oldukça fahiş. Konumu okula yakın ve merkezi evlere baktığımda kiraların iki katına çıktığını fark ettim, buna ek olarak ev sahipleri de öğrenci dostu bir yaklaşımda değiller. Konumdan taviz verip kirası daha uygun olan evlere bakınca ise yaşam standartları, güvenlik oldukça düşük şartlarda oluyor. Ev ararken hiç bu kadar zorlanacağımı tahmin etmezdim. KYK yurduna geri dönmeyi bile düşündüğüm süreçteyim. Artık ne uygun fiyatlı bir ev bulabiliyorum ne de yurt şartları yaşanabilir durumda. KYK yurduna geri dönmeyi düşündüğümde kalabalık, yetersiz ve kısıtlı imkânlar karşıma çıkıyor; eve çıkmaya çalıştığımda ise karşılaştığım fiyatlar bütçemin çok üzerinde. Barınma konusunda çıkmaz bir durumun içindeyim. Bir öğrenci olarak tek isteğim eğitimime odaklanmakken, en temel ihtiyacım olan barınma sorununu çözememek beni umutsuzluğa sürüklüyor” dedi.

AKGÜN: HÜKÜMET ÇÖZÜM BULMALI

Üniversitelere yakın olan bölgelerdeki konut fiyatları geçen yıla oranla yüzde 100’den fazla artış gösterdiğini söyleyen Akgün, “İzmir’de konut üretimi son yıllarda büyük bir düşüşe geçti. Bankaların konut kredilerini kesmesinden dolayı üretim yapılmaması, müteahhitlerin yapmış olduğu inşaatlardan para kazanamaması kira fiyatlarını tırmandırmaya devam ediyor. Genel olarak baktığımızda, kira fiyatlarındaki yükseliş hem enflasyon sebebiyle hem de kiralık konut üretilmemesi, insanların yatırım yapmaması, bankaların ikinci konutu teşvik etmemesi sebebiyle konut satımı azalıyor. Kiralık konut arzı oluşmadığı için mevcut konutlara yönelme yaşanıyor. Bütün bunların sonucunda oldukça yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalınıyor. Özellikle üniversitelere yakın olan bölgelerdeki konut fiyatları geçen yıla oranla yüzde 100’den fazla artış gösterdi. Geçtiğimiz yıl ortalama 15 bin liraya kiralanan konutlar, bu yıl 40 bin liraya çıkmış durumda. Eskiden aileler çocukları üniversite kazandığında bir daire kiralayabiliyorlardı. Ancak şu an bir ev kirasını 3 öğrenci zor üstleniyor. Hükümetin, Toplu Konut İdaresi’nin ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sadece satılık konut üretmekten ziyade, öğrencilerin yaşadığı üniversiteye yakın olan ilçelerde 1+1, yasal olarak izni çıkan 1+0 dairelerin olduğu konutları üretip kiraya verme konusuna yoğunlaşması gerekiyor. Aslında konut üretip satmaktan, kiraya vermek yatırımcı için daha kazançlı hale geliyor. Bunun birinci derece sorumlusu olan doğumdan ölüme kadar barınma konusunda yetkiye sahip belediyelerin, hükümetin bir çözüm bulması gerekiyor. Hükümetin derhal ihtiyaç yoluyla kiralık konut üretip, öğrencilerin hizmetine sunması gerekmekte. Aksi halde, birçok insan ekonomik sebepler ve barınma sıkıntılarından dolayı liseden sonra üniversiteye bile gidemeyebiliyorlar. Son birkaç yılda 300 binden fazla öğrenci üniversiteye gitmeyi bırakmış vaziyette” açıklamasında bulundu.

Kaynak : HABER MERKEZİ