Kadın emeğinin, eşitliğin ve dayanışmanın hatırlandığı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde, Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), İran’ın emperyalizme ve siyonizme karşı verdiği onurlu savaşında, emek ve vatan mücadelesini birleştiren İranlı kadınlara seslendi.
Konak YKM önünde, CKD’liler ve vatandaşların yoğun katılımıyla açık hava mitingi şeklinde gerçekleşen basın açıklamasında Genel Başkan Yardımcımız Nuriye Kadan şunları kaydetti:
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde kadın emekçilerimizin dile getirdikleri ve maalesef değişmez hale gelmiş talepleri vardır. Bunların başında ‘eşit işe eşit ücret’; ‘çalışma hayatında fırsat şitliği’; ‘sendikalaşma hakkı’; ‘kadın emeğinin görünür olması’ sayılabilir. Emekçi kadınlarımız haklı taleplerinin peşine düşmekte sonuna kadar haklıdırlar.
“Ancak biz bugün başka bir 8 Mart konuşacağız. Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü, dostumuz İran’ın emperyalizme ve siyonizme karşı verdiği onurlu savaşın içinden bakarak, emperyalizme karşı emek ve vatan mücadelesinin tek vücut olmasıyla gündeme getireceğiz. Çağımızda emekçinin hak arama mücadelesi, küresel sömürü düzenine karşı bağımsız millî devletler cephesinde verilen mücadeledir. Emekçiyi ezen, emekçi kadını iki kat ezen bu düzenin adı emperyalist kapitalizmdir. Kadının tarihsel ezilmişliğine karşı verdiği mücadele bundan ayrı değildir; millî devletlerin emperyalizme karşı verdiği mücadelenin içindedir. Kadının kurtuluşu, vatanın kurtuluşuyla olacaktır.
Kadın mücadelesi ‘önce vatan’ mücadelesidir!
“Komşumuz İran, emperyalist siyonist Amerika ve İsrail’in boyunduruğuna girmeyi kabul etmediği için saldırıya uğradı. İran bu ahlaksız saldırıya karşı kahramanca ve kararlılıkla savaşıyor. Rehberi Ayetullah Ali Hamaney’i şehadete uğurlayarak savaşıyor. Kadın erkek sivil halkını şehit vererek, ilkokula giden kız çocuklarını beyaz kefenlere sararak savaşıyor. Bugün İranlı kadınlar için 8 Mart, İran’ın bağımsızlığı için ayağa kalkma ve savaşma günüdür.
Yıllardır emperyalizme direnen İran’da kadınlar, ‘bağımsız vatanın yoksa peşinde koşacağın hakların
da yok’ bilincinin temsilcisidir. İnsanlığa 200 yıldır kök söktüren küresel emperyalist kapitalist sistem, artık çökmektedir.
Sistem; bankalarıyla, borsalarıyla, meclisleriyle, kendi yarattığı sözde düzen ve hukuk sağlayıcısı uluslararası kurumlarıyla çöküyor. Kendine tabi kılamadığı devletlere karşı giriştikleri haydutluk, biraz daha ayakta kalmak için başvurduğu güç gösterisidir. Emperyalist kapitalist sistem millî devletlerin şahlanışıyla tarih olmaya doğru sürüklenirken; Asya’dan, insanı merkeze alan, sömürüyü ortadan kaldıran, barışçıl, yeni bir uygarlık tarih sahnesine çıkıyor. Emperyalizme karşı devletini savunan Batı Asyalı, Afrikalı, Latin Amerikalı kadınlar, insanlık cephesinde saf tutarak kadın mücadelesini doruklara taşıyor. "