KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı, “Yıl sonuna kadar sokak köpeklerinin hepsini barınaklara toplatacağım” açıklamasının ardından İzmir’de sahipsiz köpeklerin toplanmasına yönelik çalışmaların hız kazandığı iddiaları yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Bornova ve Çiğli başta olmak üzere bazı ilçelerde belediye ekiplerinin sabahın erken saatleri ile gece saatlerinde sokak köpeklerini topladığına ilişkin görüntüler sosyal medyada paylaşılırken, vatandaşların toplama çalışmalarına tepki gösterdiği görüldü. Hayvan hakları savunucuları ise mevcut barınak kapasitesi artırılmadan yürütülen uygulamaların, hayvanların yaşam hakkını ve refahını tehlikeye attığını savundu. HAYTAP İzmir Temsilcisi Esin Önder ise İzmir Valiliği aracılığıyla belediyelere toplama yönünde baskı yapıldığını öne sürerek, kapasite ve fiziki şartlar iyileştirilmeden yürütülen uygulamaların hem 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun amacına hem de hayvan refahına aykırı sonuçlar doğuracağını savundu. Önder, önceliğin toplama değil, mevcut bakımevlerinin mevzuata uygun hale getirilmesi olması gerektiğini belirterek mevcut şartların devam etmesi halinde stres kaynaklı davranış bozukluklarının yanı sıra hayvan ölümlerinin de artabileceğini ifade etti.

VATANDAŞLAR TOPLAMALARA TEPKİ GÖSTERDİ
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin açıklamalarının ardından İzmir’de başlayan toplama çalışmaları, hayvan hakları savunucuları ile bazı vatandaşların da tepkisini çekti. Bornova ve Çiğli’de kaydedilen görüntülerde belediye ekiplerinin sahipsiz köpekleri topladığı, bazı vatandaşların ise uygulamaya tepki göstererek ekiplere müdahale etmeye çalıştığı görüldü. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde belediye ekiplerinin sokak köpeklerini yakalama aparatlarıyla araçlara aldığı görülürken, hayvan hakları savunucuları bazı köpeklerin uyuşturucu iğne kullanılarak toplandığını iddia etti.

TOPLAMA BASKISI İDDİASI
İzmir’de son günlerde birçok belediyenin sahipsiz köpekleri toplamaya başladığını belirten Önder, bu sürecin İçişleri Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda yürütüldüğünü iddia etti. Geçtiğimiz hafta İzmir Valiliği’nde belediyelerin çağrıldığı bir toplantı gerçekleştirildiğini öne süren Önder, toplantının ardından birçok ilçede toplama çalışmalarının hız kazandığını söyledi. 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun belediyelere yalnızca hayvanları toplama görevi yüklemediğini ifade eden Önder, kanunun temel amacının hayvanların korunması, refahlarının sağlanması, rehabilite edilmesi ve uygun yaşam alanlarında barındırılması olduğunu dile getirdi. Önder, “İzmir Valiliği tarafından İçişleri Bakanlığı’nın telkinleriyle son dönemde belediyelere yönelik olarak sahipsiz köpeklerin toplanması konusunda yoğun bir baskı uygulanıyor. Belediyeler mevcut kapasitesi ve fiziki koşulları uygun olmadığı halde sokakta yaşayan köpekleri topluyor. Oysa 7527 sayılı Kanun belediyelere sadece toplama görevi vermiyor. Kanunun temel amacı hayvanların korunması ve refahlarının sağlanmasıdır” diye konuştu.

BARINAKLAR DOLULUK SINIRINDA
İzmir’deki birçok belediye bakımevinin kapasitesinin üzerinde hayvan barındırdığını söyleyen Önder, mevcut koşullar düzeltilmeden yeni toplama çalışmalarının başlatılmasının ciddi sorunlara yol açacağını savundu. Mevzuatta belirlenen standartların bugün birçok bakımevinde sağlanamadığını belirten Önder, “Bugün İzmir’de birçok belediye bakımevi kapasitesinin çok üzerinde hayvan barındırıyor. Normal şartlarda sınırlı sayıda hayvanın bulunması gereken padoklarda kapasitenin çok üzerinde köpek tutuluyor. Fiziki koşullar, bakım, sağlık hizmetleri ve beslenme imkanları yönetmelikte öngörülen şartları karşılamıyor. Hayvanların korunması için ayrılması gereken kaynaklar bakım, tedavi, aşılama ve yaşam alanlarının iyileştirilmesine ayrılmalı. Ancak uygulamada öncelik sadece toplama faaliyetlerine veriliyor” ifadelerini kullandı.

2028 SÜRESİ YOK SAYILIYOR
Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında belediyelere doğal yaşam alanları ve gerekli tesislerin oluşturulması için 2028 yılı sonuna kadar süre tanındığını hatırlatan Önder, altyapı çalışmaları tamamlanmadan yalnızca toplama odaklı uygulamalara ağırlık verilmesini eleştirdi. Kanunun amacının hayvanları sokaktan uzaklaştırmak değil, onları korumak, rehabilite etmek ve uygun yaşam alanlarında barındırmak olduğunu belirten Önder, “İdarenin önceliği toplama baskısı oluşturmak değil, mevzuatla kendisine yüklenen denetim, koordinasyon, bakım, rehabilitasyon ve uygun yaşam alanlarının oluşturulmasını sağlamak olmalıdır. Mevcut bakımevlerinin kapasite ve fiziki koşulları incelenmeden yürütülen uygulamalar hayvanların yaşam hakkı bakımından telafisi güç sonuçlar doğuracaktır” diye konuştu.

ÇÖZÜM TOPLAMAK DEĞİL
Sokak hayvanı sorununa ilişkin yıllardır aynı uyarıları yaptıklarını belirten Önder, sorunun temelinde kontrolsüz üretim ve yetersiz kısırlaştırma çalışmalarının bulunduğunu söyledi. Mevcut uygulamaların kalıcı çözüm getirmeyeceğini savunan Önder, önceliğin bakımevlerinin yönetmeliğe uygun hale getirilmesi, kısırlaştırmanın yaygınlaştırılması ve kayıt dışı hayvan üretimiyle mücadele olması gerektiğini ifade etti. Sokaktaki her köpeğin toplanmasının doğru olmadığını belirten Önder, “Biz hiçbir zaman insanlara zarar veren saldırgan köpeklerin sokakta kalmasını savunmadık. Agresif hayvanlar elbette kontrol altına alınmalı. Ancak bulunduğu mahallede yıllardır yaşayan ve çevresiyle uyumlu köpeklerin toplatılmasını doğru bulmuyoruz. Önce kısırlaştırma artırılmalı, bakımevleri yönetmeliğe uygun hale getirilmeli ve merdiven altı üretim çiftlikleri kapatılmalıdır. Sorunun kaynağı ortadayken yalnızca toplama yöntemine başvurulması kalıcı çözüm üretmeyecektir” diye konuştu.

ÖNCE BARINAKLAR TAMAMLANMALI
İzmir’deki tüm belediye bakımevlerinin bağımsız şekilde denetlenmesini isteyen Önder, mevcut kapasite, fiziki koşullar ve barındırılan hayvan sayılarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Kapasite fazlalığı nedeniyle yaşanan hastalık, yaralanma ve hayvan ölümlerinin araştırılmasını isteyen Önder, kayıt dışı hayvan üretimi ve satışına karşı daha etkin mücadele yürütülmesi çağrısında bulundu. Bakımevlerinin 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikte yer alan şartları sağlayıp sağlamadığının incelenmesini talep eden Önder, “Valiliklerin öncelikli görevi yerel yönetimlerin hayvanlar için ayırdığı kaynakların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını denetlemektir. Kanuna uygun yaşam alanları tamamlanmadan toplama baskısı oluşturulmasını doğru bulmuyoruz. Beklentimiz, sürecin hayvan refahı esas alınarak yürütülmesidir” diye konuştu.

RESMİ YAZI GÖNDERİLDİ
İzmir’de bazı belediye ve muhtarlıklara Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile kaymakamlıklar tarafından resmi yazı gönderildi. Bademler Mahalle Muhtarlığı’nın vatandaşlarla paylaştığı duyuruda, sokakta yaşayan kedi ve köpeklerin toplanarak kaymakamlık tarafından belirlenen açık hava toplama alanına götürüleceği belirtildi. Açıklamada, kayıtlı kedi ve köpek sahiplerinden ise hayvanlarını evlerinin sınırları dışına bırakmamaları istendi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın