- İzmir
- 23.01.2026 12:59
İzmir’in yağmur planına bilimsel uyarı: Coğrafya nedeniyle başarı şansı düşük
Başkan Cemil Tugay’ın bulut tohumlama açıklamalarını değerlendiren Prof.Dr. Türkeş, bu yöntemin kurak ve yarı kurak bölgeler için geliştirildiğini, 2-3 yıllık detaylı çalışma yapılmadan İzmir’de başarı ihtimalinin düşük ve riskli olduğunu belirtti
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT - ÖZEL HABER - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kuraklıkla mücadele kapsamında yapay yağmur olarak bilinen bulut tohumlama yöntemi için bakanlığa başvurduklarını açıkladı. Bu yöntemin yağışı yüzde 25’e kadar artırabildiğine ilişkin bilgiler olduğunu aktaran Tugay, Türkiye’de bu alanda resmi bir uygulama ve firma bulunmadığını, yurtdışında uygun bir firma bulunması halinde çalışmayı hayata geçireceklerini söyledi. Başkan Tugay’ın açıklamalarının ardından değerlendirmede bulunan Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Meteorolog Prof. Dr. Murat Türkeş, bulut tohumlamanın İzmir gibi bölgeler için uygun bir yöntem olmadığına dikkat çekti. Türkeş, bu uygulamanın esas olarak klimatolojik olarak yıllık su açığı bulunan, yılın büyük bölümünde yağış almayan kurak ve yarı kurak bölgelerde, uzun süreli yetersiz yağış koşullarını azaltmak amacıyla kullanıldığını belirterek, dünyada yapılan bilimsel çalışmalarda yağış artışının çoğunlukla yüzde 10 seviyelerinde kaldığını vurguladı. Türkeş, İzmir’in iklimsel ve coğrafi özellikleri nedeniyle bu yöntemin başarı şansının düşük olduğunu ifade etti.

DÜNYADA ÇEŞİTLİ UYGULAMALARI VAR
Bulut tohumlama sisteminin detaylarını paylaşan Türkeş, “Bulut tohumlama, hava modifikasyonu dediğimiz, çeşitli insan müdahaleleriyle yağış artırma ya da doluyu, sisi önleme gibi atmosferik uygulamaları olan bir konu. Bulut tohumlama, yağış yapabilecek bulutun sıcak ya da soğuk olmasına bağlı olarak farklı farklı yoğunlaşma çekirdeği ya da onun yerine geçebilecek gümüş iyodür, kuru buz, tuz gibi maddelerin serpilmesi sonucunda, bir bölgeye, bir havzaya düşebilecek yağışı artırmayı amaçlayan meteorolojik kökenli ama teknolojiyle desteklenmiş bir uygulama. Çoğunlukla uçaklar, özel donanımlı ve özel eğitimli pilotlar tarafından kullanılarak bu maddeler serpilir. Ancak konu çok teknik. Dünyada çeşitli uygulamaları var. Eski Sovyetler Birliği, Rusya Federasyonu, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, geçmişte kısmen İspanya, Çin Halk Cumhuriyeti ve İsrail gibi ülkelerde uygulanmış bir yöntem” diye konuştu.

GENELDE YÜZDE 10 ARTIŞ SAĞLANDI
Daha önceden yapılan çalışmaları hatırlatarak yağış artış oranının genellikle yüzde 10 seviyelerinde olduğunu söyleyen Türkeş, “Kanıtlanmış çalışmalar var. Sovyetler Birliği’nde, ABD’de, Avustralya’da yapılan uzun süreli deneylerde, referans istasyonlarla yapılan karşılaştırmalarda yağışta yüzde 10 ila 20 arasında, çoğunlukla yüzde 10 civarında artış saptandığı literatürde yer alır. Ama bunun için İzmir’de en az 2-3 yıl atmosfer, klimatoloji, coğrafya ve meteoroloji çalışması yapılması gerekir. Uygun havzalar, uygun mevsimler, uygun bulut tipleri belirlenmelidir. Bununla da bitmez. Tohumlama yapılmadan önce ve sonra yağış farkını anlayabilmek için mevcut meteoroloji istasyonlarına ek referans istasyonlar kurulmalıdır” dedi.

BİLİMSEL BİR YAKLAŞIM DEĞİL
Bulut tohumlama olabilmesi için en az 2-3 yıllık bir izleme ve çalışmalar yapılması gerektiğini de dile getiren Türkeş, “Bulut tohumlama farklı bulutlarda farklı yöntemler uygulanır. Sıcak ve soğuk bulutlarda farklı teknikler vardır. Bunun bulut fiziğiyle, yağış oluşum düzeneğiyle ilgili kuralları vardır. Bulut tohumlamanın olabilmesi için önceden geniş bir coğrafyada, birkaç su ve tarım havzasını içerebilecek bir deneme alanında, meteorologlar, atmosfer bilimciler ve bu işin tekniğini bilen kurumlar ya da uluslararası firmalarla uzun süreli deneme çalışmaları yapılması gerekir. Yani o yöre için uygun atmosfer koşulları, yılın hangi döneminde hangi bulut tiplerinin uygun olduğu, hangi bulut tipine ne zaman tohumlama yapılırsa yağış artırılabileceği belirlenmelidir. Ama daha önemlisi, doğaya, insana, ekosisteme ve kentlere zarar vermeden bunun nasıl yapılabileceğinin bilimsel ve teknik olarak çalışılmış olması gerekir. Biz karar verdik, kuraklık var, barajlar boş, bulut tohumlama yapacağız ve bu başarılı olacak” demek doğru ve bilimsel bir yaklaşım değildir” diye belirtti.

İZMİR İÇİN UYGUN DEĞİL
Bulut tohumlamanın İzmir gibi yerlerde değil, klimatolojik olarak yıllık su açığı bulunan kurak ve yarı kurak bölgelerde uygulanan bir yöntem olduğuna dikkat çeken Türkeş, “Yani zaten klimatolojik olarak yıllık su açığı olan ya da yılın büyük bir bölümünde yağış düşmeyen, genel olarak kurak bölge adını verdiğimiz bölgelerde yetersiz yağış koşullarını yani uzun süreli yetersiz yağış koşullarını azaltabilmek amacıyla uygulanan bir yöntem. Tarım havzalarına, su toplama havzalarına ya da enerji amaçlı baraj havzalarına düşen yağışı artırmak, yıllık su açığını giderebilmek amacıyla uygulanır. Asıl olan budur” dedi.

BAŞARI ŞANSI DÜŞÜK
Bulut tohumlama sisteminin İzmir’de başarı şansının düşük olduğunu da söyleyen Türkeş, “İzmir’e yağışı çoğunlukla Akdeniz ve orta enlem cephesel alçak basınçları getirir. Onlar olmazsa yağış da olmaz. Ayrıca Karadeniz etkileşimi, dağların etkisi vardır. Tüm bunlar İzmir’de istenilen baraj havzasına bulut tohumlamayla tam isabetli sonuç elde etmeyi zorlaştırır. Konya Ovası gibi yarı kurak bölgelerde, konvektif kararsızlıkla oluşan kümülonimbus bulutlarında yapılan uygulamalarda başarı şansı daha yüksektir. Ama İzmir’in coğrafyası ve meteorolojik özellikleri çok farklıdır” ifadelerini kullandı.

SELE NEDEN OLABİLİR
Açıklamasının sonunda bulut tohumlama sisteminin olası risklerine de değinen Türkeş, “Dubai’de bulut tohumlama uygulandu. Ancak doğru bilimsel araştırmalar yapılmadığı için zaten yağmur yüklü bulutlara tohum uygulandı sel meydana geldi. O yüzden çok titiz olunmalıdır. Bir Akdeniz siklonu geldiğinde zaten yağış yapacak bir sisteme tohumlama yapılırsa, hem etkiyi ayırt edemezsiniz hem de taşkın ve sel riskini artırırsınız. Öte yandan yanlış tohumla ile zaten yağmur üretecek bulutlar dağılır bu sefer hiç yağmur yağmaz. Ayrıca çevreye ve canlılara etkisi konusunda; aşırı yağış, dolu, fırtına gibi olaylar doğaya zarar verebilir. Gümüş iyodür, kuru buz ve tuz gibi maddelerin uzun süreli ve ardışık kullanımı toprak, su ve çevre kirliliğine yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Kaynak : HABER MERKEZİ